Son derece enteresan bir ülkede yaşıyoruz.

Bu ülkede her an her şeyi yapabiliyor, her an her şeye tanık olabiliyorsunuz ama kolay normalleştiriyorsunuz.

Bir süredir Şehir Planlama Dairesi Müdürü’nün rüşvet aldığına ilişkin haberler var gündemde. Aslında haber müdürün rüşvet aldığı değil, zira aslında herkes rüşvetin bu gibi stratejik yerlerde sıkça başvurulan bir yöntem olduğunu biliyor.

Haberi ilginç ve dikkat çekici kılan bu rüşvet iddialarının nasıl ortaya çıktığı.

Konuyu kısaca özetleyelim;

Bir genç kadın, bir gün Başbakan’a gider ve ilgili daire müdürünün kendisinden rüşvet aldığını anlatır. Kadının iddiaları karşısında Başbakan, konuyu ilgili Bakan’a, İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu’na iletir.

Ve Bakan, özel kalem müdürüyle birlikte, bu genç kadınla anlaşarak, müdürü suçüstü yakalaması gerektiğini söyler. Bunun üzerinde genç kadın, kendi hesabından kendisinden istenen miktarda parayı çekerek, bakanlığa gider.

Seri numaraları bakanın özel kalemi tarafından alınır.

Ve burada genç kadının üzerine ses kayıt cihazı yerleştirilir. Koluna da kamera görevi gören bir saat takılır.

Kadın müdürün yanına gider. Parayı verir ve Bakanın şöforüne mesaj atarak “operasyon tamamdır” der.

Ve dairede aniden bir fırtına eser...

Hiç beklenmedik şekilde daireye İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu girer ve hışımla müdürün odasına dalar. Bakanı beklenmedik şekilde karşısında gören müdür şaşkına dönmüştür. Bakan’ın koltuğuna buyur edilmemesi bahanesiyle hakaretamiz sözleri karşısında daha da şaşırır.

Müdürün masasına geçen Bakan, hemen çekmeceyi açar ve az önce genç kadından alarak çekmeceye attığı paraları eliyle koymuş gibi bulur.

Hışımla paraları müdürün suratına fırlatan Bakan odadan çıkar.

Bütün daire personeli şaşkınlık içindedir. Yüzlerden okunan mesajlar, ne olduğu tam olarak anlaşılamasa bile iç açıcı değildir.

İşte bu hikaye bundan yaklaşık 1 ay önce yaşandı.

Konunun ana kahramanı İçişleri Bakanı Nazım Çavuşoğlu. Aslında rüşvet aldığı iddia edilen müdür, olağan bir konuyla hikayede yer alırken, Bakan’ın performansı kesinlikle başrolü hakediyor.

Çünkü esas sıra dışı olan o! 

Bu bir ay süre içinde Bakan ne söz konusu daire müdürüyle ilgili bir soruşturma başlattı, ne de konuyu polise havale etti.

Bekleyip de daire müdürünün görevden alınmadığını gören ve “yasal rüşvet” verdiğini iddia eden genç kadın, medyaya açıklamalarda bulununca da daire müdürü, önce zorunlu izne çıkarıldı, ardından da üçlü kararnameyle görevden alındı.

İşin enteresan tarafı ortada bir soruşturma yok!

Konuyu neden hala polise bildirmediğini canlı yayında sorduğum Bakan Çavuşoğlu, “her yapacağımı medyaya söylemek durumunda değilim” dese de belli ki, böyle bir niyet de yok.

Neden?

Çünkü konu ört bas edilecek!

Daire müdürü kadını yatıştırmak için görevden alınacak ama muhtemelen rüşvet konusunda kendisine bir ithamda bulunulmayacak. Polis devreye girmeyince de üçlü kararnameyle görevden alınan müdür, bir süre sonra bir başka kilit noktada bir başka görevde olacak.

Oysa dünyada rüşvet karşısında kariyerlerini kaybeden, siyasetten uzaklaştırılan türlü örnek var. Bunlar arasında bir ajan gibi bir vatandaşı kurye olarak kullanıp kendi başına operasyon düzenleyen Bakan örnekleri var mıdır bilmiyorum.

Peki bir Bakan neden bu kadar zahmete girer?

Bu sırf dürüstlük emsali bir görev aşkıysa, neden bir ay boyunca konu polise havale edilmez ve müdürü hakkında hiçbir şey yapılmaz? Neden yasal bir soruşturma açılmaz?

Yoksa Bakanı bu kadar zahmetlere sokacak, konuyu bizzat ört bas edecek kadar nasıl bir vicdan borcu olabilir?

Adaletin bittiği yerde söz de bitiyor.

Eğer bu ülkede yaşayan bir hukuk varsa, bu konu gazetelere malzeme edildikten sonra hukuki zeminde gereği yapılmalıdır.

Rüşvet alan suçluyken, aynı ölçüde yasalarımıza göre rüşvet veren de suçludur.

Müteahitler Birliği, işini halletmek ve ağır bürokrasiden kurtulmak için işine göre Bin-2 bin TL’nin bütün kapıları açabileceğini söylüyor. Bunlar açık ihbarlardır.

Konu ortaya çıktığından beri Başbakan da sus pus…

Bu kadar aleni bir rüşvet olayı, bu kadar çirkin haddini aşan bir hafiyelik olayı ortadayken, gereğini yapsın diyeceğim ama sanırım gereksiz bir cümle olacak.

Umarız hukuk konuyla ilgilenir.

Yoksa Polis Genel Müdürü, boşuna yorulmasın, zaten Bakan Çavuşoğlu bu işi fena da yapmıyor!


Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31