Birikim Özgür, “Kıbrıs konusunda Derviş Eroğlu ile uyum içerisinde çalışıyoruz” dedi...

Özkan Yorgancıoğlu, “ortak açıklama konusunda cumhurbaşkanı ve diğer partiler ile uzlaştık” diye açıklama yaptı...

Ama dün AKEL’i ziyaret eden CTP heyeti adına konuşan Yorgancıoğlu, "Liderler kelimelerle dans ediyor" eleştirisinde bulundu...

Peki, adama “madem liderler kelimeler ile dans ediyorlar, sen hangi akla hizmet gidip onlara destek veriyorsun” diye sormazlar mı?

Evet Özkan Bey, cevap bekliyoruz...

***

1962 yılında EOKA’cıların eylemine katılan Makarios ve Yorgacis, ENOSİS hayallerinden bahsederek mücadelenin henüz sonlanmadığına dikkat çekmişti...

Bunun üzerine Dr. Küçük ve Denktaş’tan çok sert tepkiler gelmişti...

Gelen tepkiler üzerine Makarios, “ENOSİS özleminden bahsetmemiz, Kıbrıs Cumhuriyeti’ni savunmadığımız anlamına gelmiyor” demişti...

Yorgacis ise, Türk tarafından gelen tepkilere anlam veremeğini dile getirmişti...

Ama günün sonunda her ikiside 62 yılındaki o konuşmada geçen hayalleri hayata geçirmek için mücadele başlatmışlardı...

Yani Kıbrıs Cumhuriyeti’ndeki Rum – Türk ortaklığını sonlandırmak için...

***

1962 yılındaki zihniyetten şimdi geliyoruz 2014 yılındaki zihniyete...

Aradan geçmiş 52 yıl ama değişen hiçbir şey yok...

Şu örneğe iyi bakınız ve neden böyle yazdığımı anlayınız...

Geçtiğimiz gün Denktaş için düzenlenen törenlerde konuşan Eroğlu, “KKTC’nin bağımsızlığını savunduğumuzu söylemek, federal bir çözüm istemiyoruz anlamına gelmez” dedi...

Şimdi sizlere soruyorum, Makarios ile Eroğlu’nun ve/veya Yorgacis ile Eroğlu’nun yaptıkları açıklamalar arasında ne fark var?

52 yıl önce adanın bölünmesini isteyenlerin zihniyeti ne ise, bugün adanın bölünmüş kalmasını isteyenlerinde zihniyeti odur...

***

Hüseyin Özgürgün ve Serdar Denktaş “ortak açıklama bize uyar” dediler...

Peki, kime?

Ahmet Davutoğlu öyle konuştuğu için onlar da Davutoğlu’na öyle dediler...

Ancak sonra ne yaptıklar?

Her zamanki gibi 180 derece bir dönüşle “tek egemenlik ve tek vatandaşlık bize uymaz” dediler...

Vay be, ne cesur başkanları var bu sağ partilerin!..

Davutoğlu karşısında “tek egemenlik ve tek vatandaşlık” bize uyar diyorlar...

Ama Davutoğlu kapıdan çıkar çıkmaz yan çizyorlar...

Sonra da “bu devlet şaka olsun diye ilan edilmedi” diyorlar...

Sanırım bu “şakacı” insanlar, bizler ile dalga geçtiklerini sanıyorlar...

***

TDP’li yetkililer Eroğlu tarafından toplantılara çağırılmadılar ve resmen hiçe sayıldılar...

Parti olarak bunun “siyasi bir terbiyesizlik” olduğunu açıkladılar...

Bu açıklamın üstünden 1 hafta geçmeden Eroğlu tarafından siyasi partiler ve Davutoğlu ile gerçekleşen toplantıya bir daha çağırılmadılar ve yine ağladılar...

Ancak Eroğlu’na kıyamadılar ve iş işten geçtikten sonra yapılan çağrıya koşarak katıldılar...

Ve kendilerini “adam” yerine konduklarına inandırdılar...

***

Tüm bu örneklere ve daha fazlasına baktığımızda insanın içinden “bu ne çarpık bir ilişki” demek geliyor...

Sürekli bir şekilde değişik oynuyorlar...

Bir gün önce söyledikleri ile bir gün sonra söyledikleri birbirini tutmuyor...

Kapalı kapılar ardında verdikleri sözleri açılan kapının önüne taşıyamıyorlar...

Çünkü bunu yapacak kadar ne yüreğe ne de dürüstlüğe sahipler...

Bunlar için bir sinema filmi çeksen adı kesin “çarpık ilişkiler” diye konurdu...

Ve sponsorları da Türkiye, İngiltere ve Amerika olurdu...

Kayıt başlasın...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31