Sabahın erken saatinde kalkıp bir tur attım Girne sokaklarında.

Hava sabahın serini ve hafif rutubeti ile nemliyken dağlara baktım.

Dağların başında çöreklenmiş beyaz bulutlar.

-Eyvah, dedim bugün de yağacak bu mübarek.

Yıllarca kuraklık yaşamış bir ülkenin bireyi olarak yağması muhtemel bahar yağışı için içimden “eyvah” dedim

Kızdım da aslında ama sonra da pişman oldum. Çünkü su hayattır, yağmur da su.

Ve yılların kuraklığı ile yerleşiklerin çokluğu bizleri su için de dışarıya muhtaç duruma soktu.

Yerleşik dedim de anlatayım…

Eve geldim üstüm başım ter.

Kapıyı tam açarken…

-Abi..

İrkildim bu ses ne diye de korktum.

Öyle ya bahçeye girerken kimse yoktu bu ses nereden gelmiş olabilirdi?

-Kimsin?

-Abi bahçeyi temizleyim mi bak her taraf ot olmuş…

-Kim çağırdı seni?

-Abi geçerken bahçeyi gördüm bir de seni fark ettim belki arıyorsunuz diye bahçıvan olarak geldim.

-Aramıyordum ama kaça temizlersin bahçeyi? diye sordum

-80

-Ne 80?

-80’e temizlerim .

-Nerelisin?

-Türkiyeli.

-Neresinden?

-Hatay.

-Neden buradasın?

-Abi beş çocuğum var üçü evli onlara para lazım.Ben Arapça da bilirim.Kuveyt’te uzun yıllar çalıştım.

Bu arada elinde sigara içerken konuşmalarına duman üflemek için ara veriyor.

-Peki çocukların evliyse neden onlar çalışmazlar da senden bu yaşta para beklerler.

-60 yaşındayım.İki çocuğum okuyorlar onlara para lazım.

-Seni vatandaş yaptılar mı?

-Hayır yapmadılar, müracaat da etmedim.Ama bir müddet sonra müracaat edeceğim.

-Hatay’da iş yok mu da buraya gelip burada iş arıyorsun kendine?

-Var.

-E neden buraya geldin?

-…     

-80 demiştin de nedir bu 80?

-Günlük yevmiye.

-Şimdi senin bir elinde kürek, diğer elinde sigara var.Diyelim yap dedim ve başladın.İki kürek bir sigara molası ile sen kaç günde bitirirsin bu tarlayı?

Öylece baktı tarlaya.Bir daha baktı,sonra sigarasından bir nefes daha çekti.

-Üç gün yeter mi abi?

-Yani 240…

-Evet.

-Vatandaş değilsen vergiyi nasıl vereceksin?

-???

-Ver telefonunu ben seni ararım…

-Doktor bey ben yine uğrarım sağol…

O giderken arkasından baktım ve düşündüm…Doktor bey…bu adam beni ilk defa gördü…nereden biliyor acaba ki doktorum?

Yerleşiklerden Hataylılar Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Abdullah Atlar dedi ki; Kaçak işçiler için bir af kaçınılmaz. Yaz tatiline girildiğinde bir ay süre içinde bütün cezada olan insanlar aftan yararlanıp çıkacaktır. Sonrasında yapılacak nüfus sayımının ardından da elini kolunu sallayanın Kıbrıs’a girememesi gerekir. Sosyal güvencesi sağlandıktan sonra da hükümet rahatlayacaktır”.

Ertesi gün sabaha doğru baktım elinde kürek Hataylı bana doğru baka baka o bölgede dolaşıyor.

Sanki bir şey soracak gibiydi.

Sormadı, yoluna devam etti.

Ama Lefkoşa Surlariçinde değil, Girne’de…

Gökdelen yapılacak yeri düşündüm.

Demek ki sırada Girne vardı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31