Timbu sözleşmesi, petrol dolum tesisleri, KTHY’nın yeniden canlandırılması gibi konularla uğraşırken karşımıza şimdi de Trabzon meselesi çıktı.

Bizleri hiç mi rahat bırakmayacaklar?

Şöyle uzanıp siyasilerin doğru iş yaptıklarını düşünüp gözlerimizi huzura kapatalım…

Düşünmeyelim yani altımızı oyduklarını.

Mesela denize lağım dökülmediğini, ormanlarımızın birkaç menfaat için kesilmediğini, yakılmadığını bilsek…

Ne bileyim ülkede toplumsal olaylar olmadığı halde birilerinin TOMA denilen rezalete izin vermese.

Fena mı olur yani.

Her gelen hükümetin ille başkalarına biat edip, başkalarının isteklerine boyun eğmesi hiç de hoş değil.

Bunlar gibi bir sürü örnek var ülkemizde.

Canım sıkılıyor o yüzden.

Arkamızı dönemiyoruz güneşe doğru.

Çünkü güneşimizi de çaldılar.

Güneşimiz kararmış bu topraklarda.

Karamsar diyebilirsiniz çoğumuza.

Ama gerçekler böyle.

Eskiden Türkiye’deki anarşiden kaçar ülkemize gelirdik.

Rahattık ülkemizde.

Kapımıza kötü niyetliler gelemezdi.

Yoktu zaten öyle bir şey.

Şimdi gidip bir yerlerde nasılsa işler yolunda deyip keyfimize bakamıyoruz.

Bir gün ayrılsak ertesi gün ne haberlerle karşılaşıyoruz.

 Ne vardı her şey koyduğumuz yerde kalsa…

Alıştık nasılsa böyle yaşamaya.

Türkiye maaşları gönderir.

Biz maaş aldık zannederken, maaşlar aynen Türkiye’ye geri döner.

Bunu bile pek önemsemiyoruz.

Trabzonlu hemşerim Karpaz’ımda tarlamı ekip biçerken kazandıklarını Trabzon’a veya başka bir Türkiye şehrine yatırıyor.

Yol yapıyorlar; güya parayı RTE gönderiyor; parayı RTE’nin hemşerileri alıp geri dönüyorlar.

Kullanılan malzemeler hep oradan geliyor.

Bizlerse yol yapıldı diye seviniyoruz.

Oysa giden hem bizim kaynaklarımızdır hem de tüm masraflar hanemize borç diye yazılıyor.

Tuhaftan da öteyiz.

Öyle veya böyle doğrusu olmasa da alışmıştık altımızın oyulmasına.

Nasılsa etrafımız sarılıydı.

Dışarıya çıkamıyorduk.

İş, ticaret yapamıyorduk.

Gel zaman git zaman zaten çözümle ilgili hiçbir beklentimiz de yoktu.

Ondan değil midir ki eskiden Türk malı diye bakılırdı mal alımında, şimdi kimse bakmıyor?

Tam alışmışken bu kötü düzene de ve rahatlayacakken şimdi Trabzon çıktı karşımıza.

Ve ezberimizi bozdu.

Neymiş…

Maç yapacakmış hem de tanınmayan bir ülkenin öften püften bir takımıyla.

Sen git Timbu gibi havaalanı dururken Larnaka’ya in.

Yapılır mı bu TOMA’ya göğüs geren Yorgancıoğlu ile tam da, “Koşulsuz görüşelim” diyen Eroğlu’na?

Bize rahat yüzü yok, anlaşıldı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31