“İyilik yap at denize”  derlerdi eskiden.

Şimdi ise, “iyilik yap, yaptığın iyiliği sabah akşam herkese duyur ” demeye başladılar.

Kıbrıs’ın başına gelen felaketten sonra çıkış arayan cumhuriyet yetkilileri tanımadıkları kuzeydeki kuruluştan, elektrik almak zorunda kaldılar.

Açtığım her televizyon ,okuduğum her gazete KKTC’den elektrik almak zorunda kalan Hristofyas’tan bahsediyor, mağduriyetinden “zafer” elde etmişler gibi.

Oysa ki, “memleketimiz işgal edildi, kendi topraklarımızda kaçak bir yapılaşma ve yönetim var” deseler de mantıklı olup en yakın pınardan kirlenmiş de olsa hayatta kalmak için su içtiler.

Ancak hazır böyle olmuşken iki tarafın da doğru adımlar atıp fırsatı değerlendirmeleri ve kendilerine değil ülkelerine yontup ileriye dönük doğru adımlar atmaları gerekirdi.

Kim bilir, yine de her şey bitmiş değil.

Unutulmamalı ki iki kişinin sığamadığı kadar dar bir köprüden tek tek geçmek , geçtikten sonra da birleşmek en doğrusu.

Bugün “esas” felaketin 37.yılındayız.

Ve ne yapılması gerektiği konusunda hala net kararlar alabilmiş değiliz.

Bir taraf, “gel kahveye gidip kahve içelim “ derken diğer taraf “hayır ben kahveye gidip kahve içeceğim” diyor.

Aslında doğru, değişemez.

Doğru şu ;1974 öncesi yapılanları yapmamak şartıyla, 1974 öncesine dönmek.

Neyse düşüncelerimizi şimdilik daha sonraya saklayıp günümüzde neler oluyor ona bakalım.

TC Başbakanı RTE, Kıbrıslıların karşı çıkmalarına rağmen, yeniden başbakan olduktan sonraki ilk “yurtdışı” gezisini bugün Kıbrıs’ın kuzeyine yapıyor.

Tüm karşı çıkışlara rağmen TC paraları ile sahillere ve tarlalara yapılmış betonarmelerin açılışlarını da yapacak gelmişken, tek seferde.

Geldiği bu “yurtdışını” yurt içi gibi algılamakta RTE.

Öyle  ki  şimdiye kadar görülmemiş biçimde reklam panolarını, tıpkı kendi ülkesindeki seçim öncesi yaptırdığı gibi kendi portreleri ile doldurtmuş.

Şimdi daha dikkatli olmak gerekir diye düşünüyorum, trafik kazalarının bol olduğu Kıbrıs’ın kuzeyinde…

Çünkü insan ister istemez, araba kullanıyor olsa da gözü o panolara takılıp kaza yapabilir.

Şöyle yazıyor panolarda; “Dünümüz bir, yarınımız bir. Tek yüreğiz”.

Bir de şöylesi var,“Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı beraberdi, şimdi de beraber, gelecekte de beraber olacaklar”…

RTE’nın geliş ile ne yapılmalı?

Karadenizlilerle beraber havaalanına gidip karşılama konvoyuna katılıp “padişahım çok yaşa” diye mi bağırmalı?

Yoksa, “Be efendi bu ülke insanına saygın yoksa buraya niye geliyorsun ?“ diye mi sormalı bilemiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da şu…

Çözümden sonra,  RTE’nin açılışlarını yapacağı tesislerle birlikte yasadışı yapılmış tüm inşaatların yıktırılması gerektiği.

O tesislerin sahibiyiz diyenler bu gerçeği bilmiyorlar mı ki  ısrarla gelip burada kaçak inşaatları yapıyorlar?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31