Beşparmak Dağı’nın güneyinden bakılınca öyle görünüyor...

Resmen manzara “bizden daha büyük Türk yok” diyor...

Görüntü ile içerik farklı değil demek istiyorum ancak diyemiyorum...

Çünkü bunu söylersem “yalancı” ve/veya “iftiracı” durumuna düşeceğim...

Neden mi?

Birincisi dağdaki o bayraktan ve yanında yazan ırkçı cümleden bugüne kadar rahatsız olan bir partiye rastlamadım...

“Bu bayrak şovenizmi tetikliyor ve kaldırılmalıdır” diyen de çıkmadı...

“Hade bayrak kalsın ama o yazı kalksın” diyen bir siyasiyi de duymadım...

Kısacası bu durumdan rahatsız olan bir siyasi parti yok...

Üstelik bu sefer sadece meclis içi değil meclis dışındaki partilerde bu konuda hem fikirler...

Belki kendi içlerinde bu durumdan rahatsız olanlar ve kaldırılmasını isteyenler vardır...

Ancak bunu açık yüreklilikle savunmadıkları sürece kabullenmiş sayılıyorlar...

Peki sivil toplum örgütleri, dernekler ve sendikalarda durum nedir?

Yüzde 95’i bu durumdan şikayetçi olmuyor...

Geriye kalan yüzde 5’lik kesime de zaten “marjinal” diyorlar...

Peki, ya toplum...

Sizce onlar bu durumdan rahatsız oluyorlar mı?

Durun, soru sormak için birini aramanıza gerek yok!..

Sadece bu soruyu kendinize sorunuz yeter...

Hatta isterseniz bu konuya şöyle devam edelim;

Türkiye’de “Türk” kelimesi bazı yerlerden kaldırıldı diye isyan edenler var...

Bizim böyle bir sorunumuz yok!..

Çünkü her tarafta “Türk”ün hissedildiği yer çok...

Mesela Türkiye’deki okullarda okutulan “Türk andı” kaldırıldı...

Neden?

Çünkü onların hepsi Türk değil ve aralarında bu andı okumaktan rahatsız olanlar var da ondan...

Üstelik her sabah asker gibi içtimaya girmek psikolojilerini bozuyormuş...

Kimlerin?

Türk olmayan çocukların...

Çünkü bu durumdan bir Türk asla rahatsız olmaz, olamaz...

Neden mi?

Çünkü her Türk asker doğar da ondan...

Bu “ant” bizde de okutuluyor ama şikayetçi olan birisi yok...

En azından ben rastlamadım...

Birde siz bakınız etrafınıza, bu durumdan rahatsızlık duyan birisi var mı diye?

Bugüne kadar hangi veli çıkıp “benin çocuğum asker mi ki içtimaya çekiyorsunuz” diye şikayet etmiş...

Ya da “benim çocuğum “Türk” değil diye rahatsızlığını dile getirmiş...

Peki, hangi öğretmen çıkıp “bu ant ırkçılık kokuyor” diye isyan bayrağını çekmiş...

Hatta daha da ileri gidip siyasilere “bu andı kaldırmalıyız” demiş...

Ben söyleyeyim, hiç kimse...

Peki, neden?

Çünkü biz tümden Türk’üz de ondan...

Ve bu durumdan herhangi bir rahatsızlık da duymuyoruz...

Hatta sırf bunu kanıtlamak için de dağın en görünür yerine “ne mutlu Türk’üm diyene” yazıyoruz...

Türk olduğumuzu bilmeyen, görmeyen kalmasın diye...

Aslında biz yine iyiyiz...

“Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek önemli bir kesimin sesi oluyoruz...

Bizim kadar düşünceli davranmayanlar ve bu durumu abartmış olanlar var...

Sanırım 2000 cumhurbaşkanlığı seçimleriydi...

Ortaköy ışıklarına kocaman bir pankart asmışlardı...

Üzerinde de “ne mutlu Denktaş’çıyım diyene” yazıyordu...

İyiki Atatürk, Denktaş gibi bir kafaya sahip değildi ve çıkıp o dönemde “ne mutlu Atatürk’çüyüm diyene” demedi...

Ve bu kadarla yetindi!.. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31