1974’te Temmuz çok sıcaktı.

Taşlar yanıyordu.

Duman çıkıyordu.

Serinlemek için girilen deniz bile “of” diyordu.

O sene tuhaflık vardı ama neydi…

Bunun altından bir şeyler çıkacaktı ya…

İlk ateş duyulana kadar kimse bilemedi sıkıntıyı.

Ve dağlar patladı.

Sıcağa barut karıştı.

Ateş oldu, yaktı her yeri…

Ve kan.

Ve gözyaşı.

Sonra…

Bugüne silahların gölgesinde değil, sıcağında geldik.

Nefesini hissettik ensemizde…

Hep parladı üstümüzde.

Yetmedi daha silah geldi…

Yetmedi dahası.

Sanki batmayan uçak gemisi değil, barut fıçısıydı burası.

Gitmeyip direnenler silahlara alışmalıydılar.

Uymalıydılar kuralına…

Silah “yasak” diyorsa, yasaktı.

Emir veriyorsa, emre uyulmalıydı.

Ve kalanlar kurallara uydular.

Uymayanlara marjinal dediler…

Ve onları vatan haini ilan ettiler.

İşte onlar marjinal diyenler,  her şey tamammış gibi tiyatro oynuyorlar bu sahnede.

Hepsi de birer aktör…

Yaptıklarına hiç şaşırmıyorum o yüzden.

Eskiden evcilik, lingiri oynardık, şimdikilerse seçim diye bir oyun oynuyorlar.

 Seçimcilik oyunu.

Seçtiriyorlar kendilerini.

Sıcağı sıcağına…

Temmuz sıcağında…

Tam da burada yani silahların idaresinde...

Aslında tiyatro 1974’ten önce başlatılmıştı…

Sahne çalışmaları, kıyafetler, ekipmanlar…

Zaman almıştı.

Her şey hazırlanıp günü geldiğinde oyun başlatılmıştı.

Devam ediyor bugün de…

Aday oluyorlar mesela seçimcilik oyunlarında.

Tüm hızıyla yarışıyorlar.

Normal bir yerdeymişiz gibi sigara fabrikasında meclis bile kurdular.

Meclisinde bu yerin kavgalar yapıyorlar…

Kim kazanacak tartışmaları sürdürüyorlar.

Hatta Dolarlar uçuşuyor kürsülerinde, “rüşvet” alanlar verenler bile oluyor…

Meclislerinde kurallar koyup onun dışına kimseyi çıkartmıyorlar…

Çıkanları yakalatıp hapse attırıyorlar.

Polisleri var ancak polislere emir silahtan.

Ceza kesiyorlar, cop sallıyorlar, TOMA istiyorlar.

Aktörler meydanlara çıkıyorlar seçim zamanı…

Konuşuyorlar.

Seçmenlerinden oy beyan ediyorlar.

Sonra…

Sandık günü…

Vatandaş normalmiş gibi aktörlere oy veriyor…

Oysa oy vereler de tiyatronun birer figüranları.

Seçiyor kendini idare edecekleri…

Ki sandıktan çıkanlara bakıyor,” benim yetkim yok ki diyor” milletvekili diye çıkanlar.

Bakan olanlar.

Yetki silahta…

Kuralı o koyar, parayı o verir…

Uygulaması aktörlerde.

İşte tam burada bir Temmuz sıcağında, birileri çıkıp uyarıyor…

“Bunlar oyun, oyuna gelmeyin, oy vermeyin…”

Sebep çok basit…

Bir bardakta bir çıngı tuz gibiyiz.

Ne suyun tadını değiştirebiliriz, ne rengini…

Suya tuz olmayın diyor birileri.

Bırakalım kendileri seçsinler, kendileri seçilsinler…

Kendileri oynasınlar kendileri seyretsinler.

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31