2 Mart mitinginin can havliyle yapılmış bir basın toplantısı olduğu her halinden belliydi.

Onun için Başbakan İrsen Küçük’ün dünkü basın toplantısı inandırıcı olmaktan öte geldi bize.

Ha keşke bunu dün değil de yarın ki mitingden sonra yapsa ve vaatlerle değil icraatlarla topluma bir uzlaşma çağrısında bulunsaydı.

Bir kere;

Bir devletin başbakanının basın toplantısı bu kadar az sayıda basın mensubu tarafından izlenmişse burada bir sakatlık aranmalı.

İyi organize edilmediği sırıttı bizim ilk izlenimlerimize göre.

Başbakan Küçük, öncelikle uygulanmakta olan programdan tek bir geri adım bile atılmayacağının mesajlarını verdi açıklamalarının hemen başında.

Sendikal Patform’un ‘paketi geri çek masaya oturalım’ açıklamalarını göz ardı etti.

Bu açıklama bile yarın ki mitingi yumuşatmayı değil ama gerginliği tırmandırmaya yetip de artacaktır bile.

Başbakan belli ki bu programın hayata geçirilebilmesi için halkın desteğine ihtiyacı olduğunu çok iyi anlamış durumda.

Anlamış ama halkın desteğini almak için de öyle çok elle tutulur bir şeyler ortaya koyamadı.

Başbakan dedi ki;

“Eğer kesinti olacaksa bu tepeden başlayacak!..”

Popülizmde ısrar diye ben buna derim işte...

Başbakan bu vaatler zincirine devam etmeyip de başka kendi maaşı olmak üzere bakanlar, müdürler ve müsteşarlardan bu aydan itibaren kesinti yapmaya başlıyoruz deseydi eğer, işte o zaman biraz olsun vatandaşı arkasına alabilirdi belki.

Başbakana sorduk;

Popülist ve partizanca yapılan her icraat hükümete olan güveni sarsıyor ve kan kaybediyorsunuz, buna ne zaman son vereceksiniz diye...

O konuda ellerinde somut bir bilgi olmadığı cevabıyla yetindi.

İyi o zaman...

Belli ki şimdiye dek bizim yazdıklarımızı pek okumamış...

Bari bundan sonra devam etsin!

 

Yine ihalesiz, yine kıyak!

Çalıkuşu Ltd. Bir temizlik şirketi.

Devlet hastanelerinin temizlik işleri için ihaleye çıkılmış ve Muğusa Hastanesi dışındaki tüm hastanelerin ihalesini bu şirket kazanmış.

 

En dikkat çeken rakam ise Lefkoşa Devlet Hastanesi.

İhale sonucuna göre Çalıkuşu Ltd. 7 Eylül 2007 tarihinde burasının iki yıllık temizliği için 3 trilyon 108 milyar lira teklif vermiş ve kazanmış.

Buraya kadar her şey normal.

Yıl 2011;

17 Şubat 2011 tarihli Bakanlar Kurulu kararı.

Bakanlarımız bu sefer hiç bir ihaleye çıkmadan karar almış. Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin bir yıllık temizlik işleri yine aynı şirkete verilmiş.

Sadece bu yıl için bu şirkete 2 trilyon 799 milyar lira ödenecek!

Bir de buna KDV eklerseniz 3 küsur trilyon lira.

Bu işte bir tuhaflık var.

Bir kaç sene önce iki seneliğine 3 trilyonluk bir işi, şimdi nasıl olur da hem de ihalesiz olarak bir yıllığına 3 küsur trilyon olur?

Lütfen açıklayınız, biz de burada yayınlayalım.

 

Meclis’te kamera yok!

Afrika gazetesinin kurşunlanması gündeme başka konuları da beraberinde getirdi.

Ne kadar güven içindeyiz soruları yükseliyor ülkenin dört bir tarafından.

Hadi bizi boş verin, biz sade vatandaşız.

Ya vekillerimiz, bakanlarımız ve başbakanımız?

Dün bu konuda bir telefon aldım. Bir okur Cumhuriyet Meclisi güvenli bir yer değil dedi.

Üşenmedim meclise gittim.

Okur doğru söylemiş.

Meclis’in üç kapısı var ve güvenlik neredeyse yok gibi.

Gelen geçen hanı desek yalan demiş olmayız.

Ayrıca, burada çok önemli bir olay olsa, tek bir güvenlik kamerası bile olmadığından faili meçhul olmaya aday.

Ne içeride, ne dışarıda tek bir güvenlik kamerasının bile olmaması sizce normal mi?

Bence değil!

Okur Görüşü:

“Evlilikler suiistimal ediliyor”

“Sevgili Özadam,

Hala bizlerin neden sokaklara döküldüğü anlaşılmıyor. Toplum bu kadar kayıtsız nüfusa karşı çıkarken buna bulunan çözüm binlerce insanı daha vatandaş yapıp sefalete sürüklemek mi? Elbette bu insanlarda da bazı haklar verilsin, kayıt altına alınılsın. Buna diyeceğimiz yok. Ancak onlara daha önceden yürürlükte olan uygulamaya benzer bir ayrıcalık tanınarak, bazı hakları kısıtlanmak koşuluyla, özellikle de oy kullanma hakkı, vatandaşlık verilmeli.

Ayrıca KKTC kimliğine sahip bir Türkiye vatandaşı olarak ben de evlilik süresinin uzatılması önerisini destekliyorum. Bizler kendi çevremizde evliliklerin sıklıkla suiistimal edildiğine ve başka amaçlara hizmet ettirildiğine şahit olmaktayız. Lütfen vatandaşlık konusunu gündeme getiriniz. Saygılar.”
(Nimet YÜCESOYLU-LEFKOŞA)

 

Günün Fıkrası:

Tadımcı

Bir meşhur şarap imalatçısının tadımcısı ölüyor. Ve müdür bey de yeni bir tadımcı aramaya başlıyor. Ancak müracaat eden sadece bir kişi çıkıyor, onun da üstü başı kir içinde elbisesi yırtık, pırtık, hiç de güven telkin etmeyen bir tip.
Şarap imalathanesinin müdürü bu adamı  nasıl başından atmak üzere bir bardak şarap getirmelerini söylüyor.
Bir bardak içki veriyorlar adama ve o da bir yudum aldıktan  sonra konuşmaya başlıyor;
''Bu Kırmızı Şarap'' ve MUSCATEL CİNSİ, 3 yıllık kadar eskitilmiş, kuzey eğimli tepede yetiştirilmiş üzümlerden mamul ve çelik kaplarda bekletilmiş.
Patron ''evet doğrudur diyor.'' Ve ikinci bir bardak veriyorlar, adam bir yudum aldıktan sonra başlıyor anlatmaya;
''Kırmızı şarap'' Cabernet tipinde, 8 yıllık kadar eski, Güneye bakan yamaçlardaki üzümlerden yapılmış, tahta fıçılarda bekletilmiş.
Müdür şaşırmış durumda Ve sekreterine göz kırparak bir telkinde bulunuyor ve bunun üzerine sekreter bir bardak sıvı daha getiriyor bu sıvıda suyla karışık biraz da sidik bulunmaktadır. Ve görünüş aynı beyaz şaraba benzemektedir. Alkolik adam bunu da bir yudum alarak denedikten sonra başlıyor anlatmaya. Bu sidik 26 yaşında bir sarışına aittir. Bu sarışın da 3 aylık hamiledir. Eğer beni işe almazsanız bu kadını hamile bırakan adamın  ismini de açıklayacağım....

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31