Bir umuttu Hristofyas Talat ikilisi…

Gelişlerine sevinmiştik.

Arkadaşlarla hem Hristofyas hem Talat için nasıl da çaba harcamıştık…

O ona anlatıyor nasıl çalıştığını, bu şuna…

Çözüm olacaksa bizim de katkımız olsun, diyorduk.

Ne hayaller kurmuştuk evlerimize dair.

Tekrar dönecektik eskiye.

Döndükten sonra 1974 öncesindeki hatalarımızı bir daha yapmayacaktık.

Kıbrıs’ın Kıbrıslılara ait olduğu bilinciyle hareket edip, ne o ülkenin, ne bu ülkenin gelişine çalışacaktık.

Birbirimizi yabancılar için yemeyecektik.

Ki olmadı.

Hatırlayın o günleri.

“Bir adım önde olacağız” diye yola çıkmıştı TC’nin yetkilileri…

Biz bunun çok ciddi olduğunu sanıp umutlanmıştık.

Oldu bu iş diye koşa koşa Annan Planına evet demiştik.

Ve evetten sonra işin renginin öyle olmadığı ortaya çıkmıştı.

Dağlar taşlar nasılsa üstündeki mal altındaki malı alır diyerek betonla dolduruldu.

Hızını alamayanlar tek katlı yerine çok katlıya yöneldiler.

Giderek sahiller de elimizden alındı, TC sermayesine verildi.

Ve geldiğimiz bugün gördük ki çözüme o kadar uzağız ki…

Değil bir adım, on bin adım atsak oraya ulaşmamız artık çok zor.

Bu arada söylemlere baktığımızda neler çıkıyor karşımıza.

İçindeyken uçağın sesini duyamazsınız ama dışarıdakilerin kulaklarını sağır eder misali meğer biz de içindeyken dönen dolapların farkında değilmişiz bu yerin…

Kapıları açtılar sevindirdiler.

Yaklaştık, dedik.

Pasaportlarımıza, gerçek kimliğimize kavuşturdular, oh be dedik.

Yıllar sonra ölene kadar bir daha göremeyeceğiz dediğimiz evlerimizle buluşturdular bizleri.

Bitti dedik…

Sevindik.

Bir de “Yeşil hat tüzüğü” uydurdular…

İki bölgeliliğe bile razıydık.

Öyle de olsa ticaretimiz gelişecek, zengin olacak, dünyayla bütünleşecektik.

Böylece hem güneydeki mal bizim olacaktı hem de ganimetlerimiz bize kalacaktı.

Pembe bulutlarda uçtuk bir dönem…

Ve, “Bir adım önce olacağız” diyen TC’nin bir yetkilisi bombayı patlattı, ”Ercan’a Lufthansa insin tüm limanlarımızı onlara açalım”.

Şakaydı bu…

Tam bitti derken limanlara nereden gelmiştik.

Hani bir adım öndeydiler.

Hani çözüm için, birleşme için çaba harcayacaklardı?

Bu nasıl bir çaba…

Nasıl bir gelişmeydi.

Ve umutlandığımız Hristofyas-Talat ikilisinin tam bittiği günün ertesinde başka bir TC’li yine o bildik açıklamayı yaptı,  ”Ercan’a Lufthansa insin tüm limanlarımızı açalım.”

Demek ki bunlar ciddiydiler…

Ama bizim umduğumuz şekilde değilmiş ciddiyetleri.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31