Ülkemizde gençlerimiz ve sivil toplum örgütlerinin yürüttüğü yardım kampanyaları gurur verici boyuta ulaştı. Sevim için üniversite öğrencileri de dâhil olmak üzere birlik ve beraberlik duygusu yeniden canlanmaya başladı. Bu umut verici …. Gençlerimizin bir genç kızımızın tedavisi için umut ışığı olmaları, herkese örnek olmalı. Neredeyse her gün toplumu sarsan, öfkelendiren ve güvensizlik duygusu yaratan olayları gazetelerden okumak mümkün. Kendi yaşıtlarının dramına sesiz kalmamaları ve çaba göstermeleri takdir edilmeli. Birçok kez değinmek zorunda kaldığım taciz ve tecavüz olaylarına birde sudan sebeplerle darp ve yaralama olayları eklendi. Bir üniversite öğrencisi nedeni belli olmayan sebeplerden ötürü bıçakla yaralandı. Şayet yurt dışından gelen öğrenci sayısını arttırmak istiyorsak iki konuya çok dikkat etmemiz gerekir. Birincisi trafik ikincisi ise güvenlik.

Trafik yurt dışından gelen istisnasız herkes için sorun olmaktadır. Mesele araç kullanmak değil kuralları bilmektir. Aşırı sürat kadar ülkemizdeki trafik akışına uyum sağlanamaması da yaşanan kazalarda etken nedenler arasındadır. Buna birde araçların trafik akışına uygun olmaması da eklenince trafikte can kayıpları dahi yaşanmıştır. Yurt dışından gelen ve sürüş ehliyetine sahip kişilerin ülkemizde ki trafiğe uyum sağlayabilecekleri kursların koşul haline getirilmesi nerdeyse kaçınılmazdır. Çünkü her ne kadar bir sürücü dikkat ederse etsin, karşı tarafın hatasını önleyemez. Yani ben dikkatli bir sürücüyüm demek sizi korumaz. Kurs sonunda başarı gösteren sürücülere ülkemizde trafiğe çıkış izni verilmelidir. Hele ki konu gençlerimiz ise kursların saatleri ve şartları konusu biraz daha ağırlaştırılmalıdır. Kurslar boyunca başarı gösteremeyen sürücüler içinse ayrıca kurslara tabi tutulması sağlanmalıdır. Ancak bu şekilde trafikte yaşanan sorunlardan bir tanesini çözmüş oluruz. Güvenlik meselesi gelince, başlı başına ele alınması gereken bir konu olduğunu düşünüyorum. Toplumumuzda maalesef suç oranı artış göstermiştir. Güvenliğimizi sağlamakla sorumlu yetkililer ve çalışanların canla başla suçla mücadele ettiğinden şüphem yok. Fakat cezalandırma yöntemimizde bir sıkıntı olduğunu düşünüyorum. Sebebi bilinmeyen bir şekilde bıçaklanan üniversite öğrencisi ağır da yaralanabilirdi. Şanslı olmasa karın boşluğuna değil de bıçak darbesi iç organlarından birine isabet edebilirdi. Soruşturmanın sonunda mahkemeden çıkacak kararı merak etmemek elde değil. Çünkü yasalarımızda boşluklar söz konusu. Hukukçularımızın bu konuyu ele almaları ve vatandaşlarımızın huzuru ve güvenliği için bunu hayata geçirmeleri gerekmektedir.

Ülke sorunlarına yıkıcı eleştiriler ile yaklaşarak kimseye faydamız dokunmaz. Ülkemizde dünya standartlarında üniversiteler var. Neredeyse elli bin civarında ise öğrenci bulunmaktadır. Gerek ülkemizde hali hazırda eğitim alan gerekse de ülkemize gelerek eğitim almayı isteyen öğrencilerimiz ve aileleri için güven vermek zorundayız. Ülkemizde misafir ettiğimiz gençlerin sağlığı da güvenliği de bize emanet. Üniversitelerimizde verilen eğitim kalitesi kadar ülkemizde ki huzur ortamı da önem arz etmektedir. Bu bilinçle gençlerimiz ve yurt dışından gelen öğrencilerimiz için yapılan çalışmalarda trafik ve güvenlik konusu da dikkate alınmalıdır. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31