Çok kişinin ve makamın işlediği günah sayesinde feci şekilde batırdığımız Lefkoşa Türk Belediyesi’nin dramını çıkış noktası yaparak, Koopbank yetkililerinin geçen gün düzenledikleribasın toplantısına geleceğim.

   Belediyemizin bugünkü içler acısı durumu, sorumluluğunu çok kişinin taşıdığı genel bir beceriksizliğin ürünüdür. O sorumlular topluluğunun içinde kimlerin ve hangi makamların bulunduğunu kaç zamandır yazmaktayız. Onların hepsinden ülke ve halk adına hesap sorulmadan bu günahın vebali savuşturulamaz. Toplumu sarsan günahların da önü kesilemez.
   Baksanıza asbaşkanlık konumu nedeniyle bu zor geçiş döneminde belediyeye hem ita amiri, hem de yönetici olarak göz kulak olması gereken zat-ı muhterem “bu Lefkoşa halkına gösterdiğim özveridir” diyerek istifayı basıyor, tıpkı diğer 13 belediye meclis üyesi gibi… Vay be!.. Görevden ve sorumluluktan kaçmak ne zamandan beri özveri oldu?.. Başkent belediyesi şu anda bir kaosun sarmalındaysa, bunun sorumluluğundan belediye meclis üyeleri de soyutlanamaz. Her şeyi berbat ediniz, sonra da “Lefkoşa halkına özveride bulunuyorum” ayaklarıyla, Lefkoşalılara ihanet ederek görevden kaçınız.. Belediyeyi de, Lefkoşalıları da elleri böğründe bırakınız. Ve bu, halk adına özveriymiş!..Yemezler!..

     *       *       *

   Kafam bu acıtan düşüncelerle meşgulken, geçen gün Koopbank Yönetim Kurulu Başkanı Üstün Turan’la, Genel Müdür Gülhan Alp’ın düzenlediği basın toplantısında bulundum. Toplantının amacı, battığı kesinleşen Koop. Süt’ün özüne döndürülmesi amacıyla kooperatiflere devredildiğinin kamuoyuna duyurulmasıydı. Olayın haber boyutu ayrıntılarıyla medyamızda yer aldı, tekrarlamama gerek yok. Ben kendi yorumumu yapmalıyım.
   Sanayi Holding, Kıbrıs Türk Turizm İşletmeleri, ETİ ve KTHY gibi toplumsal ekonomik kurumlarımız nice beceriksizlik yüzünden batırıldı. Diğerleri de batırılmak üzere… Batıklar denizinin korkunç dalgaları arasına en sonunda Lefkoşa Türk Belediyesi de karıştı. Bu denizin acıtan fırtınalarında toplumca sarsılırken, bize Koop. Süt’ün uçurumun kenarından alındığının müjdesini veren Koopbank yöneticileri kutlanmayı hak ederler.
   Basın toplantısında, 1984’te Mustafa Hacıahmetoğlu başkanlığındaki seçilmiş yönetim kurulunun görevden uzaklaştırılmasından bu yana, Kooperatif Merkez Bankası’nın ve bankaya bağlı kuruluşların atamalarla yönetildiğini, üç yılda bir toplanması gereken genel kurulların rafa kaldırıldığını anımsattım. Bu bağlamdaki yorumum ve sorum üzerine gerek Başkanının ve gerekse Genel Müdürün rakamlar ve örneklerle yaptıkları açıklamalar, bankanın da, bankaya bağlı faaliyet gösteren, Koop. Süt dışındaki kuruluşların da verimlilik ve başarı içinde olduklarına dairdi. Örneğin 24 bankanın faaliyet gösterdiği bankacılık sektöründe Koopbank’ın sektörel aktif büyüklüğü yüzde 25 oranında. Yani sektörün dörtte birlik payı, devlete de her yıl en büyük vergiyi ödeyen bu toplumsal bankamıza ait. Motivasyon açısından, batan Koop. Süt’ü yüzdürüp güvenli sulara emanet edebilecek kadar sağlam. İki buçuk yıldan bu yana Koopbank çatısı altında istihdam da yapılmadı. 

     *       *       *

   Basın toplantısının arkasından özel bir sohbete oturduğum banka yetkililerine yaptığım yorumu şimdi buraya da taşımazsam, yazım amacına ulaşmaz:
   Kooperatif Merkez Bankası’nın ve ona bağlı kuruluşların gerçek sahiplerine iade edilmesi için ısrarla görüş belirtenler var. 1984 ortamındaki halini çok iyi anımsamamız gereken bu toplumsal kuruluşlarımızın bir şu andaki başarılı yönetimlerine, bir de toplumumuzu ve ülkemizi sarmalına alan genel beceriksizliklere bakınız. Manzara karşısında o görüşün gözden geçirilmesi gerekmez mi? 
   Bu naif ortamımızda, iyi giden işlere ve kurumlara hiç dokunulmasın en iyisi… Onlar da riske sokulmasın…  Yeni kâbusların üzerimize çökmesine, 1984 öncesinin yeniden yaşanmasına fırsat tanınmasın… Diyorum…   
   Ülkemizin sinesinde fırtınalarla çalkalanan batıklar denizinin haline baktıkça kendimi böyle bir yorumu yapmakta zorunlu hissediyorum. Başarısını kanıtlayan ve istikrarını sürdüren kurumlarımız lütfen kendi hallerine bırakılsınlar, ellenmesinler!..  Kaş yapayım derken göz çıkartanların marifetleri, batıklar denizinin oluşmasında büyük etkendir çünkü…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31