Ben girerken, onlar çıkıyordu. Arabaların yanında karşılaştık.

 -Merhaba, dedi adam.
 -Merhaba, dedim.

Elinde plastik bir lenger vardı.
 -Bir şey bulabildiniz mi, diye sordum.
 -Yok... Aha 3-5 tane ayrelli. Maksat yürüyüş olsun!

Uzattığı lengere baktım... Dediği gibi 3-5 ayrelli vardı içinde. Bir ekmek bıçağı, iki de mandalina. Mantar bulamamışlardı.

 -Nerde bizim mantarlar...
  Nerde bizim mantarlar..
  Hani bizim zeytinler..
  Hani bizim hıyarlar...
  Nerde bizim bağlar...

Tipik bir Kıbrıslı yakınmasıydı bu.
 -Nerelisiniz, diye sordum. Yanılmamıştım. Yerliydiler!
 -Vreççalıyık, dedi kadın.
 -Vreçaalı? -Haa...!
 -E dur da akraba da çıkacayık şimdi?
 -Necin? Sen da Vreççalısın?
 -Yok, benim garı Vreççalıdır..
 -Kimlerdendir?

Ve konuşma sürdü gitti böyle.

Kıbrıslılar bitti...
Kıbrıslılar tükendi...
Yollarda hiçbir    tanıdığa rastlayamıyoruz... Kıbrıslının kökü kurutuldu.

Hep yakınır dururuz böyle...
Eh, haksız da sayılmayız.
Gerçekten de sokaklarda yürüyen bir Kıbrıslı ile karşılaşmak şansa kalmış bir şey.
Bugün benim şanslı günüm!
Hiç ummadığım bir anda karşıma Kıbrıslılar çıktı!

Şaziye'nin Görüşü:

"Kazada 2 kişi daha yitirdik. Kimseden tık yok. Nerdesin sen "trafikten sorumlu" serseri. Nerdesin? Ama önce söyle bize: Varsan kimsin?"
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31