Ve Talat Baf’ta konferans verdi…

Ta Lefkoşa’dan kalktı, 100 Millik yolu gitti…

Orada konuşacağı salonu buldu…

Ve konuştu.

Talat’ı konuşurken Baflı faşistler Yunanistan bayrağı açarak protesto ettiler.

Talat tınmadı bile…

Konuşmasına devam etti.

Talat’ın Baf’ta konferans verdiği haberini görünce, birden kapıların açıldığı 2004 öncesi aklıma geldi.

Baf hayaldi sanki.

Yoktu.

Bitmişti.

Çok uzaktaydı.

Dünya bir tarafa, Baf bir tarafaydı.

Her yere gidebilirdik ama Baf, asla.

Bir kuyudaydı.

Çok yükseklerdeydi.

“İnsan istese her şeyi yapabilir” bilirdik.

Uzaya çıkabilir.

Araba yapabilir.

Çölleri aşabilir, okyanusları geçebilir.

Hatta, “Hiçbir şey yoktan var edilemez, vardan yok edilemez” kuralını değiştirebilir…

Einstein’ın Enerji eşitti em c kare (E = mc2)) formülünü yerle bir edebilirdi…

Ama Baf yoktu.

Baf’a ulaşmak imkânsızdı.

Yaşadığımız sürede bir daha kavuşamayacaktık ona.

Görmeyecektik Mutallo’yu.

Vikla’da gezinemeyecektik.

Kim daha uzun işer yarışması yapamayacaktık.

Papatya sineması bir daha açılmayacaktı.

Hele Cengiz Topel sinemasındaki Türkan Şoray’lı filmler…

Oynamayacaktı bir daha.

Arkadaşlar zaten dağıldılar.

Kimisi İngiltere, kimisi Hatay’da idiler.

Gel, desen nereye geleceklerdi ki.

Omorfo’da sidik yarışı mı olur?

Güneş orada da Baf gibi güzel batar mıydı?

Gafgalladan aşağıya bakıp güneşin batışını seyredemeyecektik bir daha.

Baf çok uzaktı.

Of ne sıkıntılıydı o günler.

Özlemek ama özlemi giderememek zordu.

Cepte gerçek pasaport vardı.

O da 1974’ten kalmaydı.

Tarihi geçmişti pasaportun.

Süresini nereden uzatacaktık, kim yapacaktı bu işleri bilmezdik.

Zaten yasaktı da.

Bulsalar adam kesmiş muamelesi yapacaklardı bizlere.

Vatan haini olacaktık, hangi vatanın haini olduğumuzu bilmeden hem de.

Gizlerdik o yüzden.

Ve 1974 öncesi Girneli olan Talat, ta Baf’a giderek konferans verdi…

Faşistler bayrak açtılar.

“Neden geldin” dediler…

Protesto ettiler.

İstemediler Türkçe konuşan birini.

Bir daha kimse gelmesin istediler.

Demiştik…

Kafatasların içinde beyin yerine sadece beyinciği olanlar…

Düşünmek yerine hareketi yeğlerler…

Ve kendi ülkeleri olmayan ülkenin bayrağını açarlar…

Oysa düşünmeye biraz yetenekleri olsaydı, çok istedikleri Girne’ye kavuşabilmelerinin ancak Baflıların Baf’a gidebilmeleri ile mümkün olacağını göreceklerdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31