Sosyal Sigortalar kurumumuz tehlikede. Yılların hataları ve ihmalleri yüzünden bu sosyal güvence sistemimizin çökmesi halinde ülkemiz insanlarının en büyük sosyal felaketle sarsılacağına dair son yazılarıma gelen okur görüşleri, bu bağlamdaki kaygıların ne denli yaygın olduğunun göstergesidir. Sosyal güvencenin gerek iş yaşamında gerekse bireysel yaşamda ne denli önem taşıdığını vurgulayan bir kısa öykü de Dr. Hasan Garabli dostumdan geldi. Öykü, burada paylaşılmayacak gibi değil…Birlikte okuyalım:

Adamın işleri, iyice bozulmuştu.

Ne yaptıysa olmuyordu işte...

Bir zamanlar çok başarılı bir insan olmasına karşın şimdi büyük borçlarla baş başadır.

Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan kendisinden ödeme bekliyordu.

Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Nefes almak için parka gider... Bir banka oturur, başını ellerinin arasına alır ve bu kötü durumdan nasıl kurtulacağını kara kara düşünmeye başlar.

Tam bu sırada birden, önünde yaşlı bir adam belirir…Ona "Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli… Derdini benimle paylaşmak ister misin?" diye sorar. 

Müflis iş adamının yakınmalarını dinledikten sonra da "Sana yardım edebilirim' der. Çek defterini çıkarır. İş adamının adını sorar ve ona bir çek yazarı. Çeki ona verirken de şöyle der:
"Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al".
Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kaybolur.
     ***

Adam elindeki çeke bakar. Olamazdı!.. Bu bir mucize!.. Çekte 500 bin dolar yazıyordu ve imza ise John Rockefeller'e aitti. Yani o gün için dünyanın en zengin adamına.

"Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim" diye düşünür adam.

John Rockefeller' e ait bu çekle her şeyi çözebilirdi.

Ama çeki bozdurmaktan vazgeçti.

Bu değerli çeki kasasına koydu.

Büyük bir meblağın kasasında olduğunu bilmenin güveniyle, yepyeni bir iyimserlik ve hırsla işine tekrar dört elle sarıldı.

Büyük küçük demeden tüm işleri değerlendirmeye başladı.

Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı.
İyi yapılan işler, yeni işleri doğurdu. Para parayı kazandı... Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabildi.
     ***

Takip eden aylarda ise borçlarından tümüyle kurtulup yeniden ekonomik gücünü toparlamaya başlamıştı. Morali yükseldi.

Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu.

Ve tam bir yıl sonra, elinde kasasından çıkardığı o bozulmamış çek ile parka gitti.

Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi.

Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü.

Tam ona çekini geri verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı.
Hemşire "Onu bulduğuma çok sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir" dedi. "Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin John Rockfeller olduğunu söylüyor" diye ekledi.
Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı.
     ***

İş adamı şaşkın bir şekilde öylece durdu kaldı.

Sanki donmuştu.

Tüm yıl boyunca arkasında yarım milyon dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı.

Birden,  hayatının akışının değiştiren şeyin para olmadığını fark etti.
Hayatını değiştiren, kasasında bozulmadan bekletilen o çek sayesinde yeniden kendinde bulduğu özgüven ve inançtı.
     ***

Kıssadan çıkarılacak hisse şu: Başarının sırrı, insanın kendini güvende hissedebilmesidir. Durumunu ve geleceğini güvende hisseden kişi çalışkandır, üretkendir ve yaratıcıdır. Sosyal güvencesi elinden alınmış olan insanların tüm motivasyonu yok olur. Sosyal Sigortalarımızın korunması ve yaşatılması işte bunun için gerekli ve önemlidir.  


Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31