Sabah kimse yoktu ortalarda.

Ses çıkmıyordu.

Fırtına öncesindeki durgunluktu yaşanan.

“Kopacak” dedim.

İlle bu akşam fırtına kopacak.

Nitekim çok geçmedi.

Hava patladı.

Ağaçlar yerlere serildiler.

Kozalaklar havalara uçuştular.

Dallar koptu.

Park yerindeki arabanın camına rüzgârda uçuşan bir nesne değdi.

Cam patlamadı ama ramak kaldı.

Derken gazete dağıtan motorlu iki büklüm yanımdan geçti, gitti.

Sonra bildik durgunluk.

Birkaç saat sonra oylama başlayacaktı İstanbul’da.

Birkaç saat sonra kıyametin kopmasına saatler kalacaktı.

Ve belki de çark tersine akacaktı.

Gün doğdu.

Bulut ufak ufak açıldı.

Güneş kendini gösterdi.

Aydınlık başladı.

Arabalar yollara döküldüler.

Fırınlar ekmek kokan dumanlarını kapılardan dışarıya savurdu.

Simitçi yanıma geldi, durdu, “Taziyeeee” dedi.

Geçti.

Hiçbir şey değişmeyecek gibi oldu her şey.

Kimse değişime heyecanlı değildi.

Olağandı dünya.

Ve sokak lambaları söndü.

Okul önlerindeki kalabalık, sabahın ilk saatlerinde geçen seçim kadar kalabalık değildi.

Olacaktı ama.

Bu sefer kararlılar dolduracaktı sandıkları.

Mazeretleri de yoktu.

Tatile gitmemişlerdi.

Hatta tur operatörleri “tatil yörelerine gelmeyin” demişti.

Ki oylar ziyan olmasın.

Akşama doğru şöyle uğradım bir sandığa doğru.

Müşterisi olmayan bakkal gibiydi sandık görevlileri.

Kaşınıyorlardı sadece.

Ve öylece bakınıyorlardı.

Şüphelendim.

Acaba katılım az mıydı?

İlk sonuçlar açıklanmaya başlayınca…

“Yandaş televizyonlar hep böyle yapar, AKP’yi önde gösterir” dediler.

Sonrasının beklemeye başladılar.

Sonrası açıldı.

Açıldıkça umutları gevşedi.

Ve “ah gene mi hüsran” dediler.

Komşu ülkelerle dargın olmak…

Şehirlerin gökdelenlerle dolması…

Yeşilin betonarmelere yenilmesi…

Para kutucukları ve gemiciklerin doğalmış gibi işlem görmesi…

Ve Suriye’den Suriyelilerin kimlik bile göstermeden ellerini kollarını sallayarak bu yöne geçmeleri.

Kaz Dağları’nın, Karadeniz’in yeşilinin, tüm akarsuların geri dönüşsüz bozulması…

Demokrasiye yürüyenlerin üzerlerine gaz, su, boya atılması…

Ve kaşların, gözlerin yarılması…   

Açılan sandıklardan çıkan oy gerçekten böyle ise…

Türkiye halkı bunun devamına razıdır.

Ve hatta Osmanlı’dan kopartılarak alınan cumhuriyetin değil, laik sistemin olmadığı bir sistemden yanalar…

Öyleyse dışarıdan bakan ama direk bizi de ilgilendirecek bu sonuca saygı gösterirken sormalıyız...

Onlara uyar da bu gidiş veya AKP zihniyeti bize uyar mı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31