Dün “kredi kartı borcum” ile ilgili yazdığım yazının ardından telefonlarım gün boyu hiç susmadı...

Mail adresime onlarca aynı ve/veya benzer sorunlardan mağdur olmuş kişilerin gönderileri geldi...

Ve sosyal paylaşım sitelerinde benzer yorumlar yapıldı...

Demek ki bu konuda benim gibi mağdur olanların sayısı azımsanacak gibi değil...

Peki, ben bu yazıyı neden yazdım?

Amacım kimseyi kötülemek ya da kendi özel kurumlarımızı zora sokmak değil...

Sadece başımdan geçen gerçekleri yazdım...

Ve inanıyorum ki doğruyu yaptım...

Çünkü dün birçok kişinin bu mağduriyetini haykırmasına bir nebze olsun sebep oldum...

Yazıma ilk tepki Mete Özmerter’den geldi...

Değerli Mete sosyal paylaşım ağından el verdiğince “kredi kartı kullanımı” hakkında bilgi vermeye çalıştı...

Ayrıca ilgileneceğinin sözünü de verdi...

Ve kısa zamanda ilgilendi de!

Dün saat 12:15’te bana telefon ile ulaştı ve konuyla ilgilenip, beni öğleden sonra bilgilendireceklerini söylediler...

Yalnız hemen bilgilendirememelerin sebebi kendileri değil, bendim...

Dün öğlen cenazeye gideceğim için bunu kendisinden ben talep ettim...

Ve yine verdikleri sözde durarak beni saat 16:24’te aradılar...

Arayan çalışan benden mail adresimi istedi...

Nedeni ise, 560 TL’yi araştırdığını ve bana en geç 15 dakika içinde mail atarak bilgilendirmek istediğini söyledi...

Ayrıca mail ile ilgili bir sıkıntım olursa onlara tekrar mail ile dönmemi de rica etti...

Kendisine mail adresimi verdim ve beklemeye başladım...

Ve hala daha o mailin gelmesini bekliyorum...

Tabii ki hemen önyargı ile yaklaşmıyorum...

Bir harf eksik yazmış ya da bir harf ben eksik vermiş olabilirim...

Çünkü ikinci kez bana sormadığı için emin olduğunu düşündüm...

Neyse, söylediğim gibi benim dünkü yazıyı yazma amacım özellikle yerli bankaları kendi toplumlarına karşı daha duyarlı davranmaları yönünde uyarmaktı...

Yoksa kişisel bir çözümün peşinde koşsam işimi sesiz sedasız da halledebilirdim...

Tıpkı bazılarının yaptıkları gibi...

Mete Bey’e duyarlı davranıp bana ulaştığı için teşekkür ederim...

Ancak bu ortada duran sorunu çözmeye yetmiyor...

Henüz ben bile bu iletişim çağında iki gündür bir türlü “ekstra 560 TL”yi öğrenemedim...

Ya sesini çıkartmaya korkan vatandaşım nasıl öğrenecek...

Ve/veya sorununu nasıl çözecek...

Ben bankalarmızdan ve bu yasaları düzenleyen vekillerimizden çok basit birşey istiyorum!

Herkes borcunu ödesin ki bankalar mağdur olmasın...

Bankalar da hak ettiğinden fazlasını almasın ki, toplum mağdur olmasın...

Unutmasınlar ki, bu kişiler bugün sürdürdükleri lüks hayatlarını bu topluma borçlular...

Ve toplumun çökmesi ya da yok olması demek, bu kişilerin de yok olması anlamına geliyor...

Bakınız, yüzlerce kişi borcundan dolayı hapse düşme riskiyle burun buruna...

Elbette ki bu kişilerin içinde mağdur olmayan ve bankaları dolandıran kişiler de var...

Ancak bu kişilerin herşeye rağmen hayatlarına devam ettiklerini görüyoruz...

Hem de en lüks şekilde...

Ama benim zavallı emekçime acıyan yok...

Ne bankalar, ne avukatlar ne de bakanlar....

Hiçbirinin umurunda bile değil...

Yapmayınız ey arkadaşlar! Aynı geminin yolcularıyız ve hepimizin birbirimize ihtiyacı var...

Ben dün beni arayan kişinin ve bankasının bu konularda daha duyarlı davranarak öncü olmasını istiyorum...

Bıraksın yasa şunu der, mevzuat şunu anlatırı...

Bu toplumun bunları dinlemeye değil, kendisine el uzatana ihtiyacı var...

Evet artık sadece ben değil, herkes hala daha bekliyor...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31