-Ablaya gül ister misin abi?
-Kaç para oğlum?
-10 lira.
-Çok be... 5 vereyim.
-Kurtarmaz abi.

Ben arabaya giriyorum, o yürüyüp gidiyor.

Kaldırımın üstünde, yere bırakılmış, altı dar, üstü geniş beyaz bir vazo var. Vazo güllerle dolu.
Az önce bana uzattığı gülü vazoya yerleştirip, ellerini cebine sokuyor. Gece saat on. Hava soğuk.
Belli ki üşüyor çocuk.

Yaseminci çocuklar ..
Nergisci çocuklar...
Ayrellici çocuklar...
Şimdi de gülcü çocuklar...
Hava karardıktan sonra ortaya çıkıp köşe başlarını tutuyorlar, barları cafeleri dolaşıyorlar, nerde bir çift görseler, yanlarına yanaşıyorlar.
Çocuklar...
Çocuklar... Sakın yanılmaym..
Başka dünyaların insanları sanmayın. Bu çocuklar da bizim çocuklarımız. Belki farkında değilsiniz.. Ama biz kalabalık bir aileyiz artık.

SENDİKACILARIMIZ SİYASETÇİLERİMİZDEN DAHA CESUR...

"Bir avuç toprak vermeyiz."
"Bir karış toprak vermeyiz..."
"Bir çakıl taşı vermeyiz."

Çok duyduk dinledik bu sözleri..
Şimdi de Erdoğan söyledi bir benzerini.
"Kıbrıs'tan bir gram vermeyiz" diyor.

Birçok insanımız gibi Elcil de kızdı bu sözlere. Hemen tepki gösterdi; "Babanın malı değil ya da pazarlık yapan" diye mesaj gönderdi Ankara'ya...
Elcil bir sendikacı.
İster istemez aklıma takıldı:

Sendikacılarımız siyasetçilerimizden neden daha cesur oluyor?
Sırtlarında küfe yok diye mi?


Şaziye'nin Görüşü:

"Battık batıyoruz batacağız" diyenlere sakın ola kanmayın.
Asla batmayız! Ankara'nın omuzlarındayız!"

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31