Bugünlerde gene Kıbrıs Türk tarihinin derinliklerine daldım, kaynaklara boğuldum ya? 

Ayrıntıların tümünü, elbette merak eden yayınlanacak yeni kitapta bulacaktır ama öyle ilginç noktalar çıkıyor ki insanın karşısına, kitabı bekleyemiyor!

Örneğin 1958-59’larda, adada Türk-Rum ayırımı gözetmeden Kişi Başına Düşen Milli Gelir’in 140 KL dolaylarında olup, bunun İsrail dışında bölgedeki en yüksek rakam olduğunu, bilmiyordum! 

İpin koptuğu yıl olan 1963’te ise ülkenin genel gayri safi milli hasılası içinde, Türkler’e düşen payın, %17.9 olduğunu da! Nüfusun %18’i, GSMH’nın %17.9’unu üretiyormuş, resmi rakamlara göre! 

Bu gözle bakınca, adil… 

Ama öte yandan, 1962 yılında toplanan gelir vergisinde, neden Türkler’in payının, %8 dolaylarında olduğunu, bir küçük ayrıntıyı gözden kaçırırsanız, anlayamazsınız! 

1960’larda, Türkler’in başlıca üretim alanları, memuriyet  (24.1) ve tarım ( 25.2) imiş… 

Diğer bütün alanlarda, bizimkilerin ürettiği, nüfus oranının altında! 

Mesele gelir vergisi ödemek olunca, bu yapıyla elbette ki karşı tarafın aleyhine bir eşitsizlik ileri sürülebilir! 

Ne var ki bu oranlar da ta Osmanlı’dan gelen bir özellikten dolayı Türkler’in elinde olup, İngiliz’in de teşvik ettiği bir durumun sonucudur! Onu da bilelim yâni… 

Tembel membel yok ortada… 

350 yıldır, kendine biçilen rolü oynayan bir halk var, o kadar…

Oranları bir yana bırakıp, gerçek rakamlara dönersek, 1960 ilâ 63 arasındaki üç yılda, bizimkilerin ürettiği değer, 6 milyon KL imiş… 

Ortalama, yılda 2 milyon…

Oysa 1964 yılında BM görevlisi Ortega’nın genel sekretere yazdığı rapora bakarsak, çatışmalar esnasında yalnız yıkılan ve tahrip edilen evleri dolayısıyla Kıbrıslı Türkler’in uğradığı zarar, 800bin KL dolaylarındadır. 

Başlıca üretim alanları memurluk ve tarım olan bu insanlar, olaylardan sonra, 100bin dönüm toprak kaybetmiş, memuriyetten çekilmiştir. 55 bin işsiz ve 20 bin göçmen vardır. Üretim, sıfır!

TCM, bu durumu toparlamak için Türkiye’den 1 milyon KL yardım istemiş, 1964 Kasımına kadar, 700 küsur bin KL alabilmiştir! “Hükümet” bankacılık oyunları ile yığınla sorun çıkarmaktadır. 

Göçmenleri barındırmak üzere çadır ve battaniye talepleri bile, “stratejik malzeme” gerekçesi ile engellenmektedir. 

Bir şey değil, 1963 sonbaharında toprağa atılan tohum da hasat edilememektedir. Arabulucu Galo Plaza’ya göre, 1964’te Kıbrıslı Türkler, buğday ve arpa gibi zahirelerde, ürünün ancak %20 dolaylarında, diğer tarımsal ürünlerde ise %10 dolayında yapabilmektedirler.

Buna karşın, 1968’de kapıların açılmasından sonra, 1971’de Kıbrıslı Türkler’in ürettiği toplam değer, 20 milyon KL’na, kişi başına düşen gelir de 170 KL’na  ulaşmıştır ama bu arada komşularımız, toplam üretim hacminde 212 milyon KL, kişi başına da 411 KL üretir hale gelmişlerdir. 

1963’te kimse yardım etmezken, üretimin %17.9’u, 1971’de ise %10’u… 

Meraklısı Aytuğ Plümer’in Kıbrıs’ın Ekonomik Tarihi isimli çalışmasına bakabilir… 

Rüstem Kitabevi Yayınları…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31