ÖRP’den istifa eden üst düzey yöneticilerinin DP’ye geçme olayındaki sır perdesi aralanmaya başladı.

İstifaların arkasında bambaşka şeyler var!

Hatırlanacağı üzere istifalardan iki sonra ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı, biraz kaçamak bir açıklama yapmış ve istifaların DGP ile yapılan işbirliği görüşmelerinden dolayı olabileceğini ima etmişti.

Oysa istifaların bu olayla ilgisi bile yok!

İstifaların nedeni aslında bir ay öncesine dayanıyor;

Vadili’de Şahin Sapsızoğlu’nun evinde yapılan MYK toplantısından sonra Genel Başkan Turgay Avcı, Hüseyin Alanlı ile Sinan Bağdatlı’yı kendi evinde davet ederek çok özel bir görüşme yaptılar.

Bu görüşmede, Turgay Avcı UBP ile bir koalisyon ortaklığının olasılığından bahsetti ve bunun gerçekleşmesi halinde kendisinin bakan olacağının kesin olduğunu, bakan olduktan sonra ise Hüseyin Alanlı’yı müsteşar yapacağını vaat etti.

ÖRP’den kopma operasyonu bu geceden sonra hareketlendi ve her iki partili de UBP ile işbirliğinin partinin sonu olacağını parti içinde yayarak istifa listesi hazırlamaya başladılar.

Aslında olayın bir başka boyutu daha var;

ÖRP Genel Başkanı Turgay Avcı, bir yandan DGP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile işbirliği yemeklerine katılırken, diğer yandan UBP ile de dirsek temasında bulunuyor ve parti içinde kendine yakın olan arkadaşlarına ‘Tahsin’den bir b.k’ olmaz diye şikayette bulunuyor.

DP’yi de miyadını doldurmakla suçlayan Avcı’nın asıl hedefinin UBP ile bir işbirliği olduğu da böylelikle su yüzüne çıkıyor.

Şimdi Turgay Avcı’yı bu konuda açıklama yapmaya davet ediyoruz.

 

Mimoza Otel’in tahliyesini geciktiren icra memuru kim?

Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gücafer’in iki avukatı silahla tehdit edip Güney’e kaçmasının ardından perde gerisinde kalan bazı olaylar da gün yüzüne çıkmaya başladı.

Mimoza Otel’in tahliyesinin aslında borcun ödenmediği 2007 yılında başlatıldığını ifade eden kaynaklarımız, kıdemli bir icra memurunun tam dört yıldır tahliye işlemlerini yapmamak için çeşitli bahaneler uydurduğu ve böylelikle geciktirdiği iddia ediliyor.

İlgili memurun yapılan soruşturmada yolsuzluk olaylarına da karıştığı bildirilirken, konunun bakanın da bilgisi dahilinde olduğu söyleniyor.

Şimdi Sayın Tatar’a soruyoruz;

Mimoza Otel’in tahliye işlemlerini geciktiren ve rüşvet aldığı da bilinen memur kimdir?

Rüşvetçi memurunuzun adını siz mi açıklayacaksınız yoksa bu işi bize mi bırakıyorsunuz?

 

Özel Kalem’in eşi istihdam edildi, ortalık karıştı!

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı Özel kalem Müdürü Koralp Şerifoğlu’nun eşi Özlem Şerifoğlu’nun Mağusa Çalışma Dairesi’nde istihdam edilmesi KTHY eski çalışanları arasında infialle karşılandı.

Özel kalemin eşinin kızlık soyadı olan Özlem Keser ismiyle istihdam edildiği söylenirken, konuya tepkisini koyan KTHY eski çalışanları, Özlem Keser’in de eski bir KTHY çalışanı olduğunu ancak, istihdam için yüklü bir maaşı olan birinin eşinin istihdam edilmesinin tek kelimeyle rezalet olduğunu ifade ettiler.

 

Uyanık Şemsi!

Afrika Gazetesi’nde dün belgeleriyle yayınlandı.

Merkez Bankası raporuna göre Unıversal Bank patronu Şemsi Kazım, kendi hesabındaki paraya müşterilerinin tam iki katı oranında faiz uygulaması yaptırmış ve bunu da bilgisayar oyunuyla saklamış.

Çok sayıda müşterisi faiz mağduru olup, elindeki varlığını kaybederken, o servetine servet eklemiş!

Eklemeye de devam ediyor!

Bakkaldan bir ekmek çalanın 6 ay hapis yattığı bir ülkede, haksız kazanç sağlayanlar yargı önüne çıkarılmayıp hesap sorulmazsa, o devletin yargısından kuşku duyulur.
Bu konu hükümet için çok iyi bir sınav olacak.

Alacağı notu da vatandaş belirleyecek

gunun-foto_raf_.20111118022200.jpg

MESAJ KUTUSU

Sayın Ahmet KAŞİF, öyle sağa sola telefon edip şikayet etmekle bu işler düzelmez. Oğlunuzun kulağını çekeceksiniz ve işlerini düzgün yapacak. Hadi siz şimdi bakansınız, gün gelip bakanlıktan inince kendisi sudan çıkmış balığa dönmez mi?

Sayın Halil ORUN, dün sizin bölgedeydim vatandaş sinema binasının ne zaman hizmete açılacağını sordular. Uzun kış akşamları başka türlü geçmez, ilk filme ben de kesin geleceğim ama patlamış mısırlar sizden, tamam mı?

Sayın Koralp ŞERİFOĞLU, elbette bir özel kalem müdürünün de eşi devlette istihdam edilebilir ama ha keşke ülkede bu kadar sıkıntılı vatandaş varken, öncelik sizin eşinize yapılmasaydı.Dün bu konuda telefonlarım hiç susmadı.

