Rakamlar 2010 yılına ait;

Maliye Bakanlığı’nda dosyası olan ve ticaret yapan şahsi dosya sayısı 19 bin 572.

Bunlarda vergi beyanında bulunan dosya sayısı ise sadece 7 bin 559.

Bu rakamlara göre 12 bin 013 kişi bu ülkede ticaret yapmış, ama beyanda bile bulunmamış.

Vergi tahakkuk eden yani kazandığından ötürü daireye vergi veren dosya sayısı ise sadece 2 bin 833.

4 bin 016 kişi ise ya vergiden muafmış ya da zarar göstermiş.

Ülkede 20 bine yakın kişi bir şekilde ticaret yapıyorsa ve bunlardan sadece 3 bine yakını kar edip devlete vergi ödüyorsa, bir kere bunların hepsini alnından öpüp sonra da ödüllendirmek gerek.

Ülkemizdeki büyük şirketlerin ya da kurumların kağıt üstündeki durumları da hiç iç açıcı değil;

Toplam kurum sayısı 5 bin 812.

Bunlardan sadece 3 bin 136’sı maliyeye hesaplarını sunmuşlar.

Yani, 2 bin 676 şirket hesaplarını maliyeye gönderme zahmetinde bile bulunmamışlar.

Bunların hepsi şu anda faal olarak çalışıyor, çalıştığına göre para kazanıyor ama iş vergi vermeye gelince yaklaşmıyorlar bile!

Zarar beyan eden kurum sayısı ise bin 149 tane.

Vergisini bir tamam ödeyen kurum sayısı ise sadece bin 594 tanecik!

Şimdi, 20 bine yakın kişi bu ülkede ticaret yapıyorsa bunların sadece 2 bini vergisini ödüyorsa, burada bir sakatlık var demektir.

Ayrıca, 6 bine yakın büyük şirketten sadece bin 500’ü vergi ödüyorsa durum daha da vahimdir.

Böyle rakamlar karşısında bu ülke hala ayaktaysa ve ağır aksak olsa da maaşlar bazen problemli olarak ödeniyorsa büyük başarıdır.

Maliye Bakanı Ersen Tatar, ekonomideki kaçaktan dolayı özür dilemiş…

İyi de etmiş, ‘beceremedim’ demek bile bir fazilettir bu ülkede.

Biz ülkedeki kayıt dışı ekonominin yüzde 50 civarında olduğunu bilirdik yıllardır ama yanlış bilirmişiz.

Bu ülke de en iyi ihtimalle ekonomide kayıt dışılık, yukarıdaki rakamlara göre yüzde 80 civarındadır.

Sadece bu hükümet değil, gelmiş geçmiş tüm hükümet vergi toplamayı, dolayısıyla ekonomiyi kayıt altına almayı becerememiş, bu nedenle aç gözlü insanlar ve şirketler türemiş, sonuçta da olan kamu çalışanları ile özel sektör çalışanına olmuş ve ülkenin tüm yükü omuzlarına binmiştir.

Bizim inancımız küçük ülkelerin ekonomileri ne kadar sorunlu olursa olsun küçüktür.

Yıllardan beridir bu ülkenin bütün yatırımları, yolları, okulları, barajları ve büyük kaynak gerektiren alt yapıları Türkiye Cumhuriyeti tarafından karşılanmaktadır.

Bize kalan sadece ülkede ticaret yapandan vergi alıp, bununla maaşları ödemektir.

Böyle şanslı bir ülke da dünyanın hiçbir yerinde bulunmamaktadır.

Ama bizim sıkıntımız vergi ödememek gibi bir bulaşıcı hastalığa yakalanmışız ki, buna devlet de göz yummakta, sonuçta devletin fakir, insanlarını ise zengin olduğu garip bir mahlukat ortaya çıkmıştır.

Türkiye başta olmak üzere dünyanın bir çok yerinde vergi kaçırmak, en büyük suçlar kapsamındadır.

Bizde ise tam tersi, vergi vereni enayi yerine koyan bir düzen yaratılmış, buna siyasiler göz yummuş, geldiğimiz nokta da ekonominin içine edilmiştir.

Türkiye’de eğer devlete vergi borcunuzu ödememişseniz yurt dışına bile çıkamaz, gümrüklerden geri çevrilirsiniz.

Bizde de aksine, vergisini ödemeyen iş adamları devletin en yüksek makamları ile yeme içme masalarında, sarmaş dolaş objektiflere poz verirler.

Maliye Bakanı’nın itirafı doğru ve yerinde bir itiraftır, bunu için kendisini kutlarız ama, bu kafayla gidilirse, gidilen köyün minareleri çok uzaktan görülmüş ve bu da Türkiye’ye ekonomik bağımlılıktan başka bir şey değildir.

Dersini iyi çalışmayan KKTC, her seferinde sınıfta kalmaya mahkumdur.

 

MESAJ KUTUSU

Sayın Sümer AYGIN, belediyenizin ihaleleri Sayıştay tarafından gözlem altına alınmış. Bir şirket var ki bir yıl boyunca her nedense işin kaymağını hep götürüyormuş. İddialar çok 2012 yılı sizin için berbat bir yıl olabilir.

Sayın Günay ÇERKEZ, geçenlerde size müjdeli bir haber vermiştik ama durumlar hiç de iç açıcı değil. 200 bin sterline yakın kira bedelini ödemezseniz güzelim golf sahası her an elinizden gidebilir. Tam 5 yıldır kira ödemediğiniz ortaya çıkmış.

Sayın Halil İbrahim AKÇA, BE 535 plakalı Mercedes marka elçilik mensubu arabası önceki gün Girne-Lefkoşa yolunda 200 kilometre hızla tespit edilmiş. Bu konuda önlem almanız ve hız tutkunlarının kulağını çekmeniz isteniyor.

Sayın Ersin TATAR, bir araştırın bakalım RHA 3394 plakalı araç Cumartesi sabahın ilk saatlerinde hangi maksatla şehirde tur atıyordu. Akaryakıt fiyatları rekor yapmışken, devletin parasına yazık günah değil mi?

Sayın Hasan SÖZMENER, borçlulara takside bağlanmamalarını ve sürekli mahkemelere gitmesini salık vermişsiniz de, mahkeme koridorlarını aşındıranlara özel yasa mı çıkacak yoksa onu söylememişsiniz. İlk bir açıklamanız bizi hayal kırıklığına uğrattı.

Sayın Mustafa LAKADAMYALI, son 20 senenin en iyi Ankara Büyükelçisi olduğunuzu biliyor muydunuz. Bu sözlerden dolayı umarız şımarmazsınız ama, Ankara’daki diplomasi çevrelerinden büyük övgüler alıyorsunuz. Tebrik ederiz.

Sayın Şener ELCİL, Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas ile internet ortamında görüştüğünüz ve eğer isterse Kıbrıs görüşmeleri konusunda size bilgi verebileceğini söylediğini duyduk. Aranızın iyi olduğunu biliyorduk ama bu kadarını tahmin etmiyorduk doğrusu.

Sayın Rıfat SİBER, hastane ameliyathanesinde sigara içen doktor olayına vatandaştan büyük tepki var. Bir zahmet o beyefendiye söyleyin de bari vatandaşın gözünün içine baka baka bunu yapmasın. Bir şikayet daha gelirse ben de acil serviste nargile içeceğim bilesiniz.

Sayın Dağhan FELLAHOĞLU, Ortopedik Özürlüler Derneği spor salonunun bitirilmesi için düğmeye bastı. Şimdi bütün gözler sizin üzerinize çevrildi. Bir an önce Mustafa Çelik Spor Salonu’nun bitirilmesini istiyoruz. Hadi bakalım pamuk eller cebe.

Sayın Erkut YILMABAŞAR, anlaşılan bu kez milletvekili olmayı tamamen kafanıza koydunuz. Karpaz’da bir ev kiraladığınız ve burasını üs olarak kullanmaya başladığınız söyleniyor.

Sayın Günay ÖZAN, YDÜ’ne aman dikkat! Bazı öğrencilerden bize gelen duyumlara göre öğrenci olayları çok yakında yeniden başlayacak ve öncesinden daha şiddetli olacakmış. Okumaya gelenle gelmeyeni ayırt etmekte yarar görüyoruz.

Sayın Dengiz KÜRŞAT, bu sıralar maşallah bütün emlak ödüllerini topluyorsunuz. Aman göz haset değmesin. Bu arada yeni bebek de bir kaça kadar dünyaya merhaba diyecekmiş. Sri Lanka’dan bakıcı geldi mi, yoksa yerli dadıları mı tercih edeceksiniz?

Sayın Özer KANLI, Zorlu Töre sitem ediyor, acaba programlara davet almamasının bir nedeni var mı yoksa, tamamen bir tesadüf mü diye… Programcıları bir kenara çekin bakalım perde gerisinde bilmediğiniz bir şeyler mi oluyor?

Sayın Ahmet YILMABAŞAR, hafta sonu ailenizle birlikte Mercure Otel’de gözlemlenmişsiniz. Özellikle yemek vakitlerinde tabaklarınızın tepeleme dolu olduğu söyleniyor. Bir hafta diyet yapmanın sırasıdır değil mi?

Sayın Kemal DÜRÜST, özel ders veren devlet öğretmenlerini üstüne gidecek misiniz yoksa biz isim isim buradan yayınlamaya başlayalım mı? Devlet eliyle devletin yasalarının çiğnenmesine hala göz mü yumacaksınız?

Sayın Erbil ARKIN, Palm Beach’in yeni yüzünü görenler kesinlikle tanıyamıyormuş. Elinize sağlık gerçekten mükemmel ötesi bir yer olmuş. Hayırlı işler bol müşteriler dileriz.

Sayın Nazım AKÇABA, sizin de şikayet ettiğiniz gibi her defasında Nazım Ergene ile karıştırılıyor Olan da hep size oluyor tabi ki değil mi?

Sayın Mustafa ÇOBANOĞLU, ele geçirilen büyük miktarda kaçak eşyaların yakalanmasında büyük emeği olan gümrük memurunuzu ödüllendirmeyi düşünüyor musunuz? Bizce artık ödül ve ceza sistemi acilen hayata geçirilmeli.

 

Günün Fıkrası

 

Vergi

Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır... Devletin topladığı vergi dağılımını tartışırlar... Konuşmacılardan biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel.. Ortaya bir fikir atılır... Halktan toplanan vergiler nasıl dağılım yapılacak. Amerikan vatandaşı söz alır:
-Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız... Çizginin soluna düşen paraları halka hizmet olarak geri veririz, sağ tarafta kalan devlete kalır, yatırım yaparız...
Derken Avrupalı söz alır ve:
- Bizim Avrupa’da başka ama ona benzer bir uygulama yaparız... Önce yere bir daire çizeriz... Halktan toplanan vergileri havaya atarız. Dairenin dışında kalan halka hizmet olarak geri döner, dairenin içine düşenleri devlet harcamalarına kullanırız...
Sıra bizim Temel’e gelir ve başlar anlatmaya:
-Ula uşaklar ne güzel anlattunuz. Keşke bizda sizun çirkefluklerunuzi değil da habu çalışkanluğunuzi alsak... İnanun bizum öyle bir uygulamamız yok... Bizde daha kısa oluyi... Bi kere öyle yere çizgi çizmezuk... Bizde hükümet halktan toplar vergileri... Atar havaya. Yere düşenleri kendilerine harcama yaparlar... Havaya kalanlar halka hizmet olarak geri döner...

 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31