Koltuğa kuruluşu kendinden emin olduğunu gösteriyordu.

Biraz da gerilmişti geriye doğru bunu ispatlar gibi…

Hani ben buraların hâkimiyim, buraları benden sorulur havası yaratmak için.

Karşısında ise iki sunucu…

İkisi de baş sallayıcılardı.

İsimlerini bilmem.

Onlar soru soruyor, kendinden emin, cevaplandırıyordu.

Onlar her cevaba, “tabii ki” şekliyle baş sallıyorlardı.

Keyifli bir sohbetti.

Turizmden bahsediyorlardı.

Ülkemizin ne kadar güvenli olduğunu anlatıp durdu adam.

-Antalya var, Bodrum var ama burası başka canım, dedi...

Havasının, suyunun, yeşilinin…

Yağmurunun, tozunun, toprağının…

Hatta dağları ile sahillerinin ne kadar da hoş olduğunu üstüne basa basa ispatlamaya çalışıyordu…

Anlatıp durdular uzunca süre.

Şaştılar, büyük sermaye hala neden gelmez diye.

Neymiş dertleri merak ettim.

Biraz sabrettim.

Meğer…

Sahillere beton yapıyormuş kendinden emin kişi…

Havası bundan.

Yetmiyormuş 49 yıl, bir 49 yıl daha kiralamak istiyormuş beton kondurduğu sahili…

Beton malzemesi aldıkları dükkân sahibine de kızmış…

Adam, yani malzeme satan, bunlara, “Yeter ulan bu kadar da sahile tecavüz ettiniz, durun artık” demek için önlerini kesmiş bir sefer.

Ne demekmiş hem ona milyonlar kazandırmışlar, hem nankörlük edip önlerini kesmiş.

Hiç olur mu böyle diye soruyor, kendinden emin adam.

Alışmış bir kere.

Parayı verdin mi her kapı açılacak.

Menfaati sağla, kendi menfaatini garantiye al…

Devamında sözlerinin aynen şöyle sürdürdüler…

Gitsinler baksınlar Kıbrıs’ın sahilleri çok…

Bol…

İstediğin yerde istediğin değerde otel yapabilirsin…

Çok şaşırmışlar adamın sahilde önlerini kesmesine.

Kaptırmışlar kendilerini.

O geriniyor bunlar şişiriyor…

Baktım bitmeyecek.

Sohbetleri canımı sıkıyor.

Üstelik bizleri aptal yerine koyuyorlar.

Kapattım o kanalı, geçtim başka tarafa.

Oradakiler de Kıbrıs’ta son durumları değerlendiriyorlardı.

Biri, ”Rumlar kötü oldular. Biz onları geçtik. Şimdi görsünler, ‘biz Türklerle malımızı paylaşmayız’ ne demek”.

Ötekine geçtim, sokaktakilere sorular soruyordu.

Sorusu da Girne Limanı ile ilgiliydi.

Yaklaşık 10 kişiye sordu…

Sadece biri Kıbrıslıtürk idi…

Diğerleri ise kurtarıcılardan…

Buna 10’da bir derler.

10 onlardan bir bizden.

Biz 100 bin isek onlar 900 bin…

Daha da canım sıkıldı.

Temelli kapattım televizyonu…

Elime kitap aldım okumaya başladım.

Kitabın konusu Kıbrıslılar bu oyuna nasıl geldiler.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31