Polis size “Dur” derse ne yaparsınız?
  

Durursunuz!
  

Durmazsanız ne olur?
  

Durmazsanız, “Şüpheli” olursunuz… 
  

Peki, siz polisseniz, “Şüpheli”yi ne yaparsınız?
  

Peşine düşmez misiniz?
  

Buraya kadar tamam…
  

Ama bizim bu küçücük Ada’nın şartları biraz farklı… 
  

Coğrafya ortadan yırtık!
  

Üç Rum polisin Akıncılar’da tutuklanmaları ve akabinde iki gün içinde salıverilmeleri olayı, Kıbrıs sorununun çözümünün “Suçların önlenmesi” adına önemini vurgulaması açısından bence çok önemlidir.
  

Üç Rum Polis neden tutuklandı?
  

En basit ifadeyle “Yasadışı bir şekilde KKTC’ye girmekten”…
  

Olayı bir de ters yönden ele alalım.
  

Benzer bir şekilde üç Türk Polisi Güneyde tutuklansaydı ne yapardınız?
  

Elbette ki; Rum gazeteleri şimdi bizim gazetelerin yazdığını; bizim gazeteler ise Rum gazetelerinin yazdığını yazardı!
  

Üç beş sınır eylemcisi, bir iki Dr. Matsakis değil derdimiz…
  

Bu Ada’nın genelindeki çok büyük çoğunluk; Rum – Türk bıktı ve usandı.
   Ekonomik sorunlar da cabası.
  

Her konuda illa ki milliyetçilik; illa ki “Ben daha uzağa çiş yapabilirim” psikozu!
   Her iki tarafta “Kapıları kapatma” meraklıları gırla!
  

Oysa; “Çiş” yarışını bırakıp, suçların önlenmesine; suçluların da yakalanmasına yönelsek diyecektim!
  

İki tarafın güvenlik güçleri; iki tarafın siyasi varlığını hiç ele almadan; belki BM çatısı altında kim bilir AB bünyesinde bir polis birimi oluştursa… Annan Planı veya yeni bir plan yapılsa sadece bu konuda… 
  

Rum haklı! Neden? “Ben yasal devletim” diyor…
   Türk haklı! Neden? “Ben de yasal devletim” diyor… 
   Siyaseten, hukuken kim daha haklıyı arayıp bulma endişesine kapılmadan “Kımıldarsak”; bu iş olur…
  

Mümkün mü?
  

Değil.
  

Neden?
  

Çünkü her iki tarafta da grupsal, kişisel ve her türlü çıkar çevreleri; her türlü işbirliğini “Öcü” görüyor.
  

Hepimizde suç var… 
  

Mesela tümümüz pasaportunun sahibiyiz…
  

Ama Kıbrıs Cumhuriyeti’ni “Sorsalar” tanımıyoruz. 
   Hastaneleri hepimize bedava (Allah da razı olsun) ama vergi isteseler vallahi billahi harp ilan ederiz!
  

Dün kapıda polisler kimlik işlemlerini apaçık bir şekilde yavaşlattı; her arabamızı durdurup yokladı falan diye sadece ben on üç telefon aldım. Vatandaş, “Rum polisi bize zulüm yaptı” diyecek neredeyse!
   Şimdi konuya gelelim…
  

Ben Polis Müdürü olsam; suçların önlenmesi ve suçluların yakalanması konusunda, her türlü “Siyasi” avantaj ve avantayı bir yana bırakır; işbirliği yolu ararım. Ama öyle, ama böyle! Hani diyor ya muhalefet; “Biz olsak Anavatandaki yetkilileri ikna ederdik; İrsen Bey evet efendimcidir”… O’nun gibi oldu belki ama ben iddialıyım… Uğraşırdım, didinirdim. Amacım suçları önlemekse, işbirliği yolu arardım. Zorlardım. 
  

Bu arada kafama da takıldı; polisimiz, rengine, ırkına, dinine ve diline göre mi “Yasadışı sınır ihlali”ni sorguluyor?
  

Şimdi, üç Rum polis sınırı yasadışı geçti de peki kovaladıkları genç “Sınır geçme dokunulmazlığı” bulunan biri miydi?
  

Yoksa, kovalayan Rum olunca, kovalanan kahraman mı oluyor?
  

Anlayacağınız; eğer çözüm öncesi geniş çaplı işbirliği olmazsa; kompleksler bir yana bırakılıp, suçluların yakalanması ve suçların önlenmesi adına “İş” yapılmazsa; ekonomik çöküntüyle birlikte; suçlarda yaşanan patlamalar, insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, hayvan geçirmelerin artmasıyla tam çirkefe dönüşecek. 
  

Durum daha da pisleşecek. Boğulacağız...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31