Son günlerde, bolus halinde birkaç kitap okudum, birkaçı da masanın üstünde duruyor. 

Son yıllarımızın iflah olmaz alışkanlığı, ya da yılların açlığı dolayısıyla, kitapçıdan gelir gelmez, Kıbrıslı yazarlara saldırdım. 

Ulus Irkat’ın 1974 Baf Çarpışmaları ve Kocatepe Olayı ve İbrahim Aziz’in Perde Aralığından’ını, bir solukta okudum. 

Öyle ya da böyle zaten “mutalli” olduğumuz konular ama Ulus’un kitabındaki eski Mutallo görüntüleri beni çok etkiledi… 

Sanki de o günlerde ben de Kasaba’da onlarla berabermişim gibi…

İbrahim Aziz’e gelince… 

Önce yazarı anlatmak lâzım… 

İbrahim, Mehmet Rauf’un ünlü Eylül romanındaki gibi, “hayatını bir vehme kurban ederek”, 1963’ten itibaren Rum tarafında yaşamış, belki de TMT’nin anti komünist saldırısından kurtulabilen, en önemli Türk komünisttir… 

“Bir vehme kurban etmek” dedim, çünkü AKEL MK’de milliyetçi ENOSİS politikasına karşı çıktığı için, oradan da dışlanarak, hayatının büyük bir bölümünü, “ Helenler arasında bir Türk” olarak, yalnız başına yaşamıştır. 

İbrahim Aziz’in kitabından öğrendiğim, Ayhan Hikmet ve Muzaffer Gürkan’ın, gerçekten de komünist oldukları ve AKEL MK’nin tek Türk üyesi, Derviş Ali Kavazoğlu ile temas halinde oldukları! 

Şimdiye kadar, ikisinin de sadece demokrat olduklarını ileri sürmekteydik! 

Bir de hayretlerle, Rauf Denktaş’ın iki avukatın cinayet tahkikatında, “Solcu olmak, hırsız olmak gibi bir şeydir…” dediğini de öğrendik! 

Üzerinize afiyet… 

Kendisine de sağlık dileklerimizle… 

İbrahim’in eline sağlık ama bizim ondan beklediğimiz, bambaşka şeyleri de yazması artık… 

Bu yazı eline ulaşırsa, nerden bahsettiğimi anlayacaktır… 

1964’te Mansura Olayları üstüne, MK’de söylenenlere karşı geliştirdiği tavırdan, şöyle bir bahsetmiş! 

Oysa o durum, Kıbrıs Solu’nun dönüm noktasıdır… 

Ve ayrıntılarını bilen İbrahim Aziz’den başka biri de kalmamıştır nerdeyse…

Ve nihayet, Kiriyakos Cambazis’in Kıbrıs Siyasetinde Milliyetçilik isimli, nefis çalışması! 

Cambazis, gerek genelde, gerekse Kıbrıs’ta milliyetçilik’in, psikolojik yapısını derinlemeye incelemekte… 

Hangi saiklerin insanı milliyetçi yaptığını, milliyetçi önyargıları, milliyetçi önyargıların nasıl tartışılmaz olduğunu ve sosyal psikoloji açısından, millyetçi bir toplumun içine doğulunca, nasıl etno-santrik bir zihniyet geliştirildiğini, insanın bundan kurtulmasının ne kadar zor olduğunu anlatıyor. 

Örneklerini genellikle adadaki Helen milliyetçiliğinden veriyor ama kitabı okuyunca, gerçekten de nasıl bir tek milliyetçi psikoloji olduğunu kavrıyorsunuz… 

Cambazis’in dikkati çektiği bir başka özellik de yıllardır benim de savunduğum gibi, milliyetçi bir zihniyetin içinde, sol ya da sağ olmanın çok da önemli olmadığı! 

Önce zihniyetle ilgili sorunların çözülmesi gerektiği…

Bu çok da kolay bir iş değil! Örnek olarak, belki de İbrahim Aziz ve Derviş Ali Kavazoğlu’nun hayat hikâyeleri, gösterilebilir…

Cambazis’i okumak lâzım… 

Hele Kıbrıslı iseniz…  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31