Nihayet nüfus konusu sonlanıyor.

Belki de yeni başlıyor.

Bu yazıyı yazmak için bilgisayarımın başına oturdum.

Sağ tarafımda müthiş bir ağrı başladı.

Diş ağrısı.

Diş, kendi küçük ağrısı büyük.

Diş küçük ama kökleri ile insan vücudunun bir parçası.

İstediğiniz kadar üstünü oyun, içerisine dolgu yapın yine de yeri, önemi ve sızısı bellidir.

Elbette kökleri sayesinde.

Konu tabi ki benim diş ağrım değil.

Kıbrıs Türk halkı, Kıbrıs adasına yıllardır kök saldı.

İstediğiniz kadar, içine dolgu yapın yine de yeri ve önemi bellidir.

Bu coğrafyaya kök salmıştır.

Bu ülkede yaşayan kimseyi birbirinden ayırdığımız yok elbette.

Bu toprağa kök salan, geleceğini bu ülkede gören herkes nazarımızda birdir. 

Pazar günü sayım var.

Sayım yapılmasına değil ama yapılış şekline benim de itirazım var.

Aylardır tartışılıyor, nüfusumuz.

Kimisi 280 bin, kimisi çok kalabalığız, kimisi de 800 bin varız diyor. 

Yani ortada tam anlamıyla bir belirsizlik durumu hakim.

Dünya üzerinde nüfusunu bilmeyen bir başka devlet ve devlet yönetimi var mı acaba?

Yapacağınız yatırımlardan, toplayacağınız vergiye, askeri gücünüzden prestijinize kadar her konuyla alakalı bir durumdur nüfus.

Ayrıca bir depodaki mevcudu sayar gibi de sayım yapılmaz.

İnsanları eve kapatarak, binlerce insanı görevlendirerek eldeki stoku belirleme yöntemi artık tarih oldu.

Böyle bir günde devlet halkına hissettirmeden, günlük yaşamı etkilemeden bu görevini yapacak tedbirleri almalı.

Her sayımda bu son denilen sokağa çıkma yasağı ile yapılan nüfus sayımı artık çağdaş bir yapıya kavuşturulsun.

Nüfus sayımı için yapılan eleştiriler yeniden alevlendi.

Ama bir farkla.

Bu defa nüfus sayımı yapılmadığı için değil, aksine yapılacağı için eleştiriler var.

Bu noktada hükümete olan güvensizlik nedeniyle bazı yaklaşımlara hak verebilirim.

Mesela, kaçaklar konusu.

Yeri, adresi belli olmayan ülkeye giren fakat çıkışı olmayan insanlar sayısal olarak belirlenebilecek mi?

Yani daha net bir ifade ile Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşayan herkes ortaya çıkacak nüfus rakamı içinde olacak mı?

Bir türlü çaresi bulunamayan kaçak yaşam ve bu kıstas içinde bulunan insanlar için nasıl bir yaptırım uygulanacak.

Toplumun esas merak noktası bu soruların cevabındadır.

Bunun yanında hem nüfusun bilinmemsini, hem de yapılan çalışmayı eleştirmek ne kadar mantıklı.

Güney Kıbrıs’ta ekim ayında başlayan nüfus sayımı devam ediyor.

Tahmin edilen rakam 810 bin civarında.

KKTC’de sistemli ve güvenli bir giriş-çıkış kontrolü olsa, nüfusunu yöneticilerinin bile bilmediği bir ülke olmazdı.

Biz nüfusumuzu tahmin bile edemiyoruz.

Olay nüfusu sayıp belirli veriler elde etmekle de bitmez.

Başta eğitim, sağlık ve bir çok alanda altyapı planlamalarının sağlıklı bir şekilde yapılması gerek.

Bugün koşullar devam edecekse nüfus rakam olarak 280 bin veya 800 bin olsa ne fark eder?

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31