Sabah koşuşturma yaşardık orada.

Kasap bir yerden etleri, manav diğer yerden taze sebzeleri boşaltırdı.

Köylü ürününü getirip tezgâhına koyar, beklerdi.

Hellimler, türlü peynirler…

Kediciğe ciğerler, bizde yenmeyen işkembeler…

Erken saatte alışveriş başlamalı, öğlene kadar bitmeliydi mesele.

Yaşamdı.

Yaşam biçimi…

Her sabah alınacak bir şey olmasa da sohbeti vardı, halk ile esnafın.

Bandabulia…

Kıbrıs’ın kültürüdür o.

Her kasabasında olduğu gibi Baf’ta da vardı…

1963 yılına kadar müşterektik.

Mutallo’nun hemen dışındaydı bandabuliya…

Bandabuliyanın dışında da diğer dükkânlar mevcuttu.

Sonra 1963-64 çatışmaları baş gösterdi.

Baflılar bandabuliyayı bastılar…

500 kişiyi güya esir diye aldılar, Mutallo’ya getirdiler.

Kıyamet koptu.

Senin ne hakkın vardı alışverişteki gebeyi, yaşlıyı, çocuğu esir etmeye?

Böyle bir günden sonra müştereklik de bitti.

Ve Mutallo bölgesinde barakadan bandabuliya kuruldu.

Bildiğiniz baraka.

Sadece Türkçe konuşan Baflılar gidiyordu oraya.

Esnafı da, müşterisi de Türkçe konuşanlardandı.

Ama Kıbrıs kültürünü ayrı da olsa orada sürdürüyorlardı.

Ve 1974…

Büyük bir değişimdi 1974.

Her şey kökten değişmeliydi artık.

Yaşam biçimi, davranış, istekler ve beklentiler.

Kısaca bildiğimiz Kıbrıs kültürü gitmeliydi.

Kuzeydeki kasabaları gezdikçe gözlerim bandabuliyaları arıyor.

Kalmıştır, diyerek umut besliyorum.

En bildik bandabuliya Lefkoşa’nınki…

Esnaf bir köşeye sıkışmış hissediyor kendini.

Ve zaten düzenleme diye kimliğini değiştirdikleri o yer bandabuliyadan başka AVM’ne dönüşmüş durumda…

Sonra Mağusa’daki bandabuliya var…

Kıbrıs taşından yapılmış binanın duvarında bandabuliya yazısı duruyor olsa da içi AVM…

Ve Omorfo bandabuliyası…

Ne demeli bilemem.

Düzenleyeceğiz, modern yapacağız diyerek önce kapattılar…

Sonra tadilata girdiler…

Ve gidip gördüm ki orayı da küçük bir AVM yaptılar.

Dışı bandabuliya içi AVM.

Sabah halk oraya koşmuyor.

Aradıkları yok çünkü.

Aradıklarını süpermarketlerden almaya mahkûm edildiler.

Çağımız AVM ve büyük balık küçük balığı yutar çağı…

Bandabuliyaları düzenleyenler gidip baktıklarında Kıbrıs’a ait kokuyu, nefesi, halkın birbiri ile irtibatını kestikleri için mutlu mudurlar?

Eskiye dönüş bu saatten sonra zor olabilir.

Atı alan ohtocuğu çoktan geçti gitti.

Gitti ama yine de ders çıkartmaya çalışılmalı her yanlıştan.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31