De ki TC’nin bizden alacağı çok para var…

De ki bu parayı hesabımıza yazdı, günü gelince isteyecek.

De yani.

Bugün açıklanan rakam yedi…

Topu topu yedi milyar.

O da Euro cinsinden.

Şimdi oturup bu parayı hesaplayalım.

Kaç zamanda, nerelere yatırılmış bu paralar güya bizim adımıza…

Hesaplayalım.

Hesaplayalım mı?

Sonra dönüp ne zaman, nasıl ödeyeceğimizi düşünelim…

Düşünelim mi?

İyisi mi siz açın müziği.

Müzik hafif olsun.

Ama Türk Sanat Müziğinin hafiflerinden…

Mesela Türk müziği diye Itri’den bir parça olsun.

Itri’nin asıl adı Mustafa…

Çiçekçilikle uğraşıyordu.

Adına Buhurizade Itri dediler.

Padişahların, devlet adamlarının himayesinde çaldı, besteledi.

Bu padişahları, devlet adamlarının başında  IV. Mehmet, Gazi Giray Han gelir…

Onun meşhur Neva Kâr'ını çalıp dinleyelim.

Ta 1640-1712 yıllarında yaşayan bu bestekârdan günümüze huzur gelsin.

Huzur bulalım.

Sonra…

Öderiz, canım deyip bir köşeye çekilelim, keyfimizi sürelim.

Çünkü her hâlükârda biz alacaklı çıkarız.

Ama ne kadar alacaklı çıkacağımız bilemem.

Hesap çok karışık…

Nereden başlamalı?

Getto…

Tarladayken, memurluktayken, belediyede iken…

Denizde iken…

Balıkta, meyhanede, özel sektörde iken…

Kunduracıydık, saatçıydık, radyocuyduk.

Tak diye bir haber saldılar.

Durun.

Dünya durdu o an.

Denizlerin dalgaları ne haldeyse öylece kaldılar.

Havadaki kuş tam kanat çırparken çakıldı kaldı.

Ve bizler boğaz tokluğuna razı olduk çıkmamızın yasak olduğu o kapalı gettolarda.

Ta 1974 yılına kadar sürdü bu tiyatro.

Ne kazancımız oldu ne de kazanç sağlayacak işimiz.

Kayıplarımızı hesaplamadan bir kenara not aldık.

Günü gelince Kıbrıs’a dair hesapları olanların ödeyeceklerini borç hanelerine yazmış olduk.

Sonra meşhur parçalama yılı ve sonrası.

Bakın etrafınıza.

Daha bugünden adamızda el konulmuş malları hesaplayın.

O malların yıllık kira bedellerini kafanızdan geçirin.

Yeraltı, yerüstü kaynakların kullanılmasından ötürü ödenmesi gereken bedeli…

Kirletilen çevrenin geri kazandırılması için şart olan meblağı…

Atılan her barutun deldiği toprağı, parçalanan dağlarımızın sorumsuzluğunu...

En ağrıma giden de kurutulan su kaynaklarının hesaplanamaması…

Bunları, buraya yazmadıklarımı bir kenara not alın.

Geçin pencere kenarına…

Açın hafif Türk Sanat Müziği şarkısı…

O da Itri’den olsun ama…

Dinleyin…

Borç mu var, alacak mı, günü gelince biz değil borçlular düşünsün.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31