Dünkü gazeteleri karıştırırken, çok ilginç bir haberle karşılaştım.

Bizde köşe yazmak, çok da kolay bir iş değidir.

Son elli yıldır, sabah kalkarsınız, Kıbrıs Sorunu, akşam yatarken gene Kıbrıs Sorunu!

Farkındaysanız, bu dönem, Yoğunlaştırılmış Görüşmelere rağmen, içimizden Kıbrıs Sorunu yazmak gelmiyor artık!

Kendi hesabıma ümitsizliğimden değil!

Çünkü bu memlekette anlaşmanın, genellikle bu usanç ortamlarında ortaya çıkıverdiğini, tarihten biliyorum.

Usandığımdan…

“Çingine’nin kırk hikâyesi varmış, kırkı da kasnak üzerine imiş” darb-ı meseli gibi, kırk yıldır Kıbrıs Meselesi yazmak, sanki de zekâmıza hakaret etmek gibi geliyor artık…

Oysa, İsrail’den tutun da Kürt sorununa kadar bin türlü dertle uğraşan Türkiye basınında,  yazmak, bir şans değil mi?

Konu, İbadullah…

Bazı köşe yazarları, bir günde birkaç konuya değinme ihtiyacı duyuyorlar.

2003’ten bu yana, Kıbrıs Türk basınında Türkiye’nin meseleleri ile ilgili yazı yazmak ise prim yapmıyor!

Okunmuyor…

Sanki de bütün fikir dünyamız, oradan yönlendirilmemiş, yönlendirilmiyormuş  gibi…

Okuduğum ilginç habere gelince…

Türkiye’nin Gazipaşa kıyılarında, ki tam Girne’nin karşısına düşer, geçen gün balıkçıların ağlarına takılan bir balık, dikkat çekmiş!

Çünkü balığın ne balığı olduğunu anlayan çıkmamış! 110 cm. boyunda, 6.650 gram ağırlığındaki bu balığı tanıyan çıkmayınca, bir meraklı resmini çekip,  Akdeniz Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi’ne göndermiş, “bu ne balığıdır?” diye!

Doç. Dr. Mehmet Gökoğlu da bakmış bakmış, bunun Hint Okyanusu, Güney Doğu Asya ve Batı Pasifik Okyanusu’nda  görülen, bilimsel ismi "Chanos Chanos" olan Süt Balığı, olduğuna karar vermiş!

Akdeniz’de böyle bir balık, yaşamıyor!

Bunun boyu, 180 cm.ye, ağırlığı da onaltı kiloya kadar, çıkabilirmiş!

Doç. Gökoğlu, bilim insanı kimliği ile kendi görüşünü teyit edebilmek için, İsrail’li meslektaşlarına da başvurarak, hem tespitini sorgulamalarını istemiş ve hem de İsrail’de özel havuzlarda bu balığın üretilip üretilmediğini sormuş!

Öyle ya?

Belki de özel bir havuzdan denize kaçmış bir örnektir!

Değil! İsrail’de de böyle bir tür yetiştirilmediği gibi, Dr. Gökoğlu’nun tespitine, Musevi meslektaşları da katılmışlar!

Pasifikten başlayıp, Hint Okyanusu ve Güney Doğu Asya kıyılarında yaşayan bir balık!

Hasbel kader bir defa Hint Okyanusu havzasına gidebilmiş, balık yemeği de seven biri olarak, gitmeden “ne yenilir” faslından araştırma yaparken, “King of the Ocean” isimli bir balıktan söz edildiğini işitmiştim.

Gidip tattık…

Lahos tadında bir balıktı...

Güzel yani…

Bu Süt Balığı’nı duymuş değilim…

Ama geçen gün “dünya değişiyor” derken,  sanki de “abdala söyletir” gibi, bilgisayardan yola çıkıp, teknolojideki değişimin insan zihnine yansımasını anlatmaya çalışmıştım.

Teknolojideki değişim, doğayı da etkiler elbette… 

Pasifik balıklarının tadına bakmak için, on küsur saat uçmaya gerek yok demek ki!

Sabırla beklerseniz, onlar sizin ayağınıza da gelebiliyorlar artık…

Bilgi Çağı ve İletişim Devrimi, balıkları da mı etkiliyor nedir?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31