Jacques Derrida bu yüzyıldandır. Felsefesi bizimle aynı çağı yaşayarak oluştu.

Derrida’nın etkinliği yalnızca felsefeyle sınırlı olmadı. 60’lardan sonra yoğunlaşan siyasal konjonktür içinde ırkçılık karşıtı hareketlerde yer aldığı, Fransa’daki Cezayir’li mültecilerin haklarını desteklediği ve ayrıca Soğuk Savaş dönemi Çekoslavakya’sının muhalif hareketlerini desteklediği ve bu nedenden 1982 yılında aynı ülkede tutuklanmış olduğu bilinmektedir. Körfez savaşı sırasında ise Alman filozof Jürgen Habermas’la birlikte Frankfurter Allgemeine’de kaleme aldıkları bir yazıda, dünya entelektüellerini ABD’nin Irak’a karşı giriştiği saldırıya tavır almaya ve Avrupa’nın dünyadaki yerini yeniden tanımlamaya giriştiği bilinir.

Avrupa Birliği’nden Hayvan Hakları’na kadar felsefeler üreten Derrida’nın temel aldığı ve ürettiği teorem Yapısökümü’dür.

Bir eleştiri teorisi olarak sunulan felsefede Derrida bir çok metni yapısökümüne uğratırken, bilinen bir çok felsefeyi de aporial bir şekilde yerle bir etmiştir.

***

Yapısökücü eleştiri yapısalcılığa ve dilin durağan bir sistem olarak gören ve kapalı okuma yöntemini benimseyen görüşlere bir tepki olarak doğdu. Yapısökücülere göre şiirleri ve romanları kapalı bir varlık olarak görmekten kaçınmak gerekir. Yapısökümcü yaklaşıma göre, edebiyatı indirgenemez bir çok anlamlılık, sonsuz bir oyun gibi görmesi gereken eleştirmen, şiirdeki ve romandaki kesin anlamları tespit etmek zorundadır.

Derrida “Beşeri Bilimlerdeki Yapı, İşaret ve Oyun” başlıklı makalesinde post-yapısalcılığın yaratılmasında en etkili görüşlerini ortaya koydu. Derrida bilinebilir merkez diye tanımladığı öze karşı, yapının dilin farklı oyunlarını düzenlediğini, fakat her nasılsa yapının bazen oyun olarak kaldığını ileri sürdü. Derrida’nın yapısalcı anlayışa getirdiği eleştiri, yapısalcılığın özünü meydana getiren orijin kavrayışının eleştirileceğinin müjdesini verdi. Bilhassa Derrida tarafından sınırları çizilen yapısökücülüğe olumsuz terimler ışığında bakılırsa, gerçeği ve gerçek anlamı hiçbir şeyin veremeyeceği bir sonuç ortaya çıkar. Yapısökümcü terimlere olumlu açıdan bakarsak, Derrida ve diğer yapısökümcülerin gerçekten oldukça yorucu bir işe kalkıştıkları görülür. Yani yapısökücüler, kendi bilincimizde görülen yeni bir yorumlama metodu geliştirmeye çalışmışlardır.

***

Bu bilimsel detaylar geliştirilen düşünce altyapısı, tüm seçenekleri sınırlı kılmayan ve “ya şu, ya da şu” seçme kavramlarından ya da “ne şu, ne de şu” ret kavramlarından öteye taşıyarak “hem şu, hem de şu” konsensüslerini doğuran temellerdir.

Görürüz ki aslında bir teorem yaşamın içinde ve yaşam bu teoremin içindedir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31