74 öncesi ve sonrası topluma "liderlik" eden kişilerin geçmişine iyi bakmak lazım.

Nasıl bir hayat yaşamışlar?...

Hangi zorluklardan geçmişler?...

Koltuk öncesindeki yaşamı ile koltuk sonrasındaki yaşamı arasındaki fark ne?...

Nasıl bir çocukluk geçirmişler?...

Uzman değilim ama sanırım bu soruların hepsini cevaplayarak, nasıl bir kişiliğe sahip olduklarını öğrenebiliriz.

Bazıları zengin ailelerin çocukları oldukları için, orta sınıfı ve fakir sınıfı anlayamazlar. Emek satmanın ne kadar önemli birşey olduğunu asla kavrayamazlar.

Eğer çocukluk yıllarında biraz olsun yırtık ayakkabı, eski pantolon ve delik çorap giyselerdi, belki bugün işçi sınıfının mücadelesini anlayabilirlerdi.

Yada basket oynamak için spor ayakkabıları , okulda harcayabilecekleri harçlıkları ve ekstra ders alabilecek paraları olmasaydı, belki özel sektörlü insanların durumuna acıyabilirlerdi.

Dedim ya bütün suç geçmişlerinde diye!

Bir çoğunun evlerinin içinde demokrasi asla olamadı. Hep bir diktatörlük, hep bir tek sözlülük vardı. Gördükleri sevgiden bile disiplin akıyordu.

Babalarından biraz şefkat ve ilgi görselerdi, belki bugün çocuğuna harçlık veremeyen çalışanın haline ağlayabilirlerdi.

Mücadele yıllarının içinde olunduğu dönemde, babalarının ilgisizliğini, aynı dönemin en ateşli yıllarında onlarda evlatlarına yaptılar.

Onlara ilgi ve alaka göstermek yerine, sadece davalarının peşinden koştular...

Belkide aileleri ile biraz daha vakit geçirebilselerdi, bugün dağılan aileleri birleştirmek için daha çok çaba harcayabilirlerdi.

Dedim ya bütün suç geçmişlerinde diye!

Ülkenin en güçlü ve en çok söz sahibi ailelerinin çocukları oldukları için, genimet düzeninin tam ortasında olgunlaştılar...

Bu ganimet ve yağma düzeni yüzünden:

Dürüstlük...

Eşitlik...

Adalet olgularını kaybetmişler...

Tamamen "ben merkezli" bir düşünce içine girmişler.

Çalışarak bir şeyleri kazanabilmenin zorluğu yerine, menfaat ile işlerini halletmeyi öğrenmişler...

Toplumun her kesiminin 30 lira alarak yaşadığını, eşit bir şekilde mücadele verdiğini unutmuşlar...

Sanırım Küçük, Denktaş, Eroğlu ailesinden değil de Ahmet Dayı'nın, Şerife Aba'nın ailesinden olsalardı toplumlarını daha çok sevebilirlerdi.

Yanlış anlaşılmasın, geçmişi bunlardan farklı olanlar çok daha duyarlı olacak anlamına gelmiyor...

Fakat yoksul bir aileden gelen ya da yokluğu gören bir kişi ile Zengin bir aileden gelen ve dışarıdaki dünyayı bilmeyen bir kişinin toplumsal olaylara bakış açısı aynı olamaz.

İşçi bir ailenin çocuğunun önceliği emek olurken, zengin bir ailenin çocuğunun önceliği ise para olur...

İki farklı yaşam, iki farklı hayat...

İşte bu yüzden geçmişinde eksiklik olan "liderlerin" toplumundan daha çok, kendine verebilcekleri vardır...

Dedim ya bütün suç geçmişlerinde diye!   

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner5

banner31