Gazetemiz yenileniyor.
Sayfa düzenleri değişiyor.
Bu yenilenme çalışmaları kapsamında da
bizden bazı ricaları oldu.
Her yazardan belli bir biçime uyan resim istendi.
Ayrıca yazılarımızı da belli bir kelime sayısında tutmamız rica edildi.
Bu işleyiş çoğu gazetede vardır.
Bu bir format/biçim çalışmasıdır.

Format yazıyı daha rahat okumamızı sağlar.
Belli bir düzen getirir. Bütünlük sağlar.
Format doğru biçimlendirmedir.
Neyi nerede bulacağınıza yardımcı olur.
Takip etmek rahatlaşır.
Kimlik yaratır. Farklılıkların uyumunu sağlar.
Ancak format aynı zamanda bir sınırlamadır da!

Yüksek lisansa başladığınız an
ilk öğrendiğiniz şey formattır.
Neyi yazacağınıza karar vermeden önce
hangi biçimde yazmanız gerektiğini öğrenirsiniz.
Artık tüm bilgileriniz ve fikirleriniz
o biçim/format içinde yoğrulmaya başlar.
Zaten bunu yapmaya mecbursunuz yoksa geçemezsiniz.
Format her ne kadar düzen ve bazı açılardan rahatlık sağlasa da
kendini pek göstermeyen, fark edilmesi zor
fikirlerinize bağlanmış sağlam bir kelepçe gibidir.
Uçmayı, coşmayı, samimiyeti .....sınırlandırabilir.
Monotonlaşmaya daha da önemlisi arayışı bırakmaya yol açabilir.
Herkesin sadece bir biçimde düşünmesine,
Konuşmasına ve yazmasına neden olabilir!!

Bilimsel araştırmalarda kişileri, toplumları, kültürleri
nasıl incelenmesi ve bulguların
nasıl yazıya dökülmesi gerektiği konuları için o kadar kafa yorulmuştur ki
araştırmanın kendisi neredeyse arka planda kalmıştır.
Bu nedenden dolayı da eleştiriler almaktadırlar.

Format, resmi veya grafikleri nasıl koyacağınızı, yazıda referansları
ne uzunlukta nasıl kullanacağınızı, tüm yazının uzunluğunu,
kelime sayısını, satır aralıklarını, renk kullanımını,
hangi tür kağıt kullanacağınızı, cildin nasıl olacağını,
nerede italik, nerede büyük harf yazacağınızı
başlığın uzunluğunu, kendinizden ne kadar söz edip edemeyeceğinizi,
adınızı nasıl ve nereye yazmanız gerektiğini ve
her paragrafı, cümleyi, kelimeyi hatta harfi belirler.

Doktora tezimi bitirdiğimde
önce format kontrolü için teslim ettim.
Ellerinde cetveller sayfayı ölçüp biçtiler.
Bu değerlendirme düşündürücü ve farklı bir şekilde acı vericiydi.
Yılların çalışması cetveller, cm’ler ve
sayfa sayısı ile değerlendirildikten sonra
okunmaya başlanacaktı!

Akademik dergilere de baktığınız zaman
Dergiyi tanıtan bir sayfalık yazı vardır.
Ardından beş, altı sayfalık makale yollamayı düşününler için
formatın nasıl olması gerektiğini açıklayan yazılar gelir.
Son zamanlarda format sözcüğünü
televizyondaki yarışma programlarında da sıkca duymaya başladım.
Formatımız bu değil lütfen o konuya girmeyelin diyen sunucular ve hatta yarışmacılar var.

Formatın içerikle ve o işin ruhu ile beraber yaratılması belki de en iyi uygulamadır
Formatın, yaratıcılığın, merakın ve içeriğin harmanlaştığı işler en zorları ve bence en iyileridir. Formata faydalı olduğun için uymak ancak sınırlandırıcı olduğu için de onu zorlamak gerklidir.

Fikirlerimi aktarırken ben de ikide bir kelime sayısını kontrol ediyorum.
Bu noktada düşüncelerimi kesmeliyim yoksa formatın dışına çıkacağım!!
Uymam gereken bir format olduğu için yazımı burada kesme......

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31