11 Temmuz’da, Basın Günü dolayısıyla yayımladığım yazıda, tarihi yazan basınımızın gerçek tarihinin hala yazılmamış olduğuna vurgu yapmıştım. Eğer Kıbrıs Türk Basın tarihinin gerçek tarihi elimizin altında olsaydı, basın günümüzü de bir başka tarihte kutlamamız gerekecekti. Çünkü gerçekçi bir tarih, Kıbrıs’ta yayımlanan ilk Türkçe gazetesinin “Saded” değil, “Ümid” olduğunu vurgular. “Ümid”,”Sadet” gazetesinden 10 yıl önce 12 Aralık 1879’da yayım yaşamına girer. KKTC Brüksel Temsilcisi Ahmet Erdengiz, bu bağlamdaki yoğun araştırmalarını bildiğim bir aydınımız. Kıbrıs Türk Basın tarihi üzerine onunla telefonda yaptığım uzun söyleşi, çok ilginç gerçekleri ortaya çıkardı.
  
Ahmet Erdengiz, söyleşimiz sırasında 11 Temmuz tarihli yazıma göndermede bulunarak şunları söyledi; “İfade ettiğiniz üzere ne yazık ki kapsamlı bir Kıbrıs Türk basın tarihi henüz yazılmadı. Hatırlatma kadirşinaslığında bulunduğunuz Cemallettin Ünlü’nün eseri bazı hata ve eksiklikler içermesine karşın elimizdeki en kapsamlı tarihçedir. Ancak Ünlü’nün de yararlandığı tarihçi Hasan Şefik Altay’ın kısa kitabını unutmamak gerek. Tabii ki unutulmaması gereken bir diğer önemli husus da, elimizdeki gazete koleksiyonlarının nasıl ve kimler tarafından Kıbrıs’tan çıkartılarak bilahare haraç mezat Türkiye’de satıldığıdır. Eğer bugün elimizde bir ‘Ümid’ ve ‘Saded’ gazetesi koleksiyonları bulunmuyorsa, Milli Arşiv’imizdeki eski Türkçe gazete koleksiyonları eksik ve bölük pörçükse, bunu işte bu sorunun kahramanlarına borçluyuz.”
  
Erdengiz’in bu girişinden sonra aramızda şu soru – yanıt teatisi gerçekleşti:

Soru: Kıbrıs’taki ilk gazetelerimizin öyküsünü anlatır mısınız?
  
Yanıt: Bizim en önemli toplumsal hastalıklarımızdan biri de hiç şüphesiz ki tarih yazanların, tarih yapanlara sadık kalmaması. Kıbrıs’ta yayımlanan ilk Türkçe gazete, bazı basın kuruluşlarımızın dikkatsizce ileri sürdüğü gibi 11 Temmuz 1889 tarihinde emekli mal (vergi ve saymanlık dairesi)  müdürü Ahmet Emin Efendi tarafından yayımlanan Saded gazetesi değildir. Bu arada “öz, hülasa ve esas” anlamına gelen “Sadet” sözcüğünü “Saadet”, yani “mutluluk” olarak okuyan haber spikerlerimizi ise hiç hesaba katmıyorum. Kıbrıs’ta yayımlanan ilk Türkçe gazete Aleksan Sarrafyan Efendi tarafından 12 Aralık 1879 tarihinde yayın hayatına konan ‘Ümid’ isimli gazetedir. Kaba bir hesapla ‘Saded’den on yıl önce yayımlanmıştır. Aleksan Efendi tam bir Osmanlı aydınıdır. Osmanlı Devleti’nde yayımlanan ilk gazetelerden ‘İbret’i 1870 yılında neşretmeye başlamıştı. Aleksan Efendi, Namık Kemal, Menapirzade Nuri, Direktör Ali Bey, Ahmet Midhat Efendi ve Ebüzziya Tevfik gibi Osmanlı aydınlarıyla iç içe çalışır. Baskılar sonucu yayını kesintiye uğrayan ‘İbret’ gazetesinin yayın imtiyazını Namık Kemal’e devreder.
  
Soru: Osmanlı aydını Aleksan Efendi, efsanevi özgürlük ve vatan şairi Namık Kemal’e çok mu yakındı?
  
Yanıt: Tabii ki… Örneğin Namık Kemal’in Kıbrıs’a sürgün edilmesine neden olan “Vatan Yahut Silistre” piyesinin de yayımcısı ve dağıtıcısıdır.
  
Soru: Aleksan Sarrafyan Efendi’nin Kıbrıs serüveni nasıl başlar?
  
