Her gün onlarca turistin geçtiği yerdeki molozlar için, “Bize yakışmıyor” dediler.

Ne güzel değil mi?

Tahammülümüz kalmıyor çöplere.

Yol kenarındaki otları göremiyoruz…

 Yere atılmış gutsulliye kızıyoruz…

“Hiç yakışır mı koskoca Kıbrıs memleketinin duvarlarındaki ecüş bücüş yazılar”, diyoruz.

Yakışmayan çok şeylerle yaşıyoruz aslında.

Kanıksadık.

Mesela yabancı plakalı bir arabanın soldan akan trafiğe inat araba sollaması…

Sürücüsünün başını çıkartıp dikkatli gidenlere “öküz” diye bağırması.

Anında bıçak sallaması…

Yakışmaz elbet.

Soygunların, gaspların, tecavüzlerin bolluğu…

Yere tükürmeler, çember sakallar ve Arabistan’ı andıran kıyafetler…

Yakışır mı?

Gereğinden fazla camiler…

Bunun gibi neler var acaba yakışmayan diye bakalım.

Mesela doğal olması gereken dağlarımızın, doğal olmayan şekilde oyulması…

Oyulmayan yerlerine bayrak boyatılması…

Ağaçların kesilmesi.

Endemik bitkilerimizin tarla açmak adına sökülmesi…

Ovaların betonlarla doldurulması…

Yakışır mı hiç gecenin en karanlık yerinde “güzelleştireceğiz” diye olmayan elektriğimiz ile birkaç bayrağın aydınlatılması?

Şahlanan at heykeli yakışır mı?

Çok tuhaf bir yaşamımız var.

Gözümüze giren merteği görmüyoruz ama elimize batan babutsa dikenine yanarız.

Ülkeyi ikiye böldüler.

“Böyle uygun gördük” dediler.

Normal karşılardık.

Olmaması gereken binlerce asker var bu topraklarda…

Bir de onların teçhizatları…

Hala sokaklarda geçiş üstünlüğüne sahipler…

Tuhaf gelmiyor artık.

“Normal” deriz.

Denizlerimiz bizim ama plajlarımız bize paralı.

Sahillerimiz ise bildiğiniz çöplük.

Ve bıyıklı, donlu magandaların yatağı…

Kültürümüzün parçası pikniğimizin alanlarına bile girişler birilerinden soruluyor.

Yakışıyor değil mi?

Bunlar yakışıyor olmalı ama birkaç bidon moloz “yakışmıyor” öyle mi?.

Peki, o yakışmaz, bu yakışmaz dedik.

Meclisi var, milletvekili var, bir de bakanları var.

Ama kendi memleketimiz dediğimiz bu yerde bizim irademiz yok…

Emirle idare edilmemiz yakışıyor mu?

Merkez bankasının bizim olmayışı…

Polisin yabancıların emrinde oluşu…

Çoğunluğu kendi ellerimizle başkalarına kaptırmamız azınlık olmamız…

Ve kendi bayrağımızı bile asarken suçlu duruma düşmemiz…

Çok mu normal?

Her gün onlarca turistin geçtiği yerdeki molozlar için, “Bize yakışmıyor” dediler.

Yağmurda, çamurda ve dipdiri günlerde bile yürümenin cesaret istediği bu yerde…

Bize yakışan ne kaldı?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31