Son günlerde bazı ağızlar Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile olan ilişkilerine “işbirlikçilik” tanımlamasını yapıyor. Bu tanımlama, her literatürde, düşmanla işbirliğinde olanlar için yapılır. Tek dayanağımız Türkiye bizim düşmanımız mıdır ki onunla olan ilişkilerden “işbirlikçilik” diye söz edilir?.

Kıbrıs konusundaki görüşleri ve yaptıkları maalesef ırkçı ve hakimiyetçi Rum liderliğiyle tam uyum içinde olanlara hangi tanımlamayı yapmak gerekir o zaman?..

Rum tarafı, “düşmanlık” sözcüğünün kapsamına girmiş olan her şeyi Kıbrıs Türk halkına reva gören topluluk değil mi?..

Böyle bir tarafla uyum içinde olmak ve bize can istediğimizde can, kan istediğimizde kan veren Türkiye ile var olan ilişkileri ise “işbirlikçilik” olarak tanımlamak nasıl bir anlayıştır?..
           
Eşit ortaklığa ve paylaşıma dayalı birleşik devlet ütopyadır. Rum tarafı bilinen niyetlerini kesinlikle değiştirmedikçe koluna girilip birlikte yürünecek bir taraf değildir. Böyle bir yürüyüş Kıbrıs Türk halkını esenliğe ve kurtuluşa götüremez. Asimilasyonla tükenişe götürür… Rum tarafının vazgeçilmez politikasında Türklere siyasal eşitlik içinde hak tanıma ve adil paylaşımda bulunma  düşüncesi yoktur. Onlar hakimiyetlerini varlığımız ve irademiz üzerinden geçirerek tüm adaya yayma peşindedirler. Kıbrıs ortaklık cumhuriyetini yıkan kanlı Enosis kampanyasını Yunanistan’la birlikte bu amaçla yürütmüşlerdir. Avrupa Birliği’ne girmeleri ve bu birliğin rüzgarını arkalarına almaları da yine bu amaçları doğrultusundadır.

Federal bir idarede Türkleri o idarenin sıradan vatandaşları olarak görüyorlar. Maronitleri, Ermenileri ve diğer azınlıkları gördükleri gibi… Türklere bundan fazla bir hak ve ayrıcalık tanımıyorlar.

1959 uluslararası Londra ve Zürih Antlaşmalarıyla Türklere Kıbrıs’ta tanınan eşit ortaklık hakkını reddetmeleri ve bu hakkı hala tanımazlıktan gelmeleri Kıbrıs sorununun kökenindeki esas nedendir.
  
Irkçı ve yayılmacı bir tutumla 1963’ten beridir Kıbrıs Türk halkının insan haklarının Rum fanatizmi tarafından çiğnendiği gerçeği Kıbrıs Türk halkının genç nesillerine yeterince anlatılamıyor. Kıbrıs’ın yakın tarihinin çocuklarımıza acı gerçekleriyle birlikte öğretilmesi bile şovenizm sayılıyor. Bilgilenmek ne zamandan beri şovenizm oluyor?.. Yakın tarihin ve Türk var oluş mücadelesinin gerçeklerinin bilinmesi düşmanlığı değil, geleceğe doğru, aymazlıktan uzak, daha sağlıklı, daha tutarlı adımların atılmasını sağlar… CTP iktidarı döneminde bizim tarih kitaplarımız şovenizmden arındırılacağı gerekçesiyle değiştirildi. Tarihinin ayrıntılarını  bilmeyen bir nesil geleceğini nasıl kurar? Rum çocuklarına okutulan aşırı milliyetçi ve ırkçı kitaplara ise dokunulmadı.     
  
Şimdi Kuzey Kıbrıs’ta olup bitenlerin Rum liderliğini birtakım beklentiler içine soktuğunu görüyoruz. Ellerini keyifle ovuşturuyorlar... Ellerini ovuşturanların beklentileri, Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile köprüleri tamamen atacağına ve Rum emellerine biat edeceğine dair!..  “Komşularımızın Türkiye’yle ilişkileri kopuyor” hayali, Rum uzlaşmazlığına tavan yaptırıyor... Güney’den gelen çarpık esintiler aynen bunu gösteriyor.
 
Rum liderliği boş hayaller içindedir. Kıbrıs Türk halkı, Anavatanı Türkiye ile bazı pürüzler yaşayan ilişkilerini elbette ki eskisinden daha sağlam bir düzleme oturtabilme şansına sahiptir. Ama bunu ırkçı, hakimiyetçi  ve yayılmacı Rum halkıyla başaramaz. Türk halkı, Rum tarafıyla kol kola girip tükenişine yürüme aymazlığını hiçbir koşulda, asla göstermez. Rum fanatizmi Türk halkını hastalıklı niyetlerine zincirleyebilme şansına asla sahip değildirdir. Türk halkı her zaman, son tahlilde, son kararını daima sağlıklı vermiştir.
  
Rum liderliğinin  “biat” beklentileri işte bu yüzden boş bir hayalden ibarettir. Onlarda uzlaşma karşıtı bu tehlikeli hayallerin oluşmasına neden olanlarımızın da eninde sonunda şapkalarını önlerine koyup düşüneceklerini ve sağduyuya döneceklerini umarım…
  
Ya AB?.. “Türkiye’yi bırakıp AB’ye dönelim” diyenlere en kesin yanıt, Türkiye ile kavga etmenin mümkün olamayacağını vurgulayan  İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’dan geldi: “AB yüzümüze bile bakmaz!..”  

 

Kaynak: Kıbrıs Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31