Bakan Üstel bize alınmasın, böyle bir soru sorduk diye!

Hiçbir art niyetimiz yoktur…

Yanında eşi ve Tanıtma Dairesi Müdürünü de yanına alarak İran’a turizm fuarına giden Ünal Üstel’in başına gelenleri duydunuz mu?

Eminiz ki duyunca kahrınızdan orta yerinizden çatlayacaksınız!

Her şeye rağmen, eğer bu ülke İngiltere’de, Almanya’da ve Rusya gibi dev ülkelerde belli zamanlarda turizm standı açabiliyorsa bu bir başarıdır.

Amma velakin;

Yine bu anlı şanlı devlet, İran’da turizm fuarında stant açamıyorsa ve bu ülkenin bakanı kabak gibi ortada çaresiz bir şekilde kalıyorsa, rezaletin daniskasının da öte bir şeydir ki artık onun da adını siz koyun…

Şeytan puşttur derler ya işte onun gibi bir şey bu…

İşin şeytan kısmı, İran fuarında bizim bakanın başına gelenlerin, bizim yine orada bulunan bir başka katılımcı tarafından haberdar edilişimizdir.

İran’dan arayan çok eski bir dostumuz siz nasıl bir ülkesiniz diye şamar gibi yapıştırdı laflarını, hiç aralıksız…

Nasıl olur da bir devletin standı olmaz diye devam etti!

Eh haksız da değil hani!

KKTC’nin koskocaman bir bakanı İran Turizm fuarına gidecek ve orada KKTC ya da TRNC tabelası altında bir standımız olmayacak!

Türkiye standı altında katılım isteği de kabul edilmeyecek!

Sahi bizim bakan bu fuara eşini de alıp niye gitti?

Haberi duyunca bakanlık müsteşarı Şahap Aşıkoğlu’nu aradık…

Önce olaydan haberim yok dedi, sonra araştırıp döneceğini belirtti.

Sağ olsun öyle de yaptı…

Beş-on dakika sonra aradı ve İran fuarına KKTC olarak değil, tur operatörleri arısında katıldıklarını söyledi.

İyi güzel de, kocaman bir ülke nasıl olur da, kendi standını açmaz, hatta tur operatörlerini kendi altında toplayıp orada bir gövde gösterisi yapmaz da, gidip tur operatörlerinin altında sözde fuara katılımcı olur!

Valla kimse kusura bakmasın…

Bizim kafamız basmadı bu işe!

Londra’da, Berlin’de ve Moskova’da stant açan, kendi bayrağıyla turizmi pazarlayan bir ülke eğer İran’da kendi standını açamıyorsa ve bu ülkenin bakanı ortalarda boş boş gezinip duruyorsa bu iş sakattır, abestir, ayıbın ötesinde bir şeydir!

Bu ziyaret bakan ve eşinin İran’ı görmesinden öte bir işe yaramamıştır…

Bakanlığın ilk ayları olduğu için tabi ki bakan bey eşiyle dünyada görmediği yerleri görecek, fotoğraf albümünü zenginleştirecektir.

Devlet bu hakkı onlara vermişse, söyleyecek bir şeyimiz olamaz!

Ama bu tür aksaklıklar bile, öncü sektör dediğimiz turizmde ne kadar acemi ve şaşkın olduğumuzu bir kez daha göstermiştir.

Bu ülkenin bakanının gittiği bir ülkede gerekli ilgi gösterilmiyorsa, fuarlarda yer gösterilmiyorsa, yapılan girişimler de sonuçsuz kalıyorsa, bari gitmeyin de el aleme rezil olmayalım kardeşim…

 

 

Kahvaltı mı, basın toplantısı mı?

 

Başbakan dün hükümetin bir yılını değerlendirdi.

Basına yapılan davette, 10.00 kahvaltı, 10.45 basın toplantısı denmişti.

Ne yalan söyleyelim kahvaltı mı yapıldı yoksa basın toplantısı mı düzenlendi pek anlayamadık!

Diyeceğimiz organizasyon tam bir rezaletti…

Başbakan çatal bıçak sesleri arasında icraatlarını anlatmaya çalıştı.

Tabi ki basın toplantısına damgasını yine sendikalar vurdu!

Biraz korsan bir eylem olsa da, basının ve bakanların şaşkın bakışları arasında söyleyeceklerini söylediler ve amaçlarına ulaştılar!

Başbakana ricamızdır;

Bundan böyle basın toplantısı yapacaksa, ne kahvaltı olsun ne de yemek!

Ayrıca basın mensubundan fazla bürokrat da istemiyoruz…

Anlatabildim mi acaba?

 

 

MESAJ KUTUSU

 

Sayın Kemal ÇAVUŞOĞLU, dört aydır yanınızda çalıştırdığınız Türkmenistan uyruklu bir vatandaşı bir gün izin istediği diye işten durdurmuşsunuz. Ne o yoksa onları köle mi sanıyordunuz? Sonra bir bakan kardeşine böyle tavırlar yakışır mı?

Sayın Ejder ASLANBABA, Uzakdoğu’ya narenciye projesine hükümetten olumlu bir icraat görmezseniz istifa edip yeniden bağımsız kalabileceğiniz söyleniyor. Umarız bu teklifiniz değer bulur da artık narenciyecinin de yüzü sonunda güler…

Sayın Ünal ÜSTEL, İran’da bir cami avlusunda sizi garip garip otururken görenlerin içi parçalanmış. Bir daha siz siz olun devlet temsil ettiğinizden ötürü KKTC bayrağı olmayan organizasyonlara katılmayın, ülkenizi de mahcup etmeyin olur mu?

Sayın Şerife ÜNVERDİ, dünsü basın toplantısında bakanlar arasındaki tek çiçek olarak kenarda köşede kalmanıza gönlümüz razı olmadı. Çok eğreti gözüküyordunuz! Böyle karelerde sizin yeriniz başbakanın yanı olmalıdır. Biraz uyanık olup ortalarda yer almaya bakın…

Sayın İrsen KÜÇÜK, dünkü konuşmanızda en çok, tek bir vatandaşımın bile mağdur olmasına göz yummayacağım sözünüzden etkilendik. Acaba bir yanlışlık mı var? Yoksa artık büyük bir değişim yapıp parti rozetinizi bir yana koymaya mı karar verdiniz. Umarız da öyledir.

Sayın Vedat ERBAŞ, Golden Tulip’de çalışanların sorunlarının size aktarılmadığı söyleniyor. İşin başında durmazsanız sonra dizinizi döversiniz. Personeli ne kadar mutlu ederseniz onlar da sizi o kadar memnun eder değil mi?

Sayın Mehmet SAYDAM, tatilde olduğunuz Estonya’dan acilen ülkeye geri dönmeniz isteniyor. Temsilcisi olduğunuz bazı şirketler bu kadar uzun bir tatili olmaz diye sitem ediyorlar bilesiniz.

Sayın Özkan YORGANCIOĞLU, anlaşılan siz Muhteşem Yüzyıl’ı pey seyretmiyorsunuz! Baksanıza sizden gayri herkes şehzadelerini parti meclisine soktu. Acil olarak bir şehzade yetiştirmeye bakın…

Sayın Yıltaç MÜKELLEF, yeniden Lefke Spor Kulübü başkanlığına seçildiğinizden ötürü tebrik ederiz. Bundan böyle sorumluluğunuz daha fazla. Ancak şu KOP olayı ile gereken mesaj verilmiştir, ileri gitmek ülke menfaatlerine zarar verir değil mi?

Sayın Abdullah ÖZTOPRAK, DAK ve DAİ’de bundan böyle eğitim daha kaliteli ve modern olacak demişsiniz. Peki gün gelir DAÜ’de de daha kaliteli eğitim yapılması gündeme gelirse yine aynı düşünceleri taşıyacak mısınız acaba?

Sayın Osman KORAHAN, şu kara kaplı kitapları bir karıştırın bakalım. DAÜ’nün alt kuruluşları ihalesiz olarak bir başka kuruma devredilebilir mi? Sizin açıklamalarınız hayati önem taşıyor…

Sayın Fevzi TANPINAR, dünkü köşe yazınız başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı çok kızdırmış ve soruşturma başlatılmış. Bir gece ansızın kapınız çalınırsa, sakın şaşırmayın olur mu?

Sayın Tözün TUNALI, dede olduktan sonra dostlarınız artık gazetelere kayıp ilanı verdiğine göre onları iyice ihmal etmişsinizdir değil mi? Torun sevgisi çocuk sevgisinden daha fazladır derlerdi de inanmazdık…

Sayın Anıl KAYA, kan bağışı kampanyası nasıl gidiyor? Vatandaş bu konuda biraz duyarsız kalıyor değil mi? Başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz.

Sayın Ferhat ATİK, Rasıh Reşat ile birlikte orkestra kuruluş çalışmalarını yoğun devam ettiği gözlemleniyormuş. İlk konserde İzmirliler sizi polise şikayet etmiş, aman ikincisini burada denemeyin sakın…

Sayın Hüseyin BARBET, sizin gibi şeker hastalarına fazla stres ve üzüntü iye gelmez. Aman önce kendi sağlığınıza dikkat edin, memleket meseleleri bir şekilde çözülür.

Sayın Yakup KILGÖZ, Bakan Kaşif’in Mağusa hastanesini denetlemesinden önce ilk denetlemeyi sizin yaptığınız söyleniyor. Görev aşkı diye buna mı derler acaba?

Sayın Ali ÖZKAN, TED Koleji konulu mesajınızı aldım teşekkür ederim, yer sıkıntısı nedeniyle yarınki sayfamızda yayınlayacağız, bilginize sunulur…

 

 

Günün Fıkrası

 

Bakir adam


Zengin ve biraz geçkince bir bakire, daha önce hiçbir kadınla yatmamış bir erkekle evlenmek istiyordu. Böyle bir adam bulmak için detektiflik bürosuna başvurdu. Detektiflik bürosu, yaptığı bütün araştırmalar sonucu Avustralya'nın ücra bir köşesinde böyle bir adam buldu.


Düğün gecesi gelin, banyodan çıktığı sırada damadın odadaki bütün mobilyaları, yatak dahil odadan dışarı taşıdığını gördü.


-"Ne yapıyorsun?" diye hayretle sordu.


Damat cevap verdi:


-"Şimdiye kadar hiçbir kadınla yatmadım. Eğer onlarda kangurular gibiyse, epeyce yer lazım."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31