Her yıl yeni öğrenim dönemine girilirken, hep ayni manzara ile karşılaşırız. Okulların açılmasına az bir süre kalmasına rağmen okullarda yapılan tadilât yani tamiratların devam ettiğini, öğretmen münhallerinin doldurulmadığını görürüz. Buna karşın Eğitim Bakanı Arabacıoğlu “40 kadar okulda tadilât ve tamirat başlattık. Bazıları tamamlandı, bazıları da sürüyor. Hedefimiz okullar açılana kadar bunları bitirmek, çabalıyoruz” demiş. Sayın Bakana hatırlatmak lâzım. Sizin göreviniz çabalamak değil, yapmaktır. Bu kadar zamandır neredeydiniz? Niye okullar kapanır kapanmaz derhal tadilât ve tamirat işlerini başlatmadınız? Hangi okulun tamire ihtiyacı olduğunu niye okullar açıkken tesbit edip ihaleye çıkmadınız? Şimdi oturup ağlayarak ihale süreçlerinin zaman aldığından dem vuruyorsunuz. Tüm mazaretleriniz geçersizdir. Öğretmen sınavlarının 15 Eylül’de yani okulların açıldığı günde yapılmasını nasıl izah ederseniz edin, izahı olamaz. Orta Eğitimde 102 öğretmen açığı varken, 40 kişilik münhal açıldı. İlk Öğretimde ise 47 öğretmen açığı varken 10 kişilik münhal açıldı. Sebebi ise tasarruf amacıyla Maliye Bakanlığının kadro vermemesiymiş. Eğitim ve sağlıkta tasarruf olamayacağını valinin adamı Mungan’a koskoca (!) CTP Hükümeti ve CTP içinden birileri hatırlatmadı mı? O Mungan ki, devletin alacağı trilyonlarca vergileri birkaç vergi yüzsüzüne sözde bir vergi affı kararnamesi ile bağışlarken, öğretmenden tasarruf ediyor (!) veya ettiğini sanıyor. Gerek eğitimde gerekse de sağlıkta asla nitelikten taviz verilmemesi gerekir. Siz 102 öğretmen yerine 40, 47 öğretmen yerine de 10 öğretmen istihdam ederseniz, okullarınız tamirat nedeniyle eğitime geç başlarsa o eğitimde nitelikten bahsedebilir misiniz? Veliler bu yüzden çocuklarını devlet okullarından alıp özel okullara gitmektedirler. Özel okul sahipleri ise öğrencileri müşteri ve bir ticari meta olarak görür ve kârını azamiye çıkarmak için ahı gitmiş vahı kalmış emekli öğretmenleri ve ayda 1,500 TL’ye çalışmayı kabul eden gençleri öğretmen olarak istihdam ederse, özelde de nitelikli eğitimden bahsedebilir misiniz?

                                     * * *

Dün olduğu gibi bugünde okulları zamanında ve tam kadrolu olarak yeni öğretim yılına açamayan Eğitim Bakanlığına ne ihtiyaç vardır? Eskiden olduğu gibi Eğitim Bakanlığını Maarif Dairesi Müdürlüğüne indirgeyelim. Ne bakana, ne müsteşara ne de onca müdüre ihtiyaç olur. Böylece valinin bakanının da istediği tasarruf yapılmış olur. Ha eğer eğitim zaten büyük oranda özelleşti, devletin elini eğitimden çekmesi gerekir düşüncesindeyseniz de, Eğitim Bakanlığını kapatınız, bu durumda Maarif Dairesine de ihtiyaç kalmaz. Eğer sevgili Şener Elcil’in dediği gibi “Kervan yolda düzelir” mentalitesinde iseniz de biz sizi başımızda istemiyoruz. Bir an önce bu halkın yakasından düşün.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31