Ben “maç var” diye krize girenlerden değilim… Ama “Barcelona ile M.United oynarsa, izlemek lâzım” dedim kendi kendime ve haklı çıktım… Anlatmaya çalıştığım, futbol kalitesi değil. Zaten United gibi bir takımı antrenman takımına çeviren Barcelona, maçı öyle rahat oynayıp, o kadar açıkça kazandı ki!

Konuşmaya çalıştığım, böyle bir takım olmanın ruhu…

Barcelona Katalanya’nın başkentidir, biliyorsunuz… Kendi hükümetleri, yerel bayrakları bile var… En büyük rakipleri Kastilya’nın, kralın ve her türlü tutuculuğun İspanya’daki sembolü olan Real Madrit… Meseleye sade bir “yerel milliyetçilik” diye de bakamazsınız! Barcelona dünya üzerinde anarşistlerin belediye seçimini kazandığı belki de ilk şehirdir. Yani, farklı etnik kimliklerin yanında, farklı dünya görüşleri de ayırır, Real ile Barça’yı… Barça alt yapıya dayanır, Real flaş transferlere…

Bunun, futbol takımına yansıyan etkileri var! Örneğin bu rüya kadronun 8 tanesi, alt yapıdan gelmiş… Çocukluklarından beri beraber oynayan sporcular… Onun için orta sahasında oynayan üç oyuncu da bu sene yılın futbolcusu olmaya aday gösterildiği zaman, “Üç adayın da bizden olması, önemli. Hangimiz seçilirse seçilsin, fark etmez. Barcelona kazanır...” diyebildiler.

Maç içindeki yardımlaşmalarını, profesyonellik sananlara, maç sonunda birbirlerine defalarca sarılarak öpmeleri ile aslında çok derin bir arkadaşlık yaşadıklarını gösterdiler… İki ay önce karaciğerinden bir kanser ameliyatı geçiren ve dün gece sahada olan Abidal’e ayrı bir sayfa açmak gerekir ama yerimiz yetmez…

Maçın sonunda, birbirlerinin sevincine sevinç katmaları, herkesin her arkadaşını kucaklaması, ama bence asıl görülmesi gereken iki örnek vardı: Şeref tribünü önünde iki sıra olup, aralarından geçen rakiplerini sevgi ile alkışlamaları! Ve buna yanıt olarak da onlar kupayı alırken, Rooney’in göz yaşları içinde, onları dakikalarca alkışlaması…

Tabii gecenin doruğu, İspanya milli takımının da kaptanı olan, takım kaptanı Puyol’ün oyuna 90+1’de girip, sağbek mevkiinde oynaması ve büyük kaptan olduğunu gösterip, kupaya yürürken, kaptanlık bandını, Abidal’in koluna takıp, o kupayı kaldırırken, arkasında durup, sırtını okşamasıydı. Arkadaşlarının fedekârlığını, bütün takım bu jestle değerlendirdi…

Ruhu olmadan, felsefesi olmadan, hiçbir işte başarılı olamazsınız! Barcelona gibi bir kent iseniz, Barça’da oynayan oyuncular gibi çocuklarınız olur… Kendilerinden sonra dünyanın en iyi takımı olan takımı, oyun oynar gibi, keyifle oynayarak yener, sonra da alkışlarla uğurlarlar…

Ruhunuz, felsefeniz yoksa? Körlerle şaşılar birbirini ağırlar örneği hakketmediğiniz ödüller alıp, hakkedilmeyen ödüller verir, sonra da neden o insanlar bizi de aralarına almaz diye rezillenirsiniz… Hangi suratla?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31