Güzelbahçe’de balıklar deniz kenarına oturmuşlar

Endamla gerinerek edepsizce içiyorlar insanlara rağmen

Az demli çok kederli bir antrenmansız içiş

Bu çilingir sofrasında rakıysa rakı ha

Ki balığa o esna gerek yok zira

Bizatihi çilingiri tokuşturanlar kendileri

Ve çok saçma olur bir balığın başka bir balığı

Rakıyla içmesi

Böyle içmeler insan işi…

 

Balıklar deniz kenarında körfeze bir dalıp bir çıkıp içiyorlar

Islanmış bir hüzün fakat henüz pas bir renk değil yüzgeçlerinde

Pulunda mektup kırıntıları görülüyor balıkların

Akılda dört saniye yürekte bir ömür tuttukları kelimeler

Hiçbir ıslaklıkla solungaçlarının kapanmadığı

Bir ömrün nefes alıp vermesi…

 

Bir gemi seyreltiyor gözünü eski bir Haziran gecesinden

Tanışıyor muyuz diyor deniz

Unutuyorum benim gözlerimde pus var diyor gözlerini seyrelten gemi

Unutmuşsak bir yerden mutlaka tanışıyoruzdur diyor pul üzülme

Yoksa hatıra düşmez hatırlanmak

Ama hatıra düşmez yazılar -eğer maksadın buysa-

Benim de boyumu aşar diyor deniz

Herkes aynı yöne gitmediği için bazı yolculuklar ayrılık

Sen en iyisi geç git ya da otur sessizce iç

Sessizce geçip gidiyor gemi, sessizce gidilmediğini bildiği halde

Onlara hiç konu olmayan ve konuya yabancı gözlerine sevdalı bakan

Rakıyla balık öyle bir öpüşüyorlar ki

Kıyıya hiçbir dalga gelip vurmuyor ziyan olmasın sesleri diye

Sesten de eski bir kasabalı yanaşıyor yanlarına

Bir bakıyor ki buralar eskiden böyle değildi nerede o eskiler

Bana da bir kadeh koyun diyor

Kadeh yok diyor rakı herkes kendi yalnızlığından içiyor burada

Balığı bir gülmedir tutuyor

Tutuyor o gülerken heba olmasın diye ellerini rakı

Tam sarılacaktılar ki bir gemi daha geçiyor uzaktan

Gürültüsü bozuyor ahengini

Şiirin de ahengini bozar mümkündür diyor deniz

Çünkü gitmektedir, ve giderken çıkar bütün büyük sesler

Hüzün yerime de için ben uzun yolculuklara çıkıyorum sıkıldım diyor senden

Senden mi oradaki bütün siz hangimiz deyip bakarken birbirlerine

Balık rakının içine düşüyor bir dem sonra

Öyle bir sarhoş oluyorlar ki

Bir daha kimseye böyle bakmayacağım diyor

Bir deniz kokusu duyuluyor

Yalnız deniz kokusu kalıyor geceden

Sonra sabah oluyor

Kimse hatırlamıyor

Herkes unutmak için

Bir geminin güvertesinde

Biraz içmiştik

Biraz da sevmiştik

Ama asla sarhoş olmamıştık diyor

Sabahsa aralarken perdesini şehrin

Çok sarhoş muhabbeti oldu bu diyor, kesin sessizliğinizi!

 

Ama hala denir ki

Rakıyla balık Güzelbahçe’de bir gece üstü

Geminin entarisinde denize çok yakışıklı ve güzel bakarak

Sevda gibi adam gibi kadın gibi

Sarhoş sevdalanmaları gibi yalansız

Bakışmışlardır

Çok uzun

Öyle uzun ki tarihten bile eski

Gülüşmüşlerdir

Şimdi hadisenin geçtiği yerde

Dalgada durduğu gibi durmuyor deniz

Bir daha o dalgalar o denizde görülür mü?

Görülmez elbet ama

Deniz şöyle bir göz kırpmıştır ve şahittir

Öpüşmüşlerdir…

 

Ama zaten şöyle denilmemiş miydi uslu bir Türkçe’ye yaslanarak

Güzelbahçe’nin kulaklarını çınlatacak bütün yaşamaklarda bir cümle:

‘Balıklar denizde güzeldir, rakı suda’

 

2009

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31