Sizinle bir haber paylaşmak istiyorum… Bu haber geçtiğimiz cumartesi KIBRIS’ta yayınlandı…

“… Hükümet, kaçaklar konusundaki denetimlerine dün akşam (Cuma akşamı) saat 20.00 sıralarında KIBRIS Medya Grubu’ndan başladı. Lefkoşa Merkez Kaymakam Vekili Kemal Deniz Dana başkanlığındaki, kaymakamlık, çalışma dairesi ve polis muhaceret ekipleri KIBRIS Medya Grubu’nda yaptıkları habersiz denetimde hiçbir aksaklığa rastlamadı. Kemal Deniz Dana, KIBRIS Medya Grubu için “Örnek bir işyeri” ifadelerini kullandı. Dana, Haber Müdürü Ali Baturay’a kaçaklarla ilgili çalışmalar hakkında bilgi de verdi. Ali Baturay’ın İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun “kaçaklar konusunda denetimler basın camiasından başlayacak” sözünü ve KIBRIS Medya Grubu Genel Yayın Yönetmeni Reşat Akar’ın da “Bizden başlayın” önerisi yaptığını anımsatması üzerine, Kemal Deniz Dana, “Böylelikle İçişleri Bakanımızın sözünü de tutmuş olduk” dedi.”…

Haber böyle…

Peki devamı?

Yok mu başka denetlenecek iş yeri?

Yok mu başka denetlenecek medya kurumu?

Asker arkadaşım, tertibim İçişleri Bakanı’na selam ve saygılarımla hatırlatmak istedim…

Medyadan konuyu açmışken, kaçaklar, sosyal sigorta, ihtiyat sandığı yatırımları falan da derken; aklıma her Allah’ın günü, KIBRIS Gazetesi’ne her pozisyonda “çakan” arkadaşlarım da geldi…

Gazetede yönetimle ilgili bazı talimatları, genelgeleri bile haber yapan “medya gözlemcisi” kardeşlerim, şimdi, değil sosyal sigorta ya da ihtiyat sandığı ödeneği; maaş ödemeyen, matbaa ödemeyen patronları neden yazmıyor doğrusu anlamakta güçlük çekiyorum.

Arkadaşlarımız aylardır paralarını alamıyor… Hatırlatayım; bizi yazın ama; vergi kesintisi yapılmış maaşlarımızdan…

Hade, durmayın, “KIBRIS’ta maaşlar kesildi” diye haber yapın!

Ama üç ayı aşkın süredir maaş almayan arkadaşlarımızı sakın yazmayın!

Sadece KIBRIS’ı yazıyorsanız, demek ki, “kişisel hırs” var…

Eğer “aman Tanrım Sementa! KIBRIS Medya Grubu’nda küçük bir sinek vız dedi” diye haberler yazacaksanız ve hatta sürekli yazarsanız, sonracığıma maaş ödemeyen ve aylarca çalışanlarını mağdur eden patronları neden yazmadığınızı sormazlar mı size?

Demek ki, “ne demiştik?”; “kişisel hırs var!”

Kızgınlık var.

Hırs var.

Ve en önemlisi ayıp var ve daha da ilerisi; özür dilemek var en azından…

Evet; çok kötü günlerden geçiyoruz.

Memleket dümensiz, motorsuz okyanusta her an yandan gelecek büyük bir dalgayı bekleyen göçmen dolu tahta gemiyi andırıyor.

“Oh ne güzel Rum tarafının da ekonomisi kötü” diye haberler yapıyoruz bu arada…

Biz de yapıyoruz bu haberleri…

Bilinç altımıza yerleşti ya Rum düşmanlığı, “olsun biz battık ama onlar da battı” diyerek seviniyoruz bir anlamda.

Yani, hastayız ya da hiç sağlıklı değerlendiremiyoruz vesselam.

Bir an önce toparlanmaktan başka şansımız yok.

Toparlanmak derken?

Evet, toparlanmak derken, dört elle, sekiz ayakla çözüme sarılmamız lazım.

Bu topraklar üzerinde kendi ayaklarımızı kullanıp ayakta duramadık.

Durma şansımız da az.

En azından, kıç üstü düşeceksek bile; yasal bir zemin üzerine düşelim.

Çünkü mevcut düzen, kafa üstü çakılacağımızın kesin olduğu bir düzen.

Gelen, gideni aratıyor düzeni.

Doğru hiç bir şey yapılmıyor ve daha doğrusu “yapılamıyor” düzeni…

Büyük bir heyecanla iş yaparmış gibi işe koyulanlar; işi tamamlamıyor…

Bekliyoruz!

İçişleri Bakanı söz vermişti. Denetimler devam edecekti.

KIBRIS’la başladınız… Takipteyiz; ne yalan söyleyeyim; meraktayız!

Gerisi ne oldu Sayın Nazım Çavuşoğlu?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31