Yanıt: Bu Osmanlı aydını Ermeni, Namık Kemal’in 1873 yılında Kıbrıs’a sürgününü müteakip artan baskılara daha fazla dayanamayarak Istanbul’u terk eder ve Namık Kemal’in arkasından Kıbrıs’a gelir.  Bir ara Mısır’a giderse de tekrar geri dönerek Larnaka’ya yerleşir. Adanın İngiltereye devrinden hemen sonra, 1879 da,  gazetesi ‘Ümid’i yayımlamaya başlar. ‘Ümid’de yayımlanan bazı makalelerinden elimize ulaşan 3-5 paragraftan Aleksan Efendi’nin Kıbrıs’ın İngiltereye devrini kabullenemediği ve bu hatalı karardan dönemin Dışişleri Bakanı Savfet Paşa’yı sorumlu tuttuğunu anlıyoruz. Savfet Paşa için “Böylece, bu küçük beyinli büyük diplomat, o büyük adayı kurban etmeyi başardı.” demektedir. ‘Ümid’, kısa yayım hayatında sadece Kıbrıs’ta değil, ada haricinde de ses getirecek ve Osmanlı Dışişleri Bakanlığı bu etkin gazetenin dağıtımını durdurmak için İngiliz makamları nezdinde çeşitli girişimlerde bulunacaktır.
  
Soru: Bu girişimler başarılı olur mu?
  
Yanıt: Olaylar şöyle gelişir: Aleksan Efendi’nin yazılarına içerleyen Savfet Paşa adayı İngiltere’ye devreden antlaşmanın altına birlikte imza koydukları dönemin İngiliz Büyükelçisi Sir Henry Layard’ın kapısını çalar. Paşa, dönemin sadrazamına gönderdiği bir notta, Kıbrıs’ın tek Türkçe gazetesini kapattırmak adına ve Aleksan Efendi’nin Istanbul’a iadesi için tam iki buçuk saat büyükelçiye dil döktüğünü anlatır. Sir Henry de, daha önce Savfet Paşa’nın aynı konudaki bir notasına dayalı olarak ‘Ümid’ gazetesinin İngiliz postası ile ada haricine dağıtımını engellemek için Dışişleri Bakanı Lord Salisbury’ye bir yazı gönderdiğini ve bu isteklerini de en kısa zamanda Londra’ya bildireceğini söyler. Osmanlı Dışişleri’nin ısrarlı girişimleri sonucunda adanın tek Türkçe gazetesi 5 Mart 1880 tarihinde yayım hayatına ara verir. Aleksan Efendi gazetesini yeniden yayımlamak üzere girişimlerde bulunup gerekli izinleri alsa da,  gazetesi ‘Ümid’i yeniden yayımlamaz, ya da bu gazetenin en azından yeniden yayımladığına dair elimizde sağlıklı bir veri yoktur.
  
Soru: Aleksan Efendi Kıbrıs’ta barınabilmeyi başarır mı?
  
Yanıt: Pek barınamaz. 1881 yılına gelindiğinde Aleksan Efendi Mısır’dadır. 1889 yılında yayımlandığı iddia edilen ‘Diq el Şark’ (Doğu’nun Horozu) gazetesinin arkasında da Aleksan Efendi ve bazı Osmanlı Ermenilerinin bulunduğunun belirtileri var. Ama Aleksan Efendi’nin çok iyi bilinen ‘Ümid’ gazetesi olayı, Kıbrıs’ta ‘Saded’den önce yayımlanan ikinci bir Türkçe, ya da başka bir iddiaya göre, kısmen Türkçe yayımlanan başka bir gazete söz konusudur.
  
Soru: ‘Ümid’den başka gazeteler… Peki bu görüşünüzü hangi belirtilere dayandırıyorsunuz?.
  
Yanıt: Kıbrıs Türk yazınında ilklerden biri olan, dört perdelik, “Namus İntikamı, Yahut Dilenci” isimli tiyatro eserinin yazarı Leon Şişmanyan’ın hayatını araştırırken rastladım o belirtilere.  Görüşme fırsatı elde ettiğim onun bazı akrabaları, 1885’li yıllarda Türkiye’den gelen bazı Ermenilerin öncülüğünde Türkçe tek yapraklık, haftalık bir gazete yayımlandığını ve gazetenin Larnaka’da basılarak Lefkoşa’ya getirildiğinin bazı yaşlı Ermenilerce anlatıldığını ifade etmişlerdi. Bu iddia doğru ise, demek ki ‘Saded’e gelinceye kadar başta kesin olarak yayımlandığını bildiğimiz ‘Ümid’ olmak üzere Kıbrıs’ta  2 – 3 Türkçe gazetenin yayımlandığını anlarız. Dolayısıyla 11 Temmuz Basın Günü olarak kutlanan gün, Kıbrıs’ta yayımlanan ilk Türkçe gazetenin yayım hayatına başladığı gün değildir. Olsa olsa bu Kıbrıslı bir Türk tarafından yayımlanan ilk gazetenin yayım hayatına geçtiği gündür.
  
Soru: Bu gerçekler ışığında, sizce bize düşen görev nedir?
  
Yanıt: Bu durumda Kıbrıs Türk basın mensuplarına ve onları bünyesinde toplayan kuruluşa, Atatürk’ün “Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir nitelik alır.” özdeyişi çerçevesinde hareket etmek düşer kanaatindeyim. Kıbrıs Türk Basın tarihi üzerinde ciddi ve ayrıntılı bir çalışma başlatarak yanılgılar bertaraf edilmeli.

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31