“Hade be çocuklar yürüyün” demişti o mübarek Ramazan Bayramı sabahında, babam…

İki cami vardı orada…

Biri aşağı, diğeri yukarı cami…

Aşağı cami Aşağı Baf’a yakın olandı.

1963 fasariyaları başlamadan önce Ramazan ayı iftar saatlerinde, aşağıdan bakarak orada yanan lambaları görebiliyorduk.

Sonra “Top atıldı” diye bağırıyorduk.

Bizim bağırmamızla birlikte oruç açılırdı.

Hemen dibimizde başka bir cami vardı…

Ufaktı…

Özel günlerde orada da ibadet yapılırdı.

Büyüklerimizin demesine göre çok fazla gideni yoktu.

Zaten Aşağı Baf’ta da çok insan yoktu.

Bir de tekkemiz vardı, mahallenin hemen yukarısında…

Hacı Mehmet Buba Tekkesi…

Oraya da gidenler vardı.

Kimisi ibadet, kimisi adak için.

1963’ün 21 Aralık lanetinde oradan Mutallo’ya göç etmek zorunda kalmıştık.

Zaten bir müddet sonra da savaş başlamıştı.

Savaşla birlikte hem Müslüman, hem de Türk olan Baflılar aşağı camiyi havaya uçurmuşlardı…

Ki Rumlar oradan ateş etmesinler…

Tekkemiz, Aşağı Baf’taki küçük camimiz, Rumların yoğun yaşadıkları bölgede kalmıştı.

Türk bölgesinde ise bir cami vardı.

O cami cumalarda dolmazdı, ama bayramlarda ful çekerdi.

Kapıda ayakkabı bolluğu vardı bayram sabahları.

Birkaç kez babamla birlikte gitmiştik.

Namaz nasıl kılınır…

Nasıl saf tutulur…

Görmüştük orada.

Fakat yapacak daha önemli işlerimiz vardı.

Yaşamak.

Hayata tutunmak.

Ne ibadete, ne de beklemeye zaman ayıramazdık.

Buna rağmen 1974 yılında adaya çıkan Türk askerleri karşılarında camileri buldular.

Müslüman toplumu gördüler.

O güne kadar aramızda ne Talip Atalay gibi ithal din adamları vardı, ne de RTE gibi bizi daha Müslüman yapmaya uğraşan imam hatipli TC başbakanları…

Bugün bize sormadan başımıza din işleri başkanı diye getirdikleri kişi,  Kıbrıs’ta dine karşı önyargı olduğunu söyleyip, ön yargıyı kırmaya çalıştıklarını anlatıyor…

Sonra da dönüp 3 yıl içinde 400 öğrencisi olan İlahiyat Koleji kazanıldığından bahsediyor…

Ve koltukta oturan başbakan ve diğer bakanlar ve milletvekilleri sadece bakıyorlar…

Babamın, “Hade be çocuklar yürüyün” dediği o mübarek Ramazan Bayramı sabahında Talip Atalay aramızda yoktu…

RTE de öyle…

Onların dayatmaları da…

Bugün, “Kıbrıs’ta var olacağız”  diyeceksek bu gibilerle işimizin olmaması gerekir.

Ve yaptıklarıyla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31