Hırs Ve İhtiras Dolu Bir Yaz

Dikkatinizi çekerim, seçimi esas çağıranlar iktidarın kendi içindeki muhalefet oldu!

Normal şartlarda, muhalif partiler, seçimin ertesi günü erken seçim istemeye başlarlar. İktidarda olup, daha iyisini yapacaklarını anlatırlar. Bunu nasıl yapacaklarını pek söylemeseler de, bunu yapmaya güçleri olup olmadığına bakmadan konuşur, anlatır vaatlerde bulunurlar.

İktidarın kendi içindeki muhalif grup seçim istediğini söyleyene kadar, artçı (ana olmayan muhalefet) muhalefet hep seçimi dillendirdi durdu.

***

Aslına bakarsanız, kısa siyasal tarihimizde erken seçim çağrıları hep iktidar yarışındaki hırsların bir etkisi sonucu oldu. Siyasi hazımsızlıklar ve siyasi sabırsızlıklar, iktidarların kıpırdanmasına fırsat vermeden erken seçim tehditleri savurmak ve erken seçimi çağırmak çoğu zaman iyi ve doğru okunamadı halk tarafından.

Bu defa da siyasal hazımsızlık ve sabırsızlık sebep oldu temelde erken seçime. Erken seçime gitmemek, özellikle ana muhalefetin işine geliyordu bana sorarsanız bu süreçte. Son dönemece kadar erken seçime odaklanmamış olan ana muhalefet, iktidarda geçirdiği sürecin ardından onay almamış olduğu halkın, tepkisinden dolayı ne kadar tatmin yaşadığını izlemek için konuşmak yerine dinlemeyi seçti. Bu sırada iç hesaplaşmalarını tamamlamaya yoğunlaştı. Erken seçimi istemeden önce kendi dinlediklerinin ve halkın gördüklerinin kıvama gelmesi için sabretmeyi denedi. Ancak, iktidarın yaşamakta olduğu iç çatışmalar nedeni ile halkın duymakta, hissetmekte olduğu sıkıntılar, ana muhalefetin iktidarda olduğu dönemlerde şikayet edenlerin, yağmurdan kaçarken doluya yakalandıkları konusunu yüksek sesle dillendirmeye başladıklarından beri, sürecin lehine döndüğünün farkındaydı.

Yine de iktidarın kendisi seçimi çağırana kadar bekledi!

Aslına bakarsanız, önceleri bir tehditten, bir gözdağından ibaretti iktidar partisi içindeki erken seçim fısıltıları. Parti içindeki güç dengelerinin birbirlerine meydan okumak ve partinin sürüklenebileceği olası bir bölünme, yıpranma tehlikesine düşmemek için bunu sadece bir gözdağı olarak kullandı. Sonuçta işler şakadan muşakka oldu Kıbrıslı bir deyime göre.

***

Çok yabancısı değiliz erken seçim süreçlerinin. Bu ülkede kaç hükümet süresini tam doldurarak seçime gitti bileniniz var mı?

***

Politik Kişiliklerin Erken Seçime Katkısı

Aslına bakarsanız siyasetçilerin birçoğunun “ego”larının niçin ve nasıl böylesine şiştiğini hep merak etmişimdir. Belki de sıcak siyasetin içinde şahsen hiç bulunmamış olmamdan dolayı bunu anlamam daha da zorlaşıyor. Kim bilir belki de beğenmediğimiz bazı siyasetçilerde ortak özellik olarak gördüğümüz o ihtiras ve ego olmadan, siyaset siyaset olmaktan bile çıkar.

“İhtiras” olmadan siyaset ve siyasetçi olunmayacağını söyleyenler de olabilir; buna itiraz edenler de. Aslına bakarsanız siyasetin ve siyasetçi olmanın ihtiras veya ego ile bağlantılı olduğunu veya bugünkü pozisyona bu sebeple geldiği inancını taşımıyorum. Mevcut sorunun, siyaset ve demokrasi kültürümüzün gelişmemiş olmasından kaynaklandığını söylemekten çekinmiyorum. Bizlerin ihtiras olarak, ego olarak, hırs olarak okuduğumuz bu özelliklerin siyaset ve demokrasi kültürümüzün gelişmemiş olmasından kaynaklanan boşlukları dolduran kötü görüntüler olduğunu biliyorum, izliyorum. Ve hatta siyasi kültürsüzlüğümüzden kaynaklanan boşlukların, ne yazık ki, o donanımı, o temsiliyet gücünü, o yurt severliği ve halkına bağlılığı içine sindirmesi gerekenler yerine, kişisel çıkarlarını düşünenlerin oraları doldurması ile artış göstermekte olduğuna da şahidiz.

Düşünün bir: Siyasetle ilgili dünya literatüründe kabul edilmekte olan genelgeçer teoriler de bu nedenle ülkemizde pek geçerli olmuyor. Siyasi kültür yoksunluğumuz, siyasetin ne olduğu, ne için yapıldığı ve nasıl yapıldığı hakkında tartışmaların oluşumuna da engel olmakta. Kıbrıs’ın kuzeyindeki bazı siyasal partiler ve bazı siyasetçilerin kafalarında, zihinlerinde, egolarında bir erdem ve sorumluluk gerektirdiği şuuru oluşmadığını çok da hayret etmeden izliyoruz.

Söylemiştim Diyeceğim

Ne yazık ki son günlerde, ülke gündemine bazılarına göre bomba gibi düşen erken seçim meselesini bir yıldan daha uzun bir süre önce yazmıştım. “Baskın erken genel seçim”i iktidar isteyecek demiştim. Öyle de oldu.

Süreç ders çıkarılması gereken bir süreçtir.

Nasıl ki yıllar boyu süren sağ ve muhafazakâr iktidarların arasına serpiştirilen sosyal demokrat veya sosyalist koalisyonlara halkın tahammülü hiç olmadı, belli ki artık muhafazakar sağa da şüpheyle bakılmakta.

***

Siyasetçilerin hırslarını, ihtiraslarını dikkatle izleyerek seçime gidilmeli bu defa!

Aklı başında ve tek başına kararlarını alabilen siyasal partilerin içindeki politikacılar da gözlemlenmeli dikkatlice.

Toplum ne istediğine karar vermeli.

Ülkedeki olan bitenleri tek başına irdeleme, değerlendirme ve kararlılığı ile tek başına hareket edecek medeni cesarete sahip siyasal partilerimiz de var, çeşitli desteklere sahip olmadan tek adım atamayan da…

Anavatan olarak isimlendirilen Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkileri düzenlemek de buna paralel bir seyir izler kıymetli okurlar. Bastonsuz yürüyemeyenlerle yürüyebilenleri ayırın, bir karar verenle veremeyenleri ayırın. Aldığı kararlar ile aldırtılan kararları kilitleyebilenlerin sağlam duruşunu değerlendirin.

Hırsları ile iftira atanları tanıyalım!

Ne istediğimizi biz seçelim.

Bastonsuz yürüyemeyenlerin, hırs uğruna tepetaklak düşeceklerini bile bile yola çıkmalarına engel olabiliriz öyle değil mi?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31