Yeni bir haftaya başlıyoruz yeni grevlerle birlikte. Sendikal Platform birçok yerde grev karan aldı ve bu grev ile eylemler başarıyla da uygulanıyor; uygulanmalı da tabii. Sonuçta bir hak arayışı. Geçtiğimiz hafta birçok sendika başkanı ile yaptığım kişisel sohbetlerde de hükümetin geri adım atma ya da uzlaşma gibi bir niyetinin olmadığını bunun da ötesinde sendikalara karşın oldukça kötü bir üsluba da sahip olduklarını söylediler bana. Hep örneğini veririm birçok siyaset bilimci CTP'ye seçim kaybettiren ana faktörün sendikalar ve kamuoyuyla ters düşmesi olduğunu sanır ama yanılırlar hep.

CTP'nin toplum içindeki saygınlığının ve gücünün azalmasını sağlayan O dönemde bakanlık görevlerinde bulunmuş ve bir türlü görevden alınamamış birkaç Bakan'dır. Bu kişilerin kim olduklarını da herkes iyi bilir yoksa CTP'nin seçimlerde başarısız oluşu direkt olarak Sn. Ferdi Sabit Soyer'e bağlanamaz bence. Hatta Sn. Soyer pek çok konuda da başarılı olmuştur.

Şimdi gelelim bugüne Başbakan İrsen Küçük, oldukça iyi niyetli ve değerli bir siyasetçidir önce bunu teslim edelim. Fakat Derviş Eroğlu'nun Başbakanlığı döneminde imzalanan bir protokolü değiştirmeden yürürlüğe koyması hem sendikaları bununda ötesinde halkı karşısına almasına neden olmuştur. Eylemler her gün için artış göstererek devam ediyor ve 28 Ocak'ta ülkede tam genel grev uygulanacak olmakla beraber tüm muhalefet partilerinin de destek vereceği bir miting gerçekleşecek.
 
Başbakan İrsen Küçük protokolü ve kabineyi değiştirmeden bu yolu nasıl yürüyecek doğrusu çok merak ediyorum. Hükümetin bazı bakanlarına bakıyorum sendikalarla çocukların girmeyeceği kavgalara giriyorlar, bazı bakanlarda sivil toplum örgütlerini kendilerine düşman gibi görüyorlar ve öyle devam ediyorlar görevlerine. Yapmayın Allah aşkına ya birileri bu bakanlara tavırlarını değiştirmesini öğretsin ya da Başbakan Küçük kabineye yeni bir düzenleme yapsın.

Olacak iş değil; Başbakan İrsen Küçük bu tür bir kabineyle ve bu denli zayıf bir bürokrat kadrosuyla bir ülke yönetmeye çalışıyor. Bu uğraşın başarısızlıkla sonuçlanması kaçınılmazdır. Hastanelerin sağlıksız koşullarından tutunda, kayıt dışı olan çalışma alanlarına kadar bir çok alan çöktü; şimdi yaşanan birçok sorundan dolayı Başbakan İrsen Küçük'ü suçlu adletmek haksızlık olur ama kabine tam enerjiyle çalışamıyorsa, kötü yöneticilerin iyi yöneticileri zora sokması kabul edilebilir mi?

Şu ekonomi protokolü de kabak tadı verdi artık; Başbakan Küçük ekibini toplayıp yeni bir programla Ankara'nın karşısına çıkmalıdır; yoksa hem UBP hem de Halk çöküntüden kurtulamayacaktır. Sayısız telefon ve mesaj alıyorum. Başbakan Küçük bu tür bir krizin üstesinden gelemeyecek biri değil AMA.....   
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31