Gece açıktı.  Bulut gibi ay da yoktu.

Karanlıktı.

Yıldızlar ayan beyandı orada.

Başımı kaldırıp baktım onlara.

Parıldayanları gördüm.

Parıldamayanları görmedim.

Binlerce idiler.

Hayat var mı, dedim.

Hayat varsa bizim gibi bir hayat olabilir mi, diye düşündüm.

Sonra…

Daldım gittim.

Gülseren eğitim parkına şöyle bir giriş yaptım.

İlk günlerde acemiydik.

Sanki yeni doğmuşuz gibi bizlere her şeyi talimatla öğretmeye kalktılar.

Çarşaf nasıl dürülecek.

Yatak nasıl hizaya dizilecek.

El yıkama, havlu, sabun kullanma…

Sonra eğitimlere geldi sıra.

Koşacaksın.

Sabah eğitimi, öğle eğitimi...

Arada mıntıka temizliği...

Kimse gıkını çıkarmayacak.

Din gibi, sorgulama yoktu orada.

Bir seferinde “bizim için oksijen üreten otları temizlemesek ” dedim de…

O günler böyle tekmil vere vere geçerken.

Bir gün komutan, “gece eğitimi var” dedi.

Sat 20.00 de hazır olduk.

Gece eğitimi ne ki?

“Çok önemli” dedi komutan.

Neticede “su uyur düşman uyumazdı”…

Hava akşamki gibi karanlıktı.

Ancak rüzgâr ve soğuk vardı.

Dizildik.

Çepeçevre olduk.

Komutan ortaya geçti.

Kısık sesle konuştu.

Kısık sesle konuşmak gece eğitiminin temeliymiş.

Öğrendik.

Bu akşamki öğreneceklerimiz gece yön tayini dedi.

Yüzümüze baktı.

“Bu akşam kuzey yıldızını bulacağız” dedi.

Ve küçük ayı ile büyük ayının yerlerini büyük bir buluşmuş gibi gösterdi.

Sonra ikisinin ortasında kalan kutup yıldızını işaret etti.

“İşte orası,” dedi.

Bir dakikada öğrenebileceğimiz yıldızın yerini 3-4 saatte öğretmişti komutan.

Dün akşam hava karanlıktı, bulut da yoktu.

Binlerce yıldızın arasından kutup yıldızını buldum.

 Hep oradaydı.

Ne gitmeye hevesi var, ne de acelesi.

“Hayat var mı” dedim.

“Hayat varsa bizim gibi bir hayat olabilir mi” diye düşündüm.

Hayallere daldım.

Uzayda başka hayat var mı bilemedim ama bildiğim bir şey var…

Bizim dünyadan başka yaşayabileceğimiz bir yer yok.

Dinamit.

Bomba.

Mayın.

Dağların eritilmesi.

Denizlerin kirletilmesi.

Nükleer bombalar ve tesisleri.

Çevre kirlilikleri.

Arabaların egzozları.

Havanın leş appana yapılması.

Bizde akıl mı yok yoksa akıl diye kullandığımız akıl, hep mi yanlış yapıyor?

İşin içinden çıkamadım.

Gece açıktı.

Bulut da ay da yoktu.

Karanlıktı.

Kafamın içi ise allak bullaktı…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5