“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var” sözü Türklere ait.
Hatır bilmektir bu.
Bir vefa..
İnsanca yaklaşmaktır, insanca yaklaşana.
Hatırladığım kadarı ile Kaddafi Ecevit’e Kıbrıs’a yapılan bölüp-paylaşma savaşında epeyce yardımda bulunmuştu.
Beklerdim ki başta ABD olmak üzere sömürgeci ülkeler, maşa kullanarak Libya’nın petrollerinin üzerine temiz temiz oturmak isterlerken Türkiye, “Durun yahu ne oluyoruz?” desin.
En azından halkın ayaklanması varsa bile bekleyip görsün durumu…
Ancak ne yaptılar gördük, başta yardımlarını esirgemeyen Kaddafi’ye ve Libya’ya…
Yine de günümüz dünyasında bu durum anlaşılabilir..
Çünkü her ülke o gün için sadece ve sadece en önce kendi menfaatini düşünüyor…
Hazır Libya’dan ve NATO’nun uyguladığı askeri müdahaleden laf açılmışken kafama takılan bir noktaya değineyim.
Aslında nokta değil bu kocaman bir delik hatta kuyu…
Daha düne kadar bizdeki bazı  gazetelerde Kıbrıs Cumhuriyeti’nin almış olduğu silahlar ve tanklar yazılıp eleştiriliyordu.
Yok efendim Hristofyas o kadar silahı kim için alıyor…
İşte gördünüz ki Rum tarafı bizi vurmak için silahlanıyor.Onların barış istedikleri yalan, gibi bir sürü ipe sapa gelmez yazılarla meşgul oluyorduk…
Somali’ye bakıyorum…
Hani RTE’nın, “açtırlar” diye yanıp durduğu ve yardım topladığı ülkeye.
İnsanlar fakir ve kuraklıktan dolayı açtırlar orada…
Tam aç hem de…
Öyle ki içilecek su bile bulamıyor, ölüyorlar.
Ve caddelerinde, tanklarla zırhlı araçlar volta atıyor, insanları aç Somali’nin başşehrinde.
Belki de yüzlercesi vardır o tankların ve binlerce mühimmat kutuları duruyordur yer altı cephaneliklerinde dopdolu.
Hem  de bugün yardım etmek için kendi halklarından üç beş toplamaya çalışır gözüken kapitalist devletlerden alınmış silahlar.
Eski SSCB ve Çin’de vardı askeri geçiş törenleri.
Ne kadar yeni güçlü silahları varsa meydanlara çıkartır dosta düşmana göz dağı verirlerdi…
Tıpkı köşeye sıkışmış farenin “saldırırım” ha der gibi tek silahı dişlerini göstermesi gibi.
Şimdi bir KKTC’de var o silahlı gösteriler bir de Kıbrıs Cumhuriyeti’nde…
“Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var” sözünün unutulduğu ülke Libya’dan bahsedecektim…
Tekrar döneyim oraya.
Birkaç haftada ne kadar güçlü silahı varsa yok edildi NATO uçaklarınca, Libya’nın.
Bugün eli kolu bağlı Libya için kapitalist devletler, savaş bittikten sonra silah satmak için sıraya girdiler…
Okumuşsunuzdur.
Düşündüm  de birkaç hafta gibi kısa zamanda “büyük” devletler küçük ülkelerin tüm silah gücünü sıfırlayabiliyorsa, bizim gibi daha da küçük ülkeler o kadar silahı törenler için mi alıyoruz? diye sordum…
Sordum işte…
Kimseyle baş edemeyeceği belli küçük ülkeler neden silahlanıp halkları Somali gibi açlık bizim gibi de rezillik yaşarlar?
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var mı gerçekten, yoksa bugüne kadar öğretilenlerin hepsi de yalan mıydı ?

Günün Karikatürü:

1.20110824121630.jpg
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31