Hiç kimsenin memleketteki başıbozuklukla ilgilendiği yok!

Herkes kendisini kurtarmanın peşinde. Siyasiler koltuklarını, özel girişimciler mallarını ve yatırımlarını, vatandaş canını kurtarma peşinde koşuyor.

Yalnız vatandaş dışında herkesin çıkarları öyle ya da böyle örtüştüğünden, diğerlerinin gücü birleşince, vatandaşın üzerine yığılan yük iyice kaldırılamaz oluyor.

Gemisini kurtaran kaptandır ne de olsa…

Bir bakıyorsunuz görevden el çektirmeye çalışanlara karşı savaş açan Lefkoşa Türk Belediyesi Başkanı Bulutoğulları bile bükemediği eli öpüyor. Çok gecikmeden öpülen elin açıklaması Bulutoğulları'nın gümbür gümbür dönüşünü müjdeliyor. Bu aşamada alan memnun satan memnun gibi görünse de Lefkoşa Türk Belediyesi çalışanları ile Lefkoşa Türk Belediyesi’nden hizmet alanlar eziliyor; hizmetsizliğin, çaresizliğin içinde buluyorlar kendilerini.

Koltuklarını kurtarma yolunda her şeyi mubah sayanların işleri tıkırında ilerliyor. Aksamadan güçlerini koruyup, statik düzeni sürdürmenin rahatlığı içinde yan geliyorlar.

Tam dediğim gibi anlayacağınız: Gemisini kurtaran kaptandır.

Kurultayda aday olduğunu açıklayan Sağlık Bakanlığı’nın bakanlığı anında neden tartışılmaya başlandı zannediyorsunuz. Uyarı nitelikli bir takım girişimler başladı bakana karşı… Ona da: “Gemini kurtarmak için kuralları unutmamalısın” uyarısı yapıldı bir anlamda. Ya gemini kurtar ya da git dediler diğer bir deyişle.

***

Görüyorsunuz ya: İktidar partisi kurultaya hazırlanıyor. Fakat kurultayda halkın ne kazanacağı değil, parti ileri gelenlerinin ne kazanacağı konuşuluyor. Balı tutanların parmaklarını yaladıkları bir dönemde, balı ellerinden nasıl kaçırmayacakları; kaçırmamak için neye ihtiyaçları olduğu(!) konuşuluyor. İcraata, halka hizmete ya da ona benzer yurda faydalı işlere değil, parti içi güçlere göre belirleniyor mevkilerin sabitlenmesi meselesi…

Ali Bey ile Pembe Hanım’ın geçim derdinin, Osman’ın, Eylül’ün eğitim sorunlarının, Ahmet Amca ile Tülay Teyze’nin sağlık sorunlarının, Mustafa ile Kerime’nin işsizlik sorununun nasıl çözüleceğini soran yok.

Batmış veya batırılmış kamu kurumları ile batırılmaya çalışılanların akıbetleri ile ilgilenen de yok…

Kıbrıs sorunun, ambargolar ile çözümsüzlüğün başımıza neler açtığı ile ilgilenen de yok açıkçası…

Bazılarının koltukta kalıp kalamayacakları, birilerinin ellerindeki iktidar erkini devam ettirip ettirmeyecekleri önemli bu aşamada…

Halk şöyle bir dursun! İktidar partisinin kurultay öncesi kavgası temizlensin; herkes eteklerindeki taşları daha bir güzel saklasın ondan sonra sıra gelir elbet! Hizmet yarışından ziyade kişilerin mevki yarışına dönüşen yarışta sadakate göre listeler netleşsin, saflar belirlensin, pazarlıklar sonlansın, halka da sıra gelir elbet. Sadakat beyan edenler ufak ufak ödüllendirilsin, karşılıklı menfaat listeleri oluşturulsun, yazılı veya sözlü el altından borçlar kapansın, mevkiler anasının malı gibi dağıtılsın, sıra halka da gelecektir elbet…

Hiç kimsenin memleketteki sorunlarla alakası yok bana bakarsanız.

Kimsenin taşın altına elini soktuğu da; sokmaya niyeti de yok… Gemisini kurtarmaya, hatta gemiden ziyade kendisini kurtarmaya kafayı takmış besbelli.

***

Değişim istediklerini, partilerinde değişim istediklerini de söyleyenler ortalıkta görünmeye korkar oldular. UBP’de değişim için yıllardır partiden kopanlar, partiye küsenler, partisini değiştirenler, hatta parti kuranların sustuğu bir nokta geliyor son tahlilde.

Değişimin adı da konmuyor aslına bakarsanız. Değişimden istenenler ve beklenenlerin de liderlik yarışının ötesinde olmadığını anlamak için alim olmaya da lüzum yok.

Siyaset üretmeyen siyasetçilerin, siyaset üretmeyen partilerinin “yerinde sayma” kurultayı bekliyor bizi…

Uzun lafa gerek yok: Kaybedilecek günlerinize yanmaya başlayın şimdiden.

NOT: Belediye’de olan bitenleri de, Başbakan’ın açıklamalarını iyi takip edin a dostlar! Hepsi mesaj içerikli 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31