Sayın Hüseyin ANGOLEMLİ, önceki akşam Yedikonuk’ta parti kurmayları ile birlikte garavolli ve ciğer partisinde TDP’ye katılımları bağlamışsınız. Mustafa Emiroğluları ile aynı masaya oturduysanız kesin aç kalmışsınızdır değil mi?

Sayın Ertaç HAZER, internet ortamında 15 kasım bayramı için ‘dandik bayram’ tanımlaması yapmanız hiç de hoş olmadı. Dandik bir ülkenin içinde yaşayan vatandaşlar da dandik olmaz mı? Bir düşünseniz diyoruz!

Sayın Serdar DENKTAŞ, birleşik faiz yasası konusunda kayınpederinizin de adı anılmaya başladı. Faiz mağdurları konusunda bir açıklama yapmayı düşünüyor musunuz, yoksa başınızı kumun altına mı soktunuz?

Sayın Tahsin ERTUĞRULOĞLU, Turgay beyin sizin parti için ‘bunlardan bir b.k’ olmaz demiş. Acaba ne demek istedi? Gübrenin epey pahalı olduğu bir dönemde iltifat etmiş olabilir mi?

Sayın Oğuz ÇAĞATAN, siz DP’ye katılımlar konusunda bilgim bile yok diyorsunuz ama yükleme belgeleri öyle demiyor. Dua edin de belgeler şu anda basında yayınlanmadı. Ama bu yayınlanmayacak anlamında da değildir tabi ki…

Sayın Naci KAYA, tasdik memurluğu izniniz hayırlı ve uğurlu olsun. Artık ipin ucunu kaçırdılar. Size kıyak geçenler aslında pastanın küçüldüğünü görmüyorlar. Hayırlı işler dileriz.

Sayın Tevfik GÖREN, Karpaz bölgesinin tek sosyal hizmet uzmanı olarak bölge halkının büyük taktirini kazanıyorsunuz. Ağır şartlarda büyük özveriler göstererek yaptığınız işler umarız tüm kamu çalışanlarına örnek teşkil eder.

Sayın Mehmet ÇAKICI, medya desteği bakımından CTP’li kalemşörlerle baş edebilmeniz için, medya gücünüzü artırmaktan başka çareniz yok. Biraz paraya kıyıp parti gazetesine yatırım yapmakta yarar var.

Sayın Halil FALYALI, Erhan Başay size Lefkoşa’dan meydan okuyor. Hafta sonu sizin sahada oynanacak Çetinkaya maçı için hayli iddialı olduğunu ve ortaya bir tepsi baklava koyduğunu söyledi. Var mısınız, yok musunuz?

Sayın Serdar SARI, doğup büyüdüğünüz Mehmetçik’te bir kebap salonu açmak için yaptığınız girişimler hep bürokratik engellere takılıyormuş. Bir hafta sonu bakanlar kuruluna mangal yakın ki tüm sorunlarınız çözülsün.

Sayın Hüseyin Avkıran ALANLI, demek ki müsteşarlık teklifini reddettiniz. Aslında bu kıtlıkta iyi olmaz mıydı? Hem siyaset için de iyi bir zemin hazırlamış olurdunuz.

Sayın Erkut YILMABAŞAR, yani saman altından su yürütüyorsunuz ama bizim gibi küçük ülkede değil çiftlikte dağın başında bile kebap yeseniz kokusu duyulur.

Sayın Ejder ASLANBABA, şampanyayı patlatmanın zamanı geldi değil mi? Rüyalarınız artık gerçek oluyor. Şimdi takipçiniz olacağız, eğer yurt dışından yatırımcı gelmezse yandığınız gündür bilesiniz.

Sayın Erdinç GÜNDÜZ, dişlerinizi değiştirmek için her Allahın günü kliniğe gittiğinizi öğrendik. En azından 10 yaş genç gözükeceksiniz umarız hanfendi bu işe bozulmaz…

Sayın Tahsin MERTEKÇİ, parti genel sekreterliği için bir adım önde olduğunuz söyleniyor. Amatör de olsa gazetecilik her türlü işe yarıyor değil mi?

Sayın Engin ARI, havalar soğudu ve çorba mevsimi geldi. Ama sizin patron bizi beraber çorbacıda görürse ne der acaba? Bir akyam ayarla da onu da götürüp kelle paça ısmarlayalım.

Sayın Öztürk KESKİNEL, kulağıma hiç de hoş olmayan şeyler fısıldadılar. Bu işi takip ediyorum bilesiniz. Bizi izlemeye devam ediniz.

Sayın Servet DORAK, 15 Kasım kutlamaları için sipariş verdiğiniz o muhteşem pasta neydi öyle? İstanbul gibi dev bir metropolda yaşamanın faydaları değil mi? Başarılı çalışmalarınızın devamını dileriz.   

 

Günün Fıkrası : Dikkat!

Amerika'da ölen bir kadın için kilisede cenaze töreni düzenlenmişti. Tören sonunda cenaze görevlileri tabutu taşırken, tabutun ön bölümünü yanlışlıkla kilisedeki sütunlardan birine çarptılar.

Bu olaydan sonra tabuttan bir inilti sesi duyuldu. Tabut açıldı ve öldüğü sanılan kadının yaşadığı anlaşıldı.

Bir süre hastanede tedavi edilen kadın iyileşti ve 10 yıl daha yaşadı.

10 yıl sonra öldüğünde ise cenaze töreni yine aynı kilisede yapıldı. Tören sonrası görevliler tabutu taşırken, kilisedeki aynı sütunun önüne geldiklerinde, ölen kadının kocasının, arkalardan sesi duyuldu;

"Lütfen sütuna dikkat ediniz......."

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31