(Joseph Goldstein'den)

 

Asya'da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir hindistancevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı kadar büyüklüktedir, yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz.

Maymun, tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar ve yiyeceği kavrar. Ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır.

Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz.

Avcılar geldiğinde, maymun çılgına döner ama kaçamaz.

Aslında bu maymunu, tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece onun kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki, bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür.

***

Kıbrıslı Türk çok tuzağa düştü!

Kıbrıslı Türk arzuladığı birçok olgudan mahrum kaldı!

Kıbrıslı Türk zihnine sokulanlara çok bağımlı kaldı!

Kıbrıslı Türk’ün elini açtığı, muhtaç kaldığı, bedeniyle, ruhu ile bağımlı olduğu çok oldu!

Çoğu kez tuzağa düştü!

İşte bizi tuzağa düşüren, orada takılıp kalmamıza sebep olan şey bağımlılıklarımızdan vaz geçemeyişimizdir. Kişisel veya zümresel çıkarlarımızın toplumsal çıkarlarımızın önüne geçmesine neden olan bağımlılıklarımızdan silkelenerek kendimize gelmemiz konusunda, umutlarımızın tükenmemiş olduğu, sandıktan çıkan sonuç ile bir kez daha gözler önüne serilmiştir.

Şimdi özgür olmamız için koşulları yaratabilecek şansımız mevcuttur!

Artık, elimizi soktuğumuz hindistan cevizinin içinden çıkarabilecek kudrete sahibiz!

Bilinçliyiz!

Uluslararası bağlamda, BM ve AB nezdindeki gelişmeler açısından ve Türkiye Cumhuriyet’inin çıkarları ile de örtüşmesi açısından hindistan cevizinin içine soktuğumuz elimizi çıkarmak, avcıları atlatmak ve sonra hedefimiz olan tatlıya ulaşacak planlamayı gerçekleştirecek donanıma, güce ve tecrübeye sahibiz.

***

Bir aydır beklemekte olduğumuz geçici hükümetimize teşekkür ederek en kapsamlı ve en yararlı biçimde hükümeti oluşturmak için yeterince çalışılmıştır.

Hükümet kurulması için uzun, ancak bir devlet için oldukça kısa olan bir aylık süreç içerisinde, siyasi partilerin, özellikle de CTP-BG’nin medyayı ve sosyal medya ile toplumsal yaşam süreci üzerinden bizlere tartıştırmış olduğu oluşumlar hepimize çok şey katmıştır.

Kim bilir, onlar da kulaklarını açmış ve bizleri dinlemişler ise bundan önemli fikirler edinmiş, halkın istediği, istemediği, beklediği, beklemediği düzenlemelerin neler olabileceğinin ipuçlarını edinmişlerdir.

Bu süreç hem bizlerin hem de koalisyonda bulunan ve bulunmayan siyasal partiler için bir kez daha büyük bir ders olmuş izleniminde bulunduğumuzu söylemek hatalı olmayacaktır…

***

İşte hindistan cevizi karşımızda!

Kanmak, yaşanmış hatalardan ders çıkarmayıp orada kalmak ve tuzağa düşmek gafletinde bulunma ihtimalimiz var mı?

Bağımlılıklarımıza, zihnimizdeki arzularımıza yenik düşebilir miyiz yeniden?

O halde haydi, bırakalım elimizdeki “tatlıyı”, serbest kalıp, özgürce yaşamak için hızla koşalım.

DP-UG, hiç kimsenin değil, tabanın ve halkın isteklerine kulak ver!

CTP-BG verdiğin sözleri unutma…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31