Tutturmuşlar, “biz balık tutmasını bilirdik ama” cümleleri ile başlayan savunmalara.

Ve kendimizi, işe yarardık fakat sizin hükümetler bizlere, “oturun” dediler, biz de oturduk, sözleri ile ispat etmeye.

Nasıl bir ülkede yaşıyoruz anlayamadım.

Çarşıya çıkıyoruz daha çıkmadan trafikle burun buruna geliyoruz.

-Oho, dedi arkadaşım, “o yoldan gidilir mi, hem de bu saatte?

Saate baktım 07.30…

Ne var ki saatte?

Tam iş saatiymiş.

Eskiden istediğim saatte geçer, giderdim…

Gideceğim yere de söz verdiğim saatte varırdım.

Güldü…

Yola baktım, bildiğimiz Gönyeli çemberinden sonraki Lefkoşa yolu.

Yol farksızdı eskiden.

Ancak kamera koymuşlar az ileriye…

Kamerayı bildirmek için de tabela yerleştirmişler önüne.

Tabeladaki uyarı şuydu aslında: Az ileride hız kamerası var, 50 Km.yi geçerseniz sol elin sağ el bileğini yakalayıp, sağ elin yumruğunu aşağıya yukarıya sallayacak şekilde olursunuz, ona göre.

İnanılır gibi değildi o sabah.

Akmayan o yol bildik yok değildi artık.

Bildiğiniz ana-baba günüydü.

Arabalara bakıyorum plakaları Kıbrıs…

Dümenleri sağda, Kıbrıs…

Tekerlekleri, farları, stopları hep aynı, Kıbrıs…

Fakat bir şey var rahatsız eden.

Kıbrıs olmayan şoförlerin orada olmaması gerekirdi.

Hepsi de yabancı.

Eve girmek, evde tanımadığınız bir sürü insan görmek gibi bir şey bu.

Buzdolabından su içemezsiniz onlar orada oldukça.

Hani gelseler, senin basınla gezseler mesele değil.

Senin taksini tutsalar, senin arabanı kiralasalar, yine mesele değil.

Ne trafik olur memlekette, ne söz verdiğin saatte randevuya yetişememek.

Hatta arkadaşınız size, “bu saatte o yola girilir be hiç, delisin ama” bile diyemez.

Tutturmuşlar, “biz balık tutmasını bilirdik ama” cümleleri ile başlayan savunmalara.

Ve kendimizi, işe yarardık fakat sizin hükümetler bizlere, “oturun” dediler, biz de oturduk, sözleri ile ispat etmeye.

Oysa biz onlara kendimizi ispat etmek zorunda değiliz.

Onların her kurdukları dengesiz cümlecikleri temizlemeye de mecbur değiliz.

Bu toprakların sahipleri bizlesek…

Ve eğer bu ülkede ne varsa iyisi de kötüsü de bize aitse…

Onlara ne oluyor ve hatta onlar da kim oluyor…

İyisi mi onları muhatap alıp laflarına laf yetiştirmeye çalışacağımıza, kendi işimize bakalım.

Bakalım da sussunlar… 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31