- 4 güncük galdı seçime ha! İnşallah gurtulacayık bu çöplerden da, belediye meselesinden da!

- Ne bileyim yahu? Acaba gurtulabileceyik?

- Ya ne zanneden? Eşşek değil ya be bu insannar! Kaç zamandır maaşlarını alamayan bir sürü belediyeci var. İşe nasıl girdikleri, hangi torpillerinan işe gitmeden maaş aldıkları, kaç senedir bu belediyeyi nasıl yeyip bitirdiklerini görmez zanneden bu insannar. Belediyenin arabalarına benzin goycak parası bile galmadı. Yollarda sokaklarda yedik bitirdik arabalarımızı. Ne lasdik galdı ne da gondra susdaları. Değişdirsinner bu sistemi başganıynan, düzeniynan beraber da biraz daha arabaları mecbur galacayık değiştirelim galiba. Zaten kaç senedir belimizi bükdü bu bahalılık… Nerden bulacayık parayı da verelim ladiğe ya arabaya şimdi… He şey zamlandı zaten. Yahu! Allahın suyunu bile şu lazım aksın çeşmeden, öderik da öderik, mecbur galdık da tankerinan getirdirik kaç senedir. Çeşme yetişdirmezdik teknelere. Makinalar her gün bozulur. Garı her gün söylenir. İlçaları değişdiririkolmaz, çeşit gayıd döker bizim hanım  gene olmaz... Olacak işdir? Kim çıkarddıysa bu işi, ekmek kapısı da oldu gennere ama, yetişdirmeyik parayı hiç bişeye. Ekmeği, şu mecburuk her gün bulalım, alamayık öyle her yerden. E kaç zamandır denetlenmez ya bu fırınnar bilmem neler… Gasaplara giderik da gorka gorka alırık biraz gıyma hem et… Sebzeyi meyveyi gorkarık goylum eve da yedirelim çocuklara. Vallahi halimiz vahdımız olsa olsa, rahat olsak, geçeceyik her şeyi o yandan alalım Allah için.

- Doğrudur vallahi da, ne bileyim … Hiç bilmem ne olacak bu işin sonu.

- Yokdur ne bileyim be Salih!  Açacayık gözümüzü eyi bu defa. Aşşa yukarı bilin her biri napabilir,nasıl idare edebilir. Nabdı bundan önceki da bilin, değil? Hem iki dane da partinin başganı oldu. E partisi nasıl yardım etti genne? Hoş köpek bile demezlerdi. Eddiler genni da isdifa eddi. E obirleri da sallamadıydı genni. Ansızdan istifa etmediydi, neyisa ki isderdi? Olmaz öyle düzensiz belediye başgannığı be gardaş. Lazım bi başgan, hem işiynan gücüynan barışık olsun, hem siyasetiynan, hem da partisiynan. Yok bir tanesi  siyasete gızdıydı, yok obiri bilmem neyi eyi yöneddiydi… Belediyedir Salih, şakaya gelmez! Görürük neler yaşarık aha. Başga memleketlerde dokdoru bile onnar getirir sana. Bizde da asfaltları bile yamalayamayıyollar yörüyelim da girelim eve. Gece çıkacan goyasın kapının önüne çöpü, gapgarannık. Yok beledyenin işidir, yok devletin.

- Sahi söylen be vallahi!  Bir belediye başganına, milletvekiline sahip çıkamayan partiler var memlekette. Birbirlerine düşeller da seyrederik genneri bazılarını da… Yakışdırmam hiç bize bu yolların sokakların halini. Neda o belediyecilere buhalleri yaşatsınnar…

***

Dün Lefkoşa’nın büyük marketlerinden birinin önünde, park halindeki aracımın içinde oturmuş, etrafı izliyordum. O esnada, emekli oldukları belli iki arkadaşın diyaloğu dikkatimi çekti. Doğrusunu isterseniz, Lefkoşalı’nın bıkkın çaresiz ve ürkek halini bu kısa kulak misafirliğim esnasında görmemek imkânsızdı. Kucağımda tablet bilgisayarım vardı. Marketten eşimle oğlumun çıkmasını beklerken konuşulanları hızla not etmeye çalıştım. Yukarıdaki diyalog işte kulak misafirliğimin  bir kesitidir.

Bu muhabbette, Cemal Bulutoğulları’nın göreve geldiği ilk zamanlardan itibaren yavaş yavaş tırmanmaya başlayan, daha sonrasında, ikinci döneminde de artarak devam eden çarpıklıkların tümünü buldum. Lefkoşalı’nın bıkkın ve doğruyu arayan tavrını da. Artık Lefkoşa’nın içine düştüğü bu hali bir daha yaşamaktan çok korkan Lefkoşalılar, sorumlu olanlara verdikleri şansların tükendiğini anlamış gibiler. Siyasetten sıkılmış, türlü politik oyunların içinde pişmiş adaylardan korkar görünüyorlar. İnce eleyip sık dokuyacakları kesin.

Benim de bildiğim tek şey varsa, o da Lefkoşa’nın seçime hiç bu kadar muhtaç olmadığıdır.

Bu defaki seçmenlik büyük sorumluluk taşıyor. Doğru karar olduğundan emin olduğumuz kararımızı bile, ki defa düşünmemiz gerekecek. Bu iş şakaya gelmez. Ne yarı yolda kalmak isteriz artık, ne de siyasi söylemlerle oyalanmaya. Yeterince sağlığımızla, güvenliğimizle oynanıyor. Bir sürü belediye çalışanının aile bütünlüğünden, ruh sağlığına kadar çocuk oyuncağına çevrilmiş mahkûm hayatlarını izlemekten de bıktık.

Neyi istemediğimizi çok şükür bize çok açık anlattılar sağ olsunlar. Biz Lefkoşa’yı bu halde görmek de istemediğimizi biliyoruz, Lefkoşa’nın bu halinde yaşamayı da. Onun için ne istediğimizi bilip bilmediğimizi iyice düşünerek sandığa gidebilme şansımız var.

Lefkoşa’da istemediklerimizi alt alta yazıp çizgiyi çeksek, zaten kararımızı da vermemiz kolaylaşacaktır.

Sorumluluğumuzu sıkıca elimizde tutarak sıkıntılarımızı aşmamız mümkündür.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31