Özellikle son dönemlerde yaşanan gelişmelere baktığımda, UBP’li vekilleri düşünmeden edemiyorum.

Yapılan neredeyse hiçbir icraatın hesabını verebilecek durumda olmayan bir partinin vekili olmak ağır gelmiyor mu diye merak ediyorum.

Başları dik kalabiliyor mu?

Hemen akla ilk gelen birkaç uygulamaya bakalım.

Biraz eskilere gidelim, KTHY’nin iflas sürecine… Bu noktaya gelinmesinde kimin ne kadar payı vardı tartışmasının ötesinde, dünyanın hiçbir yerinde ihale teklif kutusundan zarf kaybolmaz, kaybolsa bunun en üst düzeyde bedeli ödenir.

Bugün kamuoyunda petrol dolum tesisi projesi tartışılıyor. Başbakan’ın övünülecekler arasında saydığı projelerden biri. Çevre örgütlerinden, öğretmen sendikalarına kadar ciddi bir tepki var. Bu tepkinin gerekçeleri de bilimsel temelde anlatılıyor ama neden bu projenin hayata geçmesi gerektiği izah edilemiyor.

Nihayet aslında yatırımı en fazla destekleyen örgüt olan Ticaret Odası tepki koydu ve projenin vereceği zarar nedeniyle uygun olmadığını açıkladı.

Oda Başkanı Günay Çerkez, “Para gelecek diye nükleer santral da mı yapalım” diye sorarken, aslında söz konusu projeden elde edilecek gelir konusunun da şeffaf olmadığını ve söylenildiği gibi bir kazanç sağlamayacağını anlatıyor, diplomatik bir dille.

Yani “yalancısınız” diyor, hükümete, Ticaret Odası.                  

Üstelik bir açıklama daha yapıyor ve yenilenen makam araçlarının da israf olduğunu söyleyerek tepki gösteriyor. Neden doğru bulmadıklarını anlatıyor.

Yani “lüks harcamalarla kamu bütçesini har vurup harman savurduğunu” ortaya koyuyor, hükümetin.

Halkın parasını çaldığını… Hırsız olduğunu!

Bir hükümet için bundan daha utanç verici ne olabilir?

Açık söylemek gerekirse, Ticaret Odası’nın genellikle tepkisiz ya da nispeten kısık sesle kaldığı türlü olay karşısında şimdi çıkıp kamu vicdanını bu kadar rahatsız eden iki olay hakkında açıklama yapması memnuniyet verici.

Sonuçta sivil toplum örgütlerinin temel varlığı denetim görevlerini yerine getirebildikleri ölçüde anlam kazanır.

Peki ama böylesi bir ortamda, iş insanından esnafına kadar toplumun çok geniş bir kesiminde bu kadar tepki varken siz bir UBP’li vekil olsanız, gece rahat uyuyabilir misiniz?

Aylarca kabinenizde hükümlü bir bakanı sindiren, türlü skandalları sineye çeken bir yapı içinde ne kadar rahat olabilirsiniz?

Başınızı dik tutabilir bu sorumluluktan sıyrılabilir misiniz?

UBP’nin ana gündemine bakalım şimdi;

İcraatlarının yarattığı bu kadar rahatsızlık içinde ana gündem, ÖRP ile birleşmek. Koltuk uğruna partisinden ayrılan bir genel sekreterin öncülüğünde kurulan, rüştünü ispat etmeden hükümete kurulan bir partiyle.

Karşılıklı yapılan onca hakaretten sonra…

UBP’nin önceki vekilleri aylarca meclisi boykot ettikten, aynı salona olmayı reddettikten sonra.

Peki ya sebep?

Kendi iç disiplinini sağlayamayan bir yapıyı dışarıdan beslemek ve koltuğu korumak. Merak ediyorum, bütün bu birleşme ve koalisyon arayışlarının ardında kamusal faydanın konulduğuna inanan tek kişi var mıdır?

Başbakan bu yorumlara öfkeli. Muhalefetin acizlikle UBP ve ilkeli siyasetine gölge düşürmeye çalıştığını söylüyor.

İlkeli siyasetine!

UBP’de son dönemlerde rahatsızlıklar ve istifa tehditleri dolaştığı bilinen bir gerçek.

Peki ya sebep?

Kendi listesinin istihdam edilmemsinden tutun da türlü bireysel temelli çıkara dayalı bir hesaplaşma yaşanıyor şu anda iktidar partisinin içinde.

Tek kişi çıkıp bu yanlıştır diyemiyor.

Savunmadığı bir icraatın gereğini yapamıyor.

Bu diktatoryal anlayışlarda parti disiplini olarak açıklanabilir. Ben bunun karşısında oyunu halktan alan bütün bu vekillerin halkın yüzüne nasıl bakabildiklerini sormak istiyorum.

Yüzünüz kızarmaz mı?

Merak ediyorum, bu ülkenin en eski en köklü iki partisinden birinde, yıllardır siyasetin göbeğinde hiçbir vekil yok mudur çıkıp bu utancı temizleyen bir tavır sergileyecek?

Kendi cebini, koltuğunu düşünmeyen, samimiyetle endişe duyan, toplumun içinde bulunduğu öfkeye saygı duyan tek bir UBP’li yok mudur?

İnanmak istemiyorum!

 

Kaynak: Yenidüzen Gazetesi

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31