Başbakan İrsen Küçük, 28 yıllık cumhuriyet tarihinde önemli bir ilke imza attı.

Bugüne kadar gelmiş geçmiş hiçbir Başbakan’ın yapmadığını, yapamadığını yaptı.

Türkiye Diyanet İşleri Başkanı’nı bizzat ziyaret ederek, Kuzey Kıbrıs’taki, dini adımlarla ilgili müjdeler verdi, dinsel icraatlarını paylaştı.

Belli ki Başbakan’ın bu ziyaretine Diyanet de şaşırmış, “bugüne kadar ilk kez bir KKTC Başbakanı bizi ziyaret ediyor” dedi, Diyanet İşleri Başkanı.

Şaşkınlıktan ziyade bugüne kadar kimseciklerin yapamadığıyla Küçük’e avantaj sağlamaya çalıştı.

Eroğlu başaramadı ama kabul edelim ki, İrsen Küçük farkını ortaya koymayı başardı!

Bugünlerde enteresan şekilde, Allah’a daha yakın UBP yetkilileri.

Önce Cumhurbaşkanı Eroğlu, Kıbrıslı Türkler’in dini bütünlüğünden ve İslamiyete sığınışlarından bahseden açıklaması düştü gündeme.

O kadar ki, Rum Lider Hristofyas bile, şaşkınlıkla karşıladığını açıklarken bu cümleleri, dini konularda özgür olan Kıbrıslı Türkler’in Kıbrıslı Rumlara da örnek olabilecek bir durumda olduğunu işaret etti.

Tabii ki, Eroğlu’nun Erdoğan siyasetine şirin görünmek adına bu açıklamaları yaptığını söylemekten de geri kalmadı.

Bu şüphesiz ki, sadece Hristofyas’ın değil, sanırım Kıbrıs Türk toplumunun da genel bir görüşü.

Eroğlu geçtiğimiz gün de Müslüman topluma daha fazla cami yapılması gerekliliği üzerine bir açıklamada bulundu.

Belli ki, İrsen Küçük de Eroğlu’na topu kaptırmamak adına daha atılgan bir hamleyle kendini Ankara’ya Diyanet İşleri’ne attı bir solukta.

Zira önümüzdeki kurultay yarışı başta olmak üzere, Cumhurbaşkanlığı yolunda daha sağlam basıyor, İrsen Küçük.

Sırtını Ankara’ya dayıyor.

Talep ettiği desteğin karşılığını da peşinen ödüyor.

Sırf siyasi rant ve kişisel çıkar uğruna dinin siyasete alet edilmeye çalışılması din ve vicdan üzerinden, hesap çıkarılmaya çalışılması kabul edilemezdir.

Kıbrıslı Türkler yalnızlaşıyor...

Kendine en yakın konumdaki kendi siyasetçilerinden bile ayrı düşüyor.

Bugüne kadar farklı görüş ve siyasetleri kendi içinde sindirmiş olan toplum artık dini istismarla sınanma noktasına geldi.

 Önce sessiz sedasız YDU bünyesinde tam burslu İmam Hatip Fakültesi, ardından da yine özel imtiyazlarla apar topar ders yılı ortasında açılan İlahiyat Bölümü.

Normal şartlarda devlet öğrencileri için taşıma konusunda bile aciz kalırken, sadece ilahiyat bölümündeki öğrenciler için özel taşıma, barınma ve yemek hizmeti veriyor devlet.

Okulun bir tarafında başka öğrenciler bu öğrencilerin sahip olduğu imtiyazları uzaktan izliyor.

Din mükafatlandırılıyor!

Bunlar toplumsal yapıya son derece aykırı, son derece içselleştirilmesi güç adımlar.

Bir taraftan da değişen bir siyasi anlayışın ürkütücü göstergeleri.

Daha çok nüfus, daha fazla vatandaş, daha çok cami ve daha Müslüman bir toplum için yola çıkılmışken daha şuursuz bir siyaset var karşımızda.

Bakalım daha neler göreceğiz!


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31