KTHY’nin batırılışından tutunda yeni KKHY’nın kurulma serüvenine kadar birçok kez yazılar yazdım. Her yazının da ardından bir eleştri tufanı aldı yürüdü ortalığı.  Bu ülkede olacak ve olmayacak bazı gerçekler vardır. Olmayacak gerçeklerden an barizi de Kuzey Kıbrıs Hava Yolları denen ve doğmadan ölen bir kurum. Adı var kendi yok aylardır. Bakan Ersan Saner’e de üzülüyorum; KKHY ile ilgili her haber çıktığında kim yazarsa ya da hangi gazete yayımlarsa ateş püskürüyor. Halbu ki bu hava yolunun kurulmasının kendi elinde olmadığını kabullendiği gibi bunu kamuyoyu ile de paylaşsa bence daha az zarar görecek. Zira Bakan Saner aleyhine çok sert anti basın yapısı gelişiyor. Buna hiç geerek yok bence.

 

 

Kuramıyorsunuz işte!

Şimdi hepiniz aklına gelen soruları bende bir kez daha bu köşe de sorayım. Başlangıçta ÜÇ adet uçağı alamayacak kadar aciz bir devlet miyiz beyler biz? Hade söyleyin bu kadar mı aciz olduk Allah aşkına. Aylardır her Perşembe ve her ay sonları Bakan Saner çıkar bir açıklama yapar “aha şimdi kurduk yok birazdan kuruyoruz” arada bir de Başbakan İrsen Küçük çıkar bir destek atar Bakan Saner’e. Böyle devam eder gider bu film.

KTHY olmadı tamam, çok borcu vardı, yürümezdi, Sendika çok para isterdi. Tamam hepsini anladık “besleyemedik öldü” kuzucuğumuz. Eeee! Kursanıza kardeşiö yenisini. Bu hafta Ankara gidiyorum; haftaya onlar geliyor. En azından Ulaştırma Bakanı Sner bu tür açıklamalar yapmaktan vazgeçsin.

Bakan Saner’in düştüğü durumlar

Biliyorum bu satırları okurken Ersan bey oldukça hiddetleniyor ve içinden yine kötü şeyler düşünüyordur benim için ama bu yazı onun faydasına yazılmış bir yazı. KKHY’nin kurulma gibi bir durumu olsa bugüne kadar çoktan kurulurdu. Ersan beyin yerinde ben olsaydım ki Allah Korusun! Çıkar ve derdim “Ey halkım evet ben Ulaştırma Bakanıyım ama KKHY diye bir hava yolu kurulmayacak, şu THY de bizimle dalga geçiyor; bakın yenisi yerine ONUR ile SKY AİR’i getirdik artık 4-5 tane havayolu uçuyor buraya. Şimdilik bunlarla idare edeceğiz”. Hakkaten çıkar ve bunu açıklardım tüm kamuoyuna. Bakan Saner’i günah keçisi yaptık gitti. Belli ki adamın yetkisinde değil. Ulaştırma Bakanı olması ille de yeni kurulacak Havayolundan sorumludur demek değil. Bu memlekette kimin ne yaptığı çok mu belli?!

Ersan Bey artık basınla barışsın!

Bakan Ersan Saner ile yıldızları barışmayan 100 gazeteciden biri de benim. Yaptığı yanlışları da çekinmeden yazdım ve yazmaya da devam edeceğim ama yaptığı güzel işler de var KKTC’ye yeni havayollarının uçmasını sağlamak gibi. Çıksın bunları anlatsın kamuoyunda. Televizyona çıkmayan, gazetecilerle sürekli kavga eden ve didişen bir Bakan yerine uzlaşıcı ve yaptığı olumlu şeyleri pazarlayacak bir ekip kursun. Aksi takdirde bir siyasetçinin basını karşısına alması bıçağa yumruk sallamakla denk bir durum.

Başbakan Küçük, Sayıştay’ın açıklamalarından rahatsız!

Günlerdir kamuoyunda Hükümet tarafından uygulanan hizmet alımlarının yanlışlığı vurgulanıyor ve Sayıştaylık tarafından sert uyarılar yapılıyor. Sayıştaylık elbetteki yasalara dayanarak yapıyor bu açıklamaları. Ancak Hükümette bu ülkede UBP ise ve tek başına iktidarsa yeni yasa yapmak ve hizmet alımı ile sözleştirmeleri yasal hale getirmek elinde. Düşünsenize olaya hep kötü yanından bakıyoruz. Partizanca istihdamlar yapılıyor ya da hizmet alımları yapılarak büyük ücretler ödeniyor. Bundan rahatsız olan kesimler var; ki onlar da bu çarkın içindeler. Olaya bir de şu açıdan bakın “istihdam yapılmasın yani sözleşme uygulanmasın, buna dayanarak da sözleşmeli vatandaşlar iş sahibi olmasın” bu görüşü savunanların ülkede 12 binden fazla işsiz genç olduğundan haberleri var mı diye sormak lazım. Bununda ötesinde hizmet alımı yapılmasın deniliyor şirketlerden “devletin bütçesinden çok para çıkıyor” bunu savunanların profesyonellikten haberleri var mı acaba? Dünyanın her yanında profesyonel danışmanlar vardır. Ama adını ne koyarsanız koyun “hukukçu, basın, ekonomist, sağlık”. Yani profesyonelleşmeylim mi?

Aldığım son bilgilere göre Başbakan İrsen Küçük Sayıştaylığın açıklamalarından son derece rahatsız ve bu konuda yasalarda değişikliğe giderek yapılan yanlışı düzeltecek. Hizmet alımını ve sözleşmeli çalışanları ortadan kaldırmak demek hem her gelecek hükümetin elini kolunu bağlamak hem de yüzden fazla insanı işsiz bırakmak demektir. Hadi atın hepsini işsizler ordusuna dahaları eklensin.

UBP ile ÖRP arasında aracılar tekrar devrede

Hükümetin sayısı nedeniyle mecliste son haftalarda yaşadığı 25 krizini aslında doğal karşılamak lazım. Çünkü bir hükümet en azından 29 ya da 30 gibi bir sayıyla yolculuğa çıkmalı. Sürekli birileri yurt dışında oluyor ve UBP mecliste 25 sayısın düşüyor. İşte bu kriz ortadan kaldırmak için Başbakan İrsen Küçük ÖRP ile koalisyonu tekrardan gündemine aldı ancak bu durum çok yakın zamanda olacağı gibi 12 Haziran sonrasına da gelebilir. ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı ile yaptığım telefon konuşmasında bana aracıların gidip geldiğini söyledi. Başbakan Küçük ile Avcı’nın iyi ilişkilerinin de olduğunu iyi biliyorum. Başbakan Küçük hem kendisinin hem de hükümetin prestijini düşünerek bir an önce koalisyona gitmeli. ÖRP hariç tüm partiler ile köprülerin atıldığını biliyoruz bu nedenle ÖRP’ye yeniden koalisyon yolu kaçınılmaz olarak açıldı. Başbakan Küçük hiç gecikmeden ortadaki nisabı da ortaya koyarak koalisyonu gerçekleştirmeli. Mağusa grubu vekillerin ciddi bir dayanışması varmış ama bir süre erken seçimin yolunu tutacaklar yeter sayısını bulamadıkları ve meclisi toplayamadıkları için. Koalisyon olması halinde Mağusa’dan bir bakan görevden gidecek haberiniz olsun, benden söylemesi